Malazgirt ile Anadolu’yu yurt edindik. 1922 Ağustos ayında ise yurdumuza sahip çıktık.
Malazgirt savaşı ile Anadolu’muzun tapusunu aldık, 1922 de tapumuz 850 sene sonra tescillenmiş oldu. Türk milletinin gücünü deneyenler haçlı seferleri ile, kurtuluş savaşı ile bir daha gördüler.
Malazgirt, savaşa hazırlanmış, güçlü bir ordu, yetişmiş askerler ile dört nala at koşturulan bir meydanda zafer kazanıldı. 30 Ağustos’ta savaşmaktan yorgun bir milletin ordusu ile başka devletler tarafından donatılmış bir düşman olan Yunan’ın yenilmesidir.
Malazgirt ile Anadolu bizim oldu. Ardından Osmanlı Avrupa’nın içlerine kadar giderek küffarın belini kırdı. Asırlarca Selçuklu, Osmanlı Anadolu’dan Trakya’ya, balkanlara, Tuna’yı aşarak Viyana kapılarına kadar İslam’ın, Türklüğün bayrağını dalgalandırdılar. Afrika, Asya, Arabistan beldeleri isteyerek Osmanlıya bağlandılar. Türkler üç kıtada söz sahibi oldular. Avrupalı haçlı seferleri ile Anadolu’da bir taşı bile yerinden oynatamadı.
Osmanlı son 200 yılında biraz duraklamaya geçti. Fakat Türk Milleti ülkemize giren Yunana 30 Ağustos’ta ölüm kalım savaşı vererek yaptığı taarruzla denize döktü.
Dumlupınar Kütahya bölgesinde bir pınarın kaynadığı yerdir. Bizde su azizdir, berekettir. Afyon bölgesinden aylarca gizli hazırlanmış Şanlı Türk ordusu Yunanı Dumlupınar bölgesinden önüne katarak İzmir’de son tokatını atmıştır.
Fransız, İtalyan, İngiliz’ler ne hakla Anadolu’muzu işgale kalktılar. Türk Milleti hiç esaret altında yaşadı mı? Onlara boyun bükeceklerini mi sandılar. Yunanı kim gönderdi yurdumuza. Kim teşvik etti. Haçlı seferleri ile bizleri Anadolu’dan atamayanlar; Fakat Yunan ordusu denize dökülüverdi. Sonrada Yunan pişman oldu. Savaşa sebep olan 6 tane bakan ve generalini darağacında sallandırdı. Binlerce gençlerini başka devletlerin sözüne inanarak ölüme gönderdiler. Ama misli ile cezalarını buldular. İmanlı Türk Milletinin ordusunu hafife almak nasıl olur gördüler.
Bedir, Uhud, Hendek, Malazgirt, Çanakkale, Dumlupınar var oluş mücadelemizdir. Hz Eyüp el Ensari ilerlemiş yaşına rağmen İslam ordusunun manevi önderi olarak Medine’den İstanbul’a kadar gelişinin bir amacı vardı. Medine’de yaşayıp orada ölüp Cennetül Baki mezarlığına peygamberimize yakın gömülebilirdi. 750 sene haliç sırtlarında kaybolmuş mezarında Osmanlı ordusunu bekledi. Zaferler- Zaferler kolay kazanılmıyor. Yatarak cennette kazanılmıyor.
Genç yaşta bir dava uğruna (Türk ve İslam davası) anasına, sevgilisine doymadan canını, kanını seve seve verebilen yiğitlerimiz sayesinde biz bu vatanda huzurlu yaşıyoruz. Analar kuzularını kınalayıp cepheye göndermeselerdi halimiz nice olurdu. Şimdi, rahat yaşayan gençlerimiz balkanlara gidip oradaki soydaşlarımızı görmelerini çok isterim. Vatan kıymeti nedir daha iyi anlarlar.
Ey Türk genci; aklını başına topla. Şımarma, rahat sana tembellik vermesin. Özgürlük sana bol gelmesin. Bizim huzurlu, mutlu olabilmemiz için dağlarda eşkıya kovalayan Mehmetçiği unutma. Dedelerimizin, nenelerimizin şu duasını neden bizler söylemiyoruz.
ALLAH DEVLETE MİLLETE ZEVAL VERMESİN:
Atalarımız sulh zamanında daima vatanına göz diken olur diye cenge hazır olurdu. Artık çağımızda kılıçla, kalkanla mücadele olmuyor. Uçakla, tankla, füzelerle oluyor. Sende bu tekniği yapmaya çalış. Hep kendi mideni düşünme, ekonomiye nasıl katkıda bulunurum diye gayret sarfet. Çağımız uzay çağı. Sanayide, ticarette, tarımda güçlü olmak için mücadele eden gençler, kılıçla savaşanlar gibi kahraman olurlar.
Bana ne diyen insanlarımız vatansız kalmak nasıl olur diye akıllarına getirsinler.
Yarabbi devletimizi yönetenlere akıllı karar vermeyi, basiret sahibi olmayı nasip eyle. Ülkemizde dirlik, birlik, kardeşçe yaşayabilmeyi nasip eyle.
AMİİN. Hayırlı Cumalar.
