Söz insanın aynasıdır.
Dildeki nezaket kalbin aynasıdır.
Konuşmada üslup bozuldu mu güven azalır, muhabbet kaybolur, huzur çekip gider.
Bir insanın eğitimi bildiklerinden ziyade konuşurken seçtiği kelimeler ile anlaşılır.
İnsanoğlu ne yazık ki konuşmayı biliyor, dinlemeyi bilmiyor. Anlamak, anladığı ile hitap etmek…
Dışarıdan bakınca her şey güzel görünür. Fakat ev, iş, makam, servet vardır da bazılarında insan gibi insan yoktur. Bu yüzden insan bazen bir ülkeyi değil, kendi içsel duygularını kaybeder. İnsanı ayakta tutan yalnız bedeni değil, asil ruhudur.
Ruhu da ayakta tutan yalnız bilgi değil; vicdandır, merhamettir. Merhametin ilk merhalesi utanmaktır. Peygamberimiz (s.a.v.), “Utanmıyorsan dilediğini yap.” buyurur. Bir insan kimsenin görmediği yerde elini harama uzatmıyorsa onu durduran korku değildir. Çünkü korku dışarıdan; utanma, merhamet duygusu içeriden gelir.
Utanma, Müslümanın en yüksek ahlak mertebesidir. İnternet çağında yaşıyoruz. Dünyanın öbür ucundaki bilgileri bir tuşa basmakla öğreniyoruz. Öğreniyoruz da mutlu olamıyoruz. Çünkü bilgi çoğaldı, hikmet azaldı. Konuşan çok, dinleyen az. İnsanın zihni bilgi ile dolu, kalbi bomboş. Kalbini, ruhunu, gönlünü ihmal eden, iman, İslami bilgi ve edep ile doldurmayan her millet kendi ağırlığının altında ezilmeye mahkûmdur.
Çocuğumuzun başarılı olmasını istiyoruz da temiz kalmasını neden ihmal ediyoruz? “Dürüst ol, hak yeme” demek; işte o zaman eğitim başlamış demektir.
Diploma almak tek başına insan olmaya yetmez, karakter önemlidir.
Diploma meslek, karakter insan kazandırır. Bir doktorda beceri ve bilgi mükemmel olabilir; fakat ameliyat olması gerekmeyen hastayı para için masaya yatırıyorsa burada merhamet, utanma, Rabbine karşı sorumluluk nereye konulacak?
Bir imam güzel vaaz eder de söylediklerini uygulamazsa…
Utanmayan bilgili insan bazen cahilden daha tehlikelidir. Bilgisiz cahil yanlış yapabilir; ama bilgili, utanmaz, merhametsiz, ahlak yoksunu insan yanlış işleri sistem hâline getirebilir.
İnsanların, milletlerin başına gelen büyük felaketler; vicdansız, Allah (c.c.) korkusu olmayan bilgili insanlar yüzündendir. İnsanları cahiller sömürmüyor. Savaşları cahiller çıkarmıyor. Bunları bilgili geçinenler yapıyor.
Medeniyetler zekâ ile, ahlakla kurulur. Çocuklara mal bırakmadan önce anlamlı bir isim, şeref ve itibar bırakmalı. “Babamın yüzünü kara çıkartmayayım” diye düşünen genci bu değerler korumuştur. Nesli iyi yetiştirmek için önce yetişkinlere İslam ahlakını öğretmelidir.
Modern dediğimiz insanın en büyük yanılgısı, özgürlüğü sınırsız sanmasıdır (seküler yaşam). Özgürlükteki sınırsızlık mutluluk üretmiyor. Atalarımız ne güzel söylemiş: İlla edep, illa edep.
