Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Ahmet Cengiz
Ahmet Cengiz

Laiklik mi Layıkmıyız!

Değerli okurlar,

Bazen bazı şeyleri anlamakta ve yorumlamakta nedense özel bir çaba harcıyoruz. Bunun başında da laiklik gelmekte.
Bugün hâlâ anayasamızda laikliğin bir tanımı olmadığını ve laikliğin dinsizlik olduğunu düşünenler olduğunu biliyoruz. Oysa anayasa bir sözlük değildir; Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim şeklini, hukuk sistemini ve temel ilkelerini belirleyen bir normlar bütünüdür.

Anayasamızın 24. maddesine baktığımızda ne anlatılmak istendiğini daha iyi anlayabiliriz. Burada herkesin din ve inanç özgürlüğüne sahip olduğu ve bu nedenle kimsenin zorlanamayacağına dair hükümler yer almaktadır.

Ama okumadan hüküm vermek, anlamadan reddetmek; laikliği dinsizlik olarak görenler için çıkarcılığın ve düşünememenin bir sonucu olabilir. Oysa laiklik, hem dindarı hem devleti koruyan bir yapıdır. Eğer laiklik dinsizlik olsaydı, bugün bu kadar dinle ilgili konuşan kişi ve gruplar olabilir miydi? Burada asıl anlaşılmayan nokta, dinle kamu baskısı oluşturulmak istenmesidir. Oysa laiklik bireylerin dinini değil, devletin dine karşı bakış açısını düzenler. Mesele senin inancın değil; devletin senin inancına bakış açısıdır. Çünkü devlet bir inanç topluluğu değil, adalet mekanizmasıdır.
Devlet taraf olamaz. Taraf olursa adalet ortadan kalkar. Hz. Ali’ye “Devletin dini nedir?” diye sorduklarında, “Devletin dini olmaz; devletin dini adalettir” diye cevap vermiştir.
Bu noktada şu soruyu sormak gerçekten şart oldu: Biz neye lâyık bir milletiz? Bu millet, Cumhuriyetle birlikte birey olma hakkına sahip olduğunu anlayamıyor; o yıllarda yapılan yatırımları bilmeden her denilene inanıyor ve kendisinin nelere lâyık olduğunu bilemiyor. Maalesef bu hâl hâlâ inanılmaz bir gerçeklik. Eğitimde herkes lâyık olduğu bir düzen içinde mi? Atamalarda açıkça adam kayırmaların yapıldığı bir yerde, atanamayan öğretmenlerimiz bu duruma lâyık mı? Emeklilerimizin yaşadıkları ağır zorluklara, maliyetlerin arttığı ama gelirlerin artmadığı işçi kesiminin yaşamına lâyık mıyız?

Hukukun ve adaletin herkese eşit olarak dağıtılmamasına, değerli madenlerimizin yabancılara bırakılmasına, yapılan yatırımların topluma değil kişilere sağladığı avantajlara lâyık mıyız? Sokakta yaşanan olaylara, birbirimize karşı tahammülsüzlüğe, insanın insana karşı vicdansızca tutumuna lâyık mıyız?

Kısacası, Cumhuriyetin kurulmasıyla yapılan yenilikleri anlayamamak, bize sağlanan hakların ve değerlerin farkına varamamak, geldiğimiz noktayı açıklıyor.
Oysa laik bir devlet yönetimi içinde olmanın bize sağladığı değerleri görsek, bu değerlere gerçekten lâyık olduğumuzu anlardık. Laikliğe bu kadar karşı olanlar, toplumda yaşanan adaletsizlik, vicdansızlık, saygısızlık ve haksız kazançlar karşısında bu kadar kayıtsız kalıyorsa, laik bir düzenin dışında olsak hâlimiz nice olurdu demekten başka bir şey diyemiyorum. Umarım laik bir yönetimin bize sağladığı kazanımları ve neye lâyık olduğumuzu artık anlayabiliriz.

Adaletli, liyakat sahibi, sorumluluk duygusu yüksek tüm doğru insanlara saygılarımla.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER