Gergerlioğlu, programın açılışında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye içinde yaşanan hak ihlallerine değindi. 24 Temmuz 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan Alisher Sahatov ve Abdulla Orusov’un akıbetinin belirsiz olduğunu belirterek, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın soru önergelerini yanıtlamamasına tepki gösterdi.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI HATIRLATILDI
Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi’nin “yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlali” gerekçesiyle verdiği tedbir kararına rağmen şahısların Edirne Geri Gönderme Merkezi’nden tahliye edildikleri iddia edilen günden sonra izlerinin sürülemediğini vurguladı. “Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor, insanlar gözden kayboluyor” dedi.
MAĞDUR EŞİNİN İDDİALARI
Alisher Sahatov’un eşi Gullala Hasanova, eşinin 28 Nisan’da evinden alınarak Ankara ve ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildiğini söyledi. 24 Temmuz akşamı yaptığı son telefon görüşmesinden sonra eşine ulaşılamadığını ifade eden Hasanova, “Eşim serbest kalsa mutlaka bize ulaşırdı. 4 çocuğum var, küçük oğlum her gün babasını soruyor. Ben sadece eşimin bulunmasını istiyorum” dedi.

HUKUKİ SÜREÇ VE USULSÜZLÜK İDDİALARI
Avukat Kader Sevimli, müvekkillerinin muhalif faaliyetleri nedeniyle “kamu düzenini tehdit” koduyla alıkonulduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin tedbir kararına rağmen dosyada skandal gelişmeler yaşandığını söyledi. MİT’in müdahalesi ve tutanaklardaki imzaların gerçek dışı olduğu iddiaları öne çıktı. Savcılığın soruşturmayı yetkisizlik kararıyla kapattığını, kamera kayıtlarını toplamadığını vurguladı.
KONUNUN ULUSAL VE ULUSLARARASI BOYUTU
Gergerlioğlu, konunun ulusal bir mesele olmaktan çıkarak uluslararası boyuta ulaştığını ifade etti. İnsan hakları savunucularının BM önünde konuyu gündeme getirdiğini, kendisinin de Avrupa Parlamentosu ve BM Zorla Kaybedilme Komitesi’ne taşıyacağını açıkladı.
YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA TALEBİ
Gergerlioğlu, Edirne Valisi ve Cumhuriyet Başsavcısı’na seslenerek, kaybolan şahıslarla ilgili açıklama yapılmasını istedi. “Bu insanlar Türkiye’deki yetkililerin bilgisi dahilinde Türkmenistan yönetimine mi teslim edildi?” sorusunu yöneltti ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
