Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

BİZ TÜRKİYE AKTİF ROMANLAR FEDERASYONU REFERANDUMDA EVET DİYORUZ

Gündemi yoğun bir şekilde meşgul eden Almanya’nın Türkiye’ye karşı sergilediği tavır gerginlikleri artırmaya devam ediyor. Almanya’nın, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın toplantısına izin vermemesiyle başlayan gerginliklerin sebebini herkes merak ediyor. Almanya’nın bu tutumu ve sergilediği tavırların sebebi Başbakan Binali Yıldırım’ın Almanya ziyareti ile bağlantılı olabilir. Neden mi? Başbakan Binali Yıldırım, Almanya ziyareti sırasında adeta bir mit

Bu haberin fotoğrafı yok

Gündemi yoğun bir şekilde meşgul eden Almanya’nın Türkiye’ye karşı sergilediği tavır gerginlikleri artırmaya devam ediyor. Almanya’nın, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın toplantısına izin vermemesiyle başlayan gerginliklerin sebebini herkes merak ediyor. Almanya’nın bu tutumu ve sergilediği tavırların sebebi Başbakan Binali Yıldırım’ın Almanya ziyareti ile bağlantılı olabilir. Neden mi? Başbakan Binali Yıldırım, Almanya ziyareti sırasında adeta bir miting coşkusu ile karşılandı. Büyük kalabalık ve Almanya’da yaşayan Türklerin yoğun ilgisi Almanya’ya korku sarmış. Senelerdir Almanya’da yaşayan Türklerin özgünlüklerini kaybetmemesi, Türklerin Almanlaşmaması böyle bir tavır ve gerginliğe sebep oluyor. Almanya sadece bakanlarımıza yapılan bu saygınlıklarla da kalmıyor. Alman medyasının önde gelen kuruluşları, Başbakan Angela Merkel’i izlediği Türkiye politikası nedeniyle sert bir dille eleştirirken, Türkiye ile Almanya arasında gerilim çıkarmaya dönük yayınlar yapıyor. Her ortamda Türkiye’de ifade özgürlüğünden dem vuran Alman medyası konu kendilerine geldiğinde anayasal hak olan demokrasi ve toplanma hakkının yasaklanmasını savunabiliyor….Almanya ile gerginliği arttıran tüm bu olaylara ise hükümet ve muhalefetten ortak tepki gelmesi ise sevindirici bir hal alıyor. Ülkemiz içinde ki anlaşmazlıkların, dışa yansıtılmaması ve tek yumruk duruşu sergilenmesi biz vatandaşlara güç ve kararlılık duygusu aşılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya ile ilgili şu sözleri dile getirdi. “Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 2 milletvekili Almanya’da konuşacak, konuşmaları iptal edilmiş. Asla ve asla doğru değildir. Hem dünyaya demokrasi dersi verirsiniz hem bir partinin 2 bakanı konuşmak ister siz bu konuşmayı şu veya bu gerekçeyle yasaklarsınız. Asla doğru bulmuyoruz. Onlar da çıkmalı kendi düşüncelerini ifade edebilmeli.” dedi. Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamaları takdir topladı. Almanya’ya tepkiler sadece CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile kalmadı. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Almanya’ya sert tepki gösterenlerin başında geliyor…En kestirmeden anlamaya çalışalım…batılı ülkeler almanya fransa ingiltere israil ab gibi ülkeler neden bizim ilerlememizi gelişip kalkınmamızı istemiyor neden ülkemizde refarandumda hayır çıkması için mücadele içindeler bunu iyi okumamız gerekiyor ..Halen yürürlükte olan sistem nasıl çalışıyordu? Geçmişe bir göz atalım. Cumhurbaşkanlığı makamına dış güdümlü şer güçler, kendi adamlarını oturttukları zaman hükümetlerin icraat yapmalarını rahatça engelleyebiliyor, darbelere zemin hazırlayabiliyorlardı.

Gündem kısır çekişmelerle meşgul edilirken, millet birbirine düşürülüyor, hortumcular Türkiye’yi inek gibi sağıyor, hiçbir yatırım yapılmıyor, dış borçlarla kölelik seviyemiz arttırılıyor, millet yokluk ve yoksulluk batağına mahkum ediliyor, fikir ve vicdan hürriyeti baskı altına alınıyor, adalet mekanizması işlemez hale getiriliyor, nesiller yozlaştırılıyordu.

Bakın Ak Parti dönemlerinde, Cumhurbaşkanı ve Hükümet aynı eksende hareket edince, Türkiye, ekonomi, yatırım, gelişme, büyüme, istikrar ve dünya siyasi arenasında şahlanış yaşadı.

Bu sefer de terörü başımıza bela ettiler. Şahlanmamızın önüne geçmek istediler.

Terörle baş edilir, bitirilir bir şekilde ama bu sistem devam ederse, yarınlarda şu andaki yöneticiler başımızdan gittiğinde ne olacak?

Yine eskiden olduğu gibi, Amerika’nın, İsrail’in, AB’nin istediği kişiler başa gelecek ve sistemi tıkayacaklar. Yine dış borçlar, yine yoksulluk, yine kölelik, yine baskılar, yine darbeler, yine yolsuzluklar, hortumlamalar, yine yozlaşma geri gelecek, Dışa bağımlı DERİN DEVLET, ve FETÖ gibi PARALEL DEVLET elemanları bizleri yönetecek. O zaman ah, vah etmenin, pişman olmanın bir faydası olmayacak.

O yüzden Anayasa değişikliğine ve Başkanlık Sistemi’ne “”EVET” demeliyiz. biz romanlar referandumda büyük çoğunlukla EVET DİYORUZ ,,,,,,,.

fehmi acar ben sevgiyle kalın

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sıradaki Haber