Her Dört Gençten Biri Sistemin Dışında
Türkiye’de 15-29 yaş grubundaki yaklaşık 5 milyon genç ne eğitim hayatına devam ediyor ne de herhangi bir işte çalışıyor. OECD verilerine göre Türkiye, 18-24 yaş grubunda NEET oranında üye ülkeler arasında ilk sırada yer alırken, oran OECD ortalamasının yaklaşık iki katına ulaşmış durumda.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını, ekonomik ve sosyal yapının derinleşen sorunlarına işaret ettiğini belirtiyor.

En Büyük Artış 30’lu Yaşlarda
Veriler, ev genci olgusunun artık yalnızca genç yetişkinleri değil, kariyer ve aile kurma dönemindeki 30-34 yaş grubunu da etkilediğini ortaya koyuyor. Bu yaş aralığında görülen hızlı artış, sorunun geçici değil kalıcı bir yapısal krize dönüştüğü yönündeki endişeleri artırıyor.
Neden Evde Kalıyorlar?
Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları, gençlerin iş gücü piyasasından uzaklaşmasının temel nedenleri arasında yüksek yaşam maliyetleri, düşük ücretler, eğitim-istihdam uyumsuzluğu ve nitelikli iş fırsatlarının yetersizliğini gösteriyor.
Özellikle büyük şehirlerde işe yeni başlayan gençlerin aldığı ücretler, kira, ulaşım ve temel yaşam giderlerini karşılamakta yetersiz kalabiliyor. Bu nedenle birçok genç, ekonomik gerekçelerle ailesinin yanında yaşamayı ve iş arayışını ertelemeyi tercih ediyor.

Ekonomiye Ağır Fatura
6,5 milyonluk atıl genç nüfus, Türkiye ekonomisi açısından büyük bir üretim ve verimlilik kaybı anlamına geliyor. Uzmanlara göre genç nüfusun ekonomiye kazandırılamaması, ülkenin demografik fırsat penceresini kaçırmasına ve uzun vadede büyüme hızının yavaşlamasına neden olabilir.
Hükümetten Yeni İstihdam Hamlesi
Hükümet, ev gençlerini çalışma hayatına kazandırmak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor. İlk etapta yaklaşık 3,5 milyon gencin istihdama dahil edilmesi hedeflenirken, proje kapsamında gençlerin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi ve part-time çalışma yoluyla emeklilik hakkı elde etmelerinin sağlanması planlanıyor.
Uzmanlar ise sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi için yalnızca istihdam projelerinin değil, eğitim sistemi, ücret politikaları ve gençlerin yaşam koşullarını iyileştirecek kapsamlı reformların da hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
