Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullara kadar sirayet eden şiddet olaylarının bir benzeri, dijital dünyanın kontrolsüz mecrası TikTok’ta patlak verdi. Toplumsal ahlakı ve aile yapısını dinamitleyen içeriklerin merkezi haline gelen platformda, bu kez “@Hapiyim” kullanıcı adını kullanan bir şahsın sergilediği vahşet görüntüleri infiale neden oldu.
Canlı yayın sırasında kameraya karşı kesici alet sallayarak izleyicileri açıkça tehdit eden şahıs, sadece bireyleri değil, toplumun sinir uçlarını hedef aldı. Yayını takip edenlerin tepkilerine küfür ve hakaretlerle karşılık veren sözde yayıncı, sergilediği saldırgan tavırlarla “sosyal medya bataklığının” geldiği son noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Mukaddes Değerlere Dil Uzattı, Katliamı Övdü
Zıvanadan çıkan şahsın skandalları küfürlerle sınırlı kalmadı. Tüm dünyanın gözü önünde Filistin’de devam eden insanlık dramıyla alay eden yayıncı, işgalci güçlerin gerçekleştirdiği soykırımı öven ifadeler kullanarak vicdanları derinden yaraladı. İnsani değerleri ayaklar altına alan bu tutumu, izleyicilerin öfkesini daha da artırdı.

Ancak asıl dehşet, şahsın inançlı kesimi ve kutsal değerleri hedef aldığı anlarda yaşandı. Kendisini eleştiren bir vatandaşa elindeki bıçağı göstererek, “O türbanlı annenizin kafasını keserim” şeklinde kan donduran bir tehdit savuran saldırgan, nefret suçu işleyerek toplumsal barışı hedef aldı. Bu denli ağır bir tehdidi canlı yayında bu kadar rahatça dile getirmesi, “Bu cüreti nereden buluyor?” sorusunu akıllara getirdi.
Türkiye Ayakta: Emniyet Göreve Çağrıldı
Görüntülerin hızla yayılmasının ardından siber alemde adeta bir ihbar yağmuru başladı. Binlerce sosyal medya kullanıcısı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nı etiketleyerek şahsın kimliğinin tespit edilmesi ve adalete teslim edilmesi için çağrıda bulundu.
Vatandaşlar, özellikle TikTok platformunun bir an önce sıkı denetim altına alınması ya da erişim engeli getirilmesi gerektiğini savunurken, “Manevi değerlerimize ve annelerimize uzanan bu elin hesabı hukuk önünde en ağır şekilde sorulmalı” yorumlarında birleşti. Toplumun her kesiminden yükselen ortak ses, bu tür nefret tacirlerinin cezasız kalmaması yönünde oldu.
