Türkiye’nin enerji ithalatçısı konumuna dikkat çeken Alkin, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık yükselişin Türkiye ekonomisine maliyetini somut rakamlarla ortaya koydu. Alkin’e göre, fiyatların 70 dolar bandından 80 dolara çıkması ve burada kalıcılaşması, Türkiye’nin cari işlemler açığına yıllık yaklaşık 2.6 milyar dolarlık ek bir yük bindiriyor.
Gabar ve diğer bölgelerdeki yerli üretim hamlelerinin stratejik önemini vurgulayan Alkin, “Yerli petrol adımlarımız heyecan verici olsa da ekonomimizin büyüklüğü gereği ham petrol ithalatı şu aşamada kaçınılmazdır. Bu durum bizi küresel fiyat dalgalanmalarına karşı hassas kılıyor,” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL DENKLEM: DÜŞÜK BÜYÜME, YÜKSEK ENFLASYON
Petrolün sadece bir yakıt değil, üretimden lojistiğe kadar her sektörün ana maliyet kalemi olduğunu belirten Alkin, uluslararası enerji ajanslarının verileri ışığında küresel risk haritasını çizdi:
-
Büyüme: Her 10 dolarlık artış, küresel büyümede 0.2 ile 0.4 puanlık kayba yol açıyor.
-
Enflasyon: Küresel enflasyon oranını 0.3 ile 0.6 puan yukarı çekiyor.
-
Ticaret: Küresel ticaret hacminde 0.5 puanlık daralmaya neden oluyor.
“Fiyat artışı kalıcı hale gelirse Fed başta olmak üzere İngiltere ve Japonya merkez bankaları enflasyonu dizginlemek için para politikalarını sertleştirebilir. Bu da küresel talebi baskılayarak büyüme önünde yeni bir bariyer oluşturacaktır.”
![]()
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK AVANTAJI: ENERJİ ÇEŞİTLİLİĞİ
Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir tıkanma senaryosunu değerlendiren Prof. Dr. Alkin, Türkiye’nin bu konuda birçok ülkeye göre daha dirençli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin enerji tedarik kanallarının çeşitliliğine dikkat çeken Alkin, “Hürmüz Boğazı’na aşırı bağımlı bir ülke değiliz,” diyerek enerji arz güvenliği noktasında panik yapacak bir tablo olmadığını ifade etti.
“MEKİK DİPLOMASİSİ” PİYASALARI SAKİNLEŞTİREBİLİR
Türkiye’nin bölgedeki gerilimi düşürmek için yürüttüğü aktif diplomasi trafiğine değinen Alkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği kritik görüşmeye ve yürütülen “mekik diplomasisine” vurgu yaptı. Türkiye’nin barış odaklı ve tarafsız pozisyonunun, iç piyasalarda döviz kurları üzerinde beklenmedik sert dalgalanmaların önüne geçeceğini belirtti.

YATIRIMCIYA UYARI: “KENDİMİZE KÖTÜLÜK YAPMAYALIM”
Piyasaların yeni haftaya Asya borsalarındaki tepkilerle başlayacağını hatırlatan Alkin, yatırımcılara sağduyu çağrısında bulundu: “Dolar veya Euro tarafında Türk lirasına karşı irrasyonel bir hareket beklemek doğru değil. Yatırımcılar bazen panikle gereğinden fazla tepki vererek piyasa dengesine zarar verebiliyor; bu noktada soğukkanlı kalmak kritik önem taşıyor.”
