Kocaeli Haber

REİSİ CUMHURUN PARTİYE DÖNÜŞÜ VE BEKLENTİLER

Serhat Yılmaz

Serhat Yılmaz

AK Parti kurulurken, ortak aklı harekete geçiren, partinin ve taraftarlarının “eğilimi”ni önemseyen, çoğulcu bir görünüm vardı. Askeri ve bürokratik vesayetle mücadelede, genel demokratik kamuoyunun ve Avrupa Birliği’nin desteğini ciddiye alan bir çizgi izlendi. Önemli değişimlere öncülük edildi. Şimdi manzara epeyce değişik. OHAL ve yasakların giderek arttığı bir dönemdeyiz.

Cumhurbaşkanı bugün partinin başında.

Bu tablo, referandum kampanyası sırasında otoriterleşmeye yol açacağı iddiasıyla çok tartışıldı. Şimdi uygulamaya tanık olacağız.

Erdoğan, “AK Parti’nin başına geçme” isteğini sanırım, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde, net bir şekilde hissetti. Hükümet bir icra organı olarak faaliyetlerini sürdürürken; Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, bu uygulamalara istediği kadar düzenli etki edemediğini gördü. Parti örgütüyle de, eskisi kadar içiçe hareket edemiyordu.

AK Parti’deki değişim 

Son birkaç yıl içerisinde, AK Parti’de değişimler yaşandı. Partinin önde gelen isimlerinden Abdullah Gül, Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Beşir Atalay şu anda tamamen sürecin dışında. Birçok “önemli” ismi daha yanlarına eklemek mümkün.

Erdoğan, adım adım iktidarın gücünü elinde toplarken, birlikte başladığı arkadaşlarının bir kesiminden koparak yoluna devam etti. Şimdi, 21 Mayıs Kongresi, bu süreç açısından, yeni tasfiye hamlelerini getirebilir. Başbakan ve bazı bakanlar gidebilir. Belediye başkanları istifaya davet edilebilir.

Başkanlık seçimi 

16 Nisan anayasa referandumu, AK Parti ve Erdoğan açısından uyarıcı mesajlar içeriyor. Yüzde 51.4’lük “evet”in içinde, anketlerden anlaşıldığı kadarıyla, yüzde 3’lük bir MHP oyu var.

Tabii, daha önemlisi, kaybedilen büyük şehir oyları ve gençlik oyları. Şimdiye kadarki tecrübe gösteriyor ki, büyük şehirler, siyasetin ana dinamikleri. Oralardan gelen işaret, etkisini sonraki seçimlerde mutlaka gösterir. Gençlik içindeki desteğin azalması da önemli. AK Parti, askeri ve bürokratik vesayetle mücadelede, en çok gençliğin desteğini kazanmıştı. Şimdi bu açıdan da alarm zilleri çalıyor.

Bu tabloyu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, herkesten iyi okuduğunu düşünebiliriz. Bu iki seneyi, kaybettiklerini kazanmak ve istediği düzeni kurmak için kullanmayı planlayacaktır.

AK Parti kurulurken, ortak aklı harekete geçiren, partinin ve taraftarlarının “eğilimi”ni önemseyen, çoğulcu bir görünüm vardı. Askeri ve bürokratik vesayetle mücadelede, genel demokratik kamuoyunun ve Avrupa Birliği’nin desteğini ciddiye alan bir çizgi izlendi. Önemli değişimlere öncülük edildi.

Şimdi manzara epeyce değişik. OHAL ve yasakların giderek arttığı bir dönemdeyiz.

Bakalım bundan sonraki süreçte nasıl bir tablo ortaya çıkacak…

Sevgi ve saygı ile kalın sağlıcakla…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.