Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda Dilovası Belediyesi’nde görevli bazı yöneticiler hakkında verilen soruşturma izni, itiraz sürecinin tamamlanmasıyla kesinleşti. Yürütülen tahkikat kapsamında 26 Haziran’da tutuklanan 7 kamu görevlisinden Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı, 2 Temmuz’da yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
YÖNETİCİLERE BİLİNÇLİ TAKSİR SUÇLAMASI
Hazırlanan iddianamede; Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, Yapı Kontrol Müdürleri Selim San ve Muammer Telli, eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ile Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı sanık sıfatıyla yer aldı. 7 şüphelinin “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmaları talep edildi.
BAŞKAN YARDIMCISI TEMİZ: “MÜDÜRLERE GÜVENDİĞİM İÇİN DETAYLI İNCELEMEDİM”
İddianamede ifadesine yer verilen Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 2024 yılı Nisan ayında göreve başladığını beyan etti. Yoğun çalışma temposu nedeniyle evrakları zaman zaman ayrıntılı incelemeden imzaladığını belirten Temiz, patlamanın yaşandığı adresin belediye kayıtlarında bulunmadığını, bu sebeple söz konusu adrese yönelik bir denetim gerçekleştirilmediğini ve ruhsat verilen yer ile yangının çıktığı adresin farklı olduğunu savundu.

HÜSEYİN ÖZTÜRK: “YIKIM YETKİSİ İMAR MÜDÜRLÜĞÜ’NDE DEĞİLDİ”
Eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk ise ifadesinde, kendi müdürlüğünün görev alanının kaçak yapı tespiti ve ilgili birimlere bildirim yapmaktan ibaret olduğunu söyledi. Yıkım sürecinin Yapı Kontrol ve Fen İşleri müdürlüklerine ait olduğunu öne süren Öztürk, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
CİHAN SORGUCU’DAN HAMZA ŞAYİR HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN İDDİA
Eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu’nun ifadesindeki detaylar dikkat çekti. Görev yaptığı dönemde kaçak yapı tespiti nedeniyle tutanak tutmak istediğini belirten Sorgucu, dönemin Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir tarafından engellendiğini, tutanağı işleme alması halinde görevden alınmakla tehdit edildiğini ve yaklaşık 15 dakika içinde görevinden alındığını ileri sürdü. Yıkım kararı bulunan binayla ilgili detayları olayın ardından basından öğrendiğini savunan Sorgucu, iddialarını destekleyen mesaj kayıtları bulunduğunu beyan etti.

SAVUNMALARDA BÜTÇE, PERSONEL VE İHALE YETERSİZLİĞİ ÖNE SÜTÜLDÜ
Diğer şüphelilerden Yapı Kontrol Müdürleri Muammer Telli ve Selim San, ilçede çok sayıda kaçak yapı bulunduğunu, yıkım kararlarına rağmen bütçe, personel ve ekipman yetersizliği yaşandığını belirtti. Telli, olayın meydana geldiği binayı da kapsayan yapılar için 8 Temmuz 2025 tarihinde yıkım ihalesine çıktıklarını ancak ihaleye katılım olmadığını ifade etti. Zabıta yetkilileri Nizamettin Balcı ve Cengiz Taşdemir ise ruhsatlandırma ve yıkım süreçlerinin kendi sorumluluk alanlarında bulunmadığını dile getirdi.
BİLİRKİŞİ RAPORU: YAPI KAÇAK, RUHSATLANDIRMA USULSÜZ
İddianamede yer alan 18 Haziran 2026 tarihli bilirkişi raporunda, yangının yaşandığı Mimar Sinan Mahallesi 513/3 Sokak No:11 adresindeki binanın ruhsatının ve kullanım izninin bulunmadığı tescillendi. Binaya 2021 yılında yıkım kararı ve idari para cezası uygulanmasına rağmen yıkımın gerçekleştirilmediği, kaçak yapının kullanımına izin verildiği kaydedildi. Ayrıca tesisin 2. sınıf gayrisıhhi müessese olmasına rağmen 3. sınıf olarak ruhsatlandırıldığı, dosyasında itfaiye raporu ve yapı kullanım izin belgesi gibi zorunlu evrakın yer almadığı tespit edildi.
SAVCILIK EVALANDIRMASI: İHMALLER BİRİNCİ DEREDE ETKİLİ
Savcılık değerlendirmesinde, şüphelilerin suçlamaları kabul etmeyen beyanlarına itibar edilmediği aktarıldı. Kaçak yapının yıkılmaması, mevzuata aykırı ruhsatlandırma işlemleri ve denetim görevlerinin yerine getirilmemesinin faciada doğrudan etkili olduğu vurgulanarak, tüm şüphelilerin bilinçli taksir suçundan cezalandırılmaları istendi.
