Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Mevcut yaş ve prim şartları devam edecek.” ifadelerini kullanarak kısa vadede yeni bir düzenlemenin gündemde olmadığını belirtti.

Kademeli emeklilik sistemi nedir?
Kademeli emeklilik, sigorta başlangıç tarihine göre emeklilik yaşının ve prim gün sayısının aşamalı olarak belirlendiği bir geçiş modelidir. Bu sistem, özellikle EYT kapsamı dışında kalan 1999–2008 arası sigorta girişi olan çalışanlar için erken emeklilik fırsatı sunmayı amaçlıyor.

Model kapsamında emeklilik şartları yıl bazında kademeli artış gösteriyor. Örneğin, 2000 yılında sigortalı olan bir kadın 43 yaşında ve 6.250 prim günüyle, 2008 yılında sigortalı olan bir erkek ise 50 yaş ve 6.850 prim günüyle emekli olabilecek. Böylece sistem, adil bir geçiş süreci sunarak mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedefliyor.

Kimler erken emekli olabilir?
Erken emeklilik hakkından yararlanabilecek gruplar şu şekilde:
-
EYT’liler: 8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlar yaş şartı olmadan emekli olabilir.
-
Engelli bireyler: En az %40 engellilik oranına sahip olanlar, orana göre değişen sigortalılık süresi ve prim günleriyle yaş beklemeden emekli olabilir.
-
Malulen emeklilik: En az %60 iş gücü kaybı yaşayanlar, 10 yıl sigortalılık ve 1.800 prim günüyle emekli olabilir.
-
Ağır ve riskli işlerde çalışanlar: Maden işçileri, basın mensupları, asker ve polisler için fiili hizmet süresi zammı uygulanır.
-
Doğum ve askerlik borçlanması yapanlar: Kadınlar her doğum için 2 yıl (en fazla 3 çocuk), erkekler askerlik süresi kadar borçlanarak sigorta başlangıcını geriye çekebilir.

Yeni sistem ne zaman yürürlüğe girecek?
Kademeli emeklilik teklifi henüz yasalaşmadı, ancak Meclis’e sunulan teklif ve kamuoyundaki yoğun ilgi, bu modelin önümüzdeki dönemde sosyal güvenlik reformları içinde önemli bir yer edinebileceğini gösteriyor. Sonuç olarak, kademeli emeklilik, EYT sonrasında sistem dışı kalan milyonlarca çalışana umut veren, yaş ve prim dengesine dayalı adil bir geçiş modeli olarak öne çıkıyor.
