Uzun, büyük devletlerin krizleri uzaktan izleyen değil, sürece yön veren aktörler olduğunu belirtti. Türkiye’nin gelişmeleri dikkatle takip etmesi gerektiğini kaydeden Uzun, aktif bir diplomatik rol üstlenilmesi gerektiğini dile getirdi.
BARIŞ DİPLOMASİSİ ÇAĞRISI
Uzun, Ankara’nın acil bir barış diplomasisi başlatması gerektiğini ifade ederek, İran ve ABD başta olmak üzere tüm tarafların Türkiye’de bir araya getirilmesi için girişimlerde bulunulmasını önerdi.

Kalıcı çözümlerin savaş meydanlarında değil, müzakere masalarında sağlanabileceğini belirten Uzun, Türkiye öncülüğünde bir Ortadoğu Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulundu. Bu kapsamda Körfez ülkeleri, Avrupa ve Birleşmiş Milletler’in dahil olduğu çok taraflı bir diplomasi hattının kurulmasının önemine dikkat çekti.
ENERJİ VE GÖÇ GÜVENLİĞİ VURGUSU
Uzun, enerji arz güvenliği için milli kriz planının devreye alınması gerektiğini belirterek, petrol ve doğalgaz tedarikinde alternatif kanalların oluşturulmasının önemine işaret etti.

Olası göç dalgalarına karşı sınır güvenliğinin artırılması gerektiğini kaydeden Uzun, Türkiye’nin küresel krizlerin ekonomik ve sosyal yükünü tek başına üstlenmemesi gerektiğini ifade etti.
“TÜRKİYE BARIŞIN MERKEZİ OLABİLİR”
Uzun, gerçek liderliğin savaşı büyütmek değil, ateşkes ve diplomatik çözüm için çaba göstermek olduğunu söyledi. Türkiye’nin jeopolitik konumu ve devlet geleneği sayesinde bölgesel barışın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Uzun, akıl, diplomasi ve kararlılığın birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
