Alan Turing’in yaklaşık 75 yıl önce ortaya attığı “Makineler düşünebilir mi?” sorusu, uzun yıllar felsefi bir tartışma olarak kaldı. Ancak Nature’da yayımlanan çalışma, bu soruya açık bir şekilde “evet” yanıtını veriyor ve AGI’nin halihazırda hayatımıza girdiğini savunuyor.
GPT-4.5, İNSANLARI KANDIRMADA GERÇEK İNSANI GERİDE BIRAKTI
Makalede dikkat çeken örneklerden biri, Mart 2025’te yapılan testler oldu. Buna göre OpenAI’ın GPT-4.5 modeli, karşısındaki kişiyi “insan olduğuna” inandırma konusunda gerçek insanlardan bile daha başarılı sonuçlar elde etti.

Araştırmacılar, bunun artık basit bir taklit değil; esnek, çok yönlü ve bağlama duyarlı bilişsel yetkinliğin göstergesi olduğunu vurguluyor.
SADECE KONUŞMUYOR: MATEMATİK ÇÖZÜYOR, BİLİM ÜRETİYOR
Yapay zekanın geldiği nokta yalnızca sohbet etmekle sınırlı değil. Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda altın madalya seviyesinde problemler çözen, karmaşık teoremleri ispatlayan ve laboratuvar ortamında doğrulanan bilimsel hipotezler üreten sistemlerden söz ediliyor. Araştırmacılara göre bu başarılar artık şans ya da rastlantı değil.
“BU BİR GENEL ZEKA”
Şiir yazabilen, kod üretebilen, milyonlarca kullanıcıyla aynı anda sohbet edebilen ve farklı disiplinlerde insan düzeyinde performans gösterebilen bu sistemler, makalede net bir ifadeyle “genel zeka” olarak tanımlanıyor. Teknik açıdan bakıldığında, bu modellerin artık AGI sınıfında yer aldığı savunuluyor.

ELEŞTİRİLER VAR AMA YAZARLAR NET: “EZBERCİ DEĞİL”
Elbette herkes bu görüşe katılmıyor. Bazı uzmanlar, mevcut yapay zeka modellerinin hâlâ gerçek anlamda bir AGI olmadığını ve yalnızca kelimeleri istatistiksel olarak yan yana getiren “papağanlar” olduğunu öne sürüyor.
Ancak makale yazarları bu eleştirilere sert yanıt veriyor:
“Hiç karşılaşmadığı bir matematik problemini çözen ya da bilimsel verilerden mantıklı çıkarımlar yapan bir sistem ezberci olarak tanımlanamaz.”
“BEDENİ YOKSA ZEKA DA YOK” ÖNYARGISI
Tartışmanın bir diğer boyutu ise fiziksel varlık meselesi. Makaleye göre, “Bedeni olmayan bir şey zeki olamaz” düşüncesi insan merkezli bir önyargıdan ibaret.
Stephen Hawking örneği bu noktada öne çıkıyor. Fiziksel hareket kabiliyeti sınırlı olan Hawking’in zekâsından hiçbir şey kaybetmemesi, bu argümanın zayıflığını gözler önüne seriyor.
YENİ GERÇEKLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI
Yapay zekanın kendi başına hareket edememesi ya da otonomi eksikliği de, araştırmacılara göre zeka yoksunluğu anlamına gelmiyor. Nature’daki uzmanlar, insanlığın artık yeni bir gerçekle yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor:
AGI sandığımızdan çok daha erken geldi.
