Halk arasında birer hafta arayla düştüğü kabul edilen cemrenin, soğuk kış günlerinin ardından havayı, suyu ve toprağı ısıttığına inanılıyor. Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a pek çok kültürde, yılın neredeyse aynı günleri, cemrelerin düşerek ya da yükselerek havayı, toprağı ve suyu ısıttığı tarihler olarak kabul ediliyor.
İlk Cemre Ne Zaman Düşecek?
Halk kültüründe “baharın habercisi” olarak kabul edilen cemrenin birincisi 19-20 Şubat’ta havaya, ikincisi 26-27 Şubat’ta suya, üçüncüsü 5-6 Mart’ta toprağa düşecek.
Halk kültüründe önemli bir yeri bulunan cemre konusunda soruları yanıtlayan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz, cemrenin “kor, yanmış kömür parçası, kıvılcım, yükselen ateş, köz” gibi anlamları olduğunu söyledi.
Cemrenin “sıcaklık” ya da “sıcaklığın yükselişi” anlamlarında kullanıldığını anlatan Emeksiz, “Ebüzziya Tevfik, Lügat-ı Ebüzziya adlı eserinde bu konuda ilginç bilgiler verir. Arapça ve Farsça eserlerde, çeşitli kavimlerin cemrenin yerin altından yükseldiğine dair bir inanışa sahip olduğu belirtilirken Türk kültüründe ise genellikle cemrenin düştüğü inanışı yaygındır. Ancak Ebüzziya’nın ‘…cemrenin zeminden heyecan etme’ ifadesi, bize cemrenin yükseldiğiyle ilgili inancın bulunduğunu göstermektedir.” dedi.
“Bilimsel verilerle de örtüşüyor”
Emeksiz, cemrelerin ilkinin 19-20 Şubat’ta havaya, ikincisinin 26-27 Şubat’ta suya, üçüncüsünün de 5-6 Mart’ta toprağa düşeceğine inanıldığını söyledi. Türk, Arap ve Fars halkları arasında cemrelerin düşüş veya yükseliş tarihlerinin birbirine yakın olduğuna işaret eden Emeksiz, ısınma zamanı göz önünde bulundurulduğunda Harezmlilerin daha geç bir tarihi cemrelerin düşme zamanı olarak kaydettiklerini, cemre inanışının Grek, Moğol ve Çin kavimleri arasında da görüldüğünü bildirdi.
Türkler arasında cemre düşmesi inanışının ne zamandan beri var olduğunun tam olarak bilinmediğinin altını çizen Emeksiz, “Bazı çalışmalarda ‘Eski Türkler’ gibi muğlak ifadeler vardır. 1452 yılı için hazırlanmış Takvim ve Ahkam-ı Sal’de cemrelerin kaydedildiğini görmekteyiz. Ekonomisi hayvana ve tarıma bağlı toplumlarda karşımıza çıkan cemre inanışı, baharın yaklaşıp havanın ısınmasıyla üretimin de başlamasını simgelemiştir. Cemre ile ilgili inanış ve kültür unsurları zenginleşerek devam etmiştir.” dedi.
Emeksiz, halkın tecrübe ve yaşanmışlıklarıyla desteklenen, gözlemlerine dayanan günlerin pek çoğunun bilimsel hava durumu verileriyle de denklik gösterdiğinin altını çizdi. Araştırmalara göre, cemre gibi günlerin tesadüfün üstünde bir oranda bilimsel verilerle örtüştüğünü vurgulayan Emeksiz, şöyle konuştu:
“Cemreler düştükten sonra sıcaklık düşüşleri yaşansa da bilimsel olarak yapılan ölçümlerde görüldüğü üzere, sıcaklık genelde cemrelerden önceki değerlerin altına inmemektedir. Cemrelerin düştüğü ifade edilen günlerin sıcaklık değerleri ölçümlerine bakılacak olursa bir, iki günlük farklarla cemrenin düştüğü tarihlerde belirgin bir ısınma tespit edilmektedir. Cemrelerin düşmesinin ardından belli dönemlerde sıcaklık düşüşleri yaşansa da bu düşüşler genellikle cemrelerin düşmesinden önceki değerlere inmez.”
