Kocaeli Haber

HER YOLUN BİR ALTERNATİFİ VARDIR

Reyyan Uzar

Reyyan Uzar

İkinci dönem TEOG’ unun yaklaştığı bu günlerde öğrencilerde ve dolaylı olarak velilerde sınav kaygısının arttığını görüyoruz. Peki, nedir bu sınav kaygısı? Külliyen zararlı bir şey midir? Yoksa belli düzeyde kaldığı takdirde yararlı olabilir mi?

Sınav kaygısını tanımlayabilmek için önce sınavın ne olduğunun altını çizmek gerekir. Fakat sınavın ne olduğunu bilmeyen mi var? Var. Sınavın ne olduğunu bilse bile sınava yüklediği anlamlarla sınavı bağlamından/anlamından koparan, sınavın anlamını dönüştürenler var. Sınav, öğrencilerin derslerde öğrendiği bilgilerin tam olarak öğrenilip öğrenilmediğinin ölçülmesi olayıdır. Yani biz sana bunları bunları anlattık ama bakalım sen öğrendin mi, öğrenemedin mi? Bu kadar. Fakat öğrencilerin çoğu bu ölçme işlemini zekalarının ve/ veya kişiliklerinin test edilmesi, ailelerini gururlandırma aracı olarak görmektedirler. Burada ailelerin payını da es geçmemek gerekir. Çocuklarının sınavlardaki başarısını kendi çocuk yetiştirme tutumlarını meşrulaştırıcı bir araç olarak gören ebeveynler azımsanamayacak kadar çok. İşte tam bu noktada devreye giren kavram: Sınav Kaygısı.

Sınav kaygısı, öğrencinin sınav öncesinde, sırasında veya sonrasında bu ölçüm işlemi ile ilgili duyduğu huzursuzluktur.  Bu huzursuzluğun düzeyi de yukarıda birazından bahsettiğimiz birçok etkene bağlı olarak değişmektedir.

Sınav Kaygısının Nedenleri

  • Sınava yeterince iyi hazırlanamamış olmak
  • Sergilenen performansla orantısız, gerçekçi olmayan hedefler koymak
  • Sürekli başarılı olmak zorunda olduğuna inanmak ve başarı hırsı içinde olmak
  • Sınav sonucunu zekanın, kişiliğin ya da kendine verilen değerin bir göstergesi olarak görmek
  • Sınavda başarısız olduğunda kendisine saygı gösterilmeyeceğini düşünmek
  • Önceki başarısızlıklara odaklanarak gelecekteki sınavlarda da başarısız olacağına inanmak
  • Arkadaşlarıyla, kardeşleriyle kıyaslanma
  • Sınava yüklenen aşırı anlamlar, sınavda başarılı olmanın tek şans olduğuna inanmak
  • Ailelerin yoğun baskıları ve yüksek beklentileri

Yukarıdaki nedenlerin kaçının kişilerde görüldüğü ve yoğunluğu bireysel olarak değişebilir. Bunlara ek olarak öğrencinin içinde bulunduğu bazı özel yaşantılar da kaygının yoğunluğunun artmasına sebep olabilir (aile fertlerinden birini kaybetme, okumak için ekonomik yetersizliklerin olması, aile içi şiddet gibi).

Sınav Kaygısının Belirtileri

  • Sınavda başarısız olunacağıyla ilgili yoğun düşünceler
  • Çalışmayı erteleme ya da çok çalışsa da başaramayacağına inanma
  • Uykuya dalmada güçlük, huzursuzluk
  • Başarılarda düşme ve performansta azalma
  • Sınav sırasında fizyolojik tepkiler (terleme, kalp atışlarında hızlanma, solunum güçlüğü)

Sınav Kaygısıyla İlgili Öneriler

Sınav kaygısı tamamen olumsuz bir duygu durum değildir. Kaygı birçok durumda bizi hayatta tutan, harekete geçmemizi sağlayan ve motive eden bir duygudur. Tabi ki her şeyde olduğu gibi burada da kaygının ölçülü olması gerekmektedir. Sınavda başarılı olmakla ilgili hiçbir kaygınız, endişeniz yoksa başarmak için gereken çalışma motivasyonunu kendinizde bulamazsınız. Dolayısıyla sizi olumsuz etkileyen şey sınav kaygısının aşırı düzeyde olmasıdır.

Eğer düzenli çalışılmazsa, konuları çalışmak son zamanlara bırakılırsa sınavda başarılı olma olasılığı düşeceğinden sınav kaygısı yaşanması kaçınılmaz olur. Dolayısıyla bu kaygının düzeyini dengede tutabilmek için öncelikle yapılması gereken şey gerçekçi bir çalışma takvimi oluşturmak ve bu programa uymaya çalışmaktır.

 Gerçekçi olmayan hedefler koymak da sergilenen performansla çelişeceğinden öğrencilerde huzursuzluk yaratarak çalışma sürecini gözünde büyütmesine neden olabilir. Dolayısıyla hedef belirlenirken yapabileceklerinin sınırını bilmek performansla orantılı hedefler koymak önemlidir. Aileler ve öğretmenler bu konuda öğrencilere baskı yapmamalıdır. Kendisinden beklenenlerle deneme sonuçları arasındaki farkı gören öğrenciler köşeye sıkışmış hissederek sınav kaygısını yoğun yaşarlar.

Öğrencileri en çok kaygılandıran etkenlerden biri ise hem kendileri hem de çevre tarafından sınav başarısının zekalarını, kişiliklerini ve saygınlıklarını belirleyecek bir araç olarak görülüyor olmasıdır. Bu durum ise öğrencileri sınavın kendisine odaklanmaktan alıkoyarak kaygı düzeyinin artmasına sebep olmaktadır. Öncelikli olarak kabullenilmesi gereken şey, bunun sadece belirli konudaki bilgileri öğrenip öğrenmediğinizi ölçen bir sınav olduğu ve asla zekanın ya da kişiliğin belirleyicisi olmadığıdır.

Sınav kaygısını arttıran etmenlerden bir diğeri öğrencilerin sürekli başarısızlığa odaklanıyor olmasıdır. Geçmişte yaşanan başarısızlıkların gelecekteki başarı girişimlerinin belirleyicisi olacağı inancı zihnin olumsuzluklara odaklanmasına sebep olur. Ve olan olur, kişi gerçekten de başarısız olur. Psikolojide bu duruma kendini gerçekleştiren kehanet denir. Bunun yerine öğrenciler daha iyi oldukları yönlerine odaklanmalılar. İyi oldukları konuları düşünüp kendilerini motive ederek daha zayıf oldukları konulardaki eksikliklerini kapatmaya çalışmalılar.  

Ailelerin sınava hazırlanma sürecindeki tutumları doğrudan öğrencilere yansır. Aileler beklentilerini ne kadar yüksek tutarsa, çocuğa sınavdan yüksek almanın tek şansı olduğunu ne kadar dikte ederse öğrencilerin kaygısı da o oranda artar. Çocuklar ailelerini hayal kırıklığına uğratmaktan korktukları için yüksek düzeyde kaygı geliştirebilirler.  Ailelerin başarı beklentileri çocukların ilgi ve yeteneklerine uygun olmalıdır. Sınavdan kaç puan alırsa alsın ailesinin onu sevmeye ve desteklemeye devam edeceğini bilmek onları önemli ölçüde rahatlatır ve çalışmaya odaklanmalarına yardımcı olur.

Sınavların öğrenci için anlamı ve önemi çoğu zaman öğrencinin kaygısını arttıran bir etken olabilmektedir. TEOG’u, YGS/LYS’yi, KPSS’yi, önünüzdeki herhangi bir sınavı hayattaki tek şansınız olarak görmeyin. Her şeyin ikinci bir yolu, bir alternatifi mutlaka vardır. Hayatta başarıyı yakalamanın tek yolu bu sınavlardan yüksek puan almak değildir.

Eğer ne yapılırsa yapılsın sınav kaygısı kontrol edilemiyorsa mutlaka bir uzmandan yardım alınması gereklidir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.