Kimi vatandaşlar telefonsuz bir yaşamı hayal bile edemediğini itiraf ederken, kimileri ise süreyi dengeli yönetmenin önemine dikkat çekti. Sokak röportajlarımızda günde 11 saate varan ekran süreleri dudak uçuklatırken, dijital dünyanın yalnızlık psikolojisi üzerindeki etkisi de gözler önüne serildi.
“TELEFON OLMAYINCA KENDİMİ YALNIZ HİSSEDİYORUM”
“Şu an telefonunuzu elinizden alsak 24 saat dayanabilir misiniz?” sorumuza İzmitli vatandaşlardan oldukça samimi ve çarpıcı yanıtlar geldi. Telefonuyla bağını koparamayacağını dile getiren bir vatandaş, dijital dünyanın hayatımızda kapladığı alanı şu sözlerle özetledi: “Telefonumdan ayrı kalamam. Telefon yanımda olmayınca kendimi dünyadan kopmuş ve yapayalnız hissediyorum. Bir gün bile dayanmam çok zor.” Bazı vatandaşlar ise bu duruma daha mesafeli yaklaşarak, “Benim için fark etmez, olmasa da olur, hayatımda büyük bir boşluk yaratmaz” diyerek telefonsuz yaşama yeşil ışık yaktı.

EKRAN SÜRELERİ 6 İLÂ 11 SAAT ARASINDA DEĞİŞİYOR
Günde ortalama kaç saatimizi ekrana bakarak geçirdiğimizi sorguladığımızda ise ortaya çıkan rakamlar dijital bağımlılığın boyutunu gözler önüne serdi. Sokakta mikrofon uzattığımız vatandaşların günlük telefon kullanım süreleri 6 saatten başlayıp, tam 11 saate kadar tırmanıyor. Birçok kişi bu süreyi azaltmak için geçmişte denemeler yaptığını ancak sosyal medya bildirimleri ve günlük işlerin yoğunluğu nedeniyle telefona geri dönmek zorunda kaldığını aktardı.

“SAĞLIKLI KULLANIRSAK FAYDALI, BAĞIMLI OLURSAK ZARARLI”
“Sosyal medya bizi gerçek dünyadan koparıyor mu?” sorusu üzerine ise İzmit halkı bilinçli tüketim vurgusu yaptı. Teknolojinin iki ucu keskin bir bıçak olduğunu belirten vatandaşlar, “Sosyal medyayı ve telefonu sağlıklı, dozunda bir şekilde kullanırsak hayatımızı kolaylaştırıyor ve zararlı olmuyor. Ancak sınırı koyamaz, irademizi kullanamazsak bizi gerçek dünyadan tamamen koparıp büyük bir zarara sürüklüyor” yorumunda birleşti.
