İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişlerine kapatmasının ardından, Türk bayraklı gemiler için güvenlik seviyesi en üst düzeye çıkarıldı. Denizcilik Genel Müdürlüğü, bölgedeki gemilere “ISPS Kod 3” uyarısı yaptı.

Bölgedeki Gerilim Tırmanıyor
Orta Doğu’da tansiyon tırmanırken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerini durdurduğuna dair telsiz yayınları yapıldığı bildirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü, olayın ardından bölgedeki Türk bayraklı ticari gemiler için güvenlik seviyesini en üst kademe olan ISPS Kod 3 seviyesine yükseltti.
Yapılan resmi açıklamada, İran tarafından “geçiş yasak” anonslarının telsiz frekanslarında duyulduğu ve bu durumun seyir güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.
Telsizlerden “Geçiş Yasak” Anonsları
Dünya petrol ve doğalgaz taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, yeni bir kriz merkezi haline geldi. Bölgedeki telsiz frekanslarından “gemi geçişleri yasaklandı” yönündeki uyarıların arttığı, bu durumun gemilere el konulması veya çatışma riskini gündeme getirdiği ifade edildi.
Yetkililer, bölgede bulunan Türk denizcilerin azami dikkat göstermesi ve tüm güvenlik talimatlarına uyması gerektiğini vurguladı.
Türk Gemilerinde “Kırmızı Alarm” Uygulaması
Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün duyurusuna göre Türk bayraklı gemiler, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Kodu (ISPS) kapsamında Seviye 3 (Olağanüstü Hal) protokollerine geçti.
Bu kapsamda gemiler;
- Tüm giriş-çıkışlarını sıkı denetime alacak,
- Kriz ve güvenlik prosedürlerini eksiksiz uygulayacak,
- Gerekli hallerde acil rota değişikliğine gidecek.
- ISPS Kod 3, uluslararası denizcilik terminolojisinde “belirli bir güvenlik tehdidinin an meselesi olduğu durum” anlamına geliyor.

AAKKM 7/24 Teyakkuzda
Denizcilik Genel Müdürlüğü, gemi kaptanlarına bölgedeki seyir duyurularını sürekli takip etme ve olağanüstü durumlarda Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM) ile doğrudan irtibat kurma talimatı verdi.
Ankara’da 7/24 esasına göre görev yapan AAKKM’nin, olası bir tehlike veya taciz durumunda askeri ve diplomatik birimleri hızla devreye sokacağı kaydedildi.

