Memleketin gündemi referandum. Yat referandum, kalk referandum, nefes alırken bile referandum. Bu durumu en iyi yaşayanlardan bir güruhta gazeteciler. Haberlerde de süreklireferandum ile ilgili gelişmeler, parti liderlerinin yaptıkları açıklamalar yer alıyor.
Yapılan açıklamalara istinaden de analizler ardı ardına geliyor. Sadece tek taraflı değil, iki yönlü analiz yapalım biraz da.
Evet kalesinde, Ak Parti’den başlayacak olursak;
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , ” Evet” kampanyalarında, propagandalarında, en dik duruşu sergileyen lider konumunda. Erdoğan’ın bu kadar çaba sarfettiği bir hususta, parti yapılanması içinde, herkesin ağzında tek laf ” Evet Diyoruz! ” . Tamam “Evet” diyorsun da bir açıklasana adam akıllı. “Evet diyoruz” diyip, çekinik davranmak da neyin nesi? Durum böyle olduktan sonra, sen daha kendini inandıramadan bu milleti nasıl inandıracaksın?
Bu rahatlığın sebebi, Hayır çıksa da biz yine buradayız, bana dokunmayan yılan bin yaşasın düşüncesi mi? Ya da “Evet” e dair korkular mı barındırıyorlar içlerinde? Büyük bir merak söz konusu.
Hayır’ın en güçlü savunucusu CHP’ de ise;
Parti liderinin yaptığı konuşmalarda bir durumu anlamamaışlık seziliyor. Gaf üstüne gaf yapılıyor. Onun haricinde tıkanıldığı noktada “Evet” çıkarsa diye, korku senaryoları yazılıyor. Seni destekleyen halka , korku filmi senaryosu yazıp okuyacağına, önce “Evet” çıkması dahilinde gelecek mevcut sistemi detaylarıyla anlatsan ( anladıysan tabi) , neden Hayır olması gerektiğini , sistemsel nedenlerle açıklasan daha iyi olmaz mı?
Bir de geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’nin “Hayır” çadırını ziyaret etmesi olayı var. Orada bulunan yetkililer, bir anlık heyecana gelip doğru sorular soramadılar.
Tutup “Yavuz Sultan Selim ” köprüsüne neden “Yavuz Sultan Selim” ismini koydunuz diyip tartışma çıkarmak yerine, gündem ile alakalı daha mantıklı sorular sorulabilirdi.
Velhasıl kelam, millet olarak heyecanla beklediğimiz 16 Nisan dönemi daha nelere gebe olacak, neler yaşanacak, bekleyip hep beraber göreceğiz…
