Gelişmiş ülkelerde, ekonomi yönetimi de gelişmiştir. İktisatçıların fabrikalarda iş idaresi, para yönetimi çok önemlidir
Birinci dünya savaşında Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler kendi teknik güçlerine güvenerek savaşa girdiler. Osmanlı İmparatorluğu sanayide, teknikte onlarla rekabet edebilecek güçte değildi. Bu savaşa girmesi büyük hata idi. Gücü eline geçiren batılı ülkeler bu fırsat bir daha elimize geçmez diye Osmanlı yı savaşa çektiler. Elinde eski yapım toplar, çakar patlamaz silahları ve satın alınan birkaç savaş gemisi vardı. Düşmanda ise yivli silahlar, modern savaş gemileri, güçlü tanklar vardı. Şimdi ABD gücüne güvenmesi, mühendislik ilmine önem vermesindendir. Dünyanın her yerinden zeki gençleri toplayıp onların zekalarından istifade etmekte.
Çin’in son yıllarda imalat sanayinde atılım yapması, mühendislik alanına önem vermesinden. Yirmi yıl içerisinde % 44 lere varan oranda gençlerini mühendislik alanına yönlendirdi. ABD de bu oran % de yirmilerde. Çin 1970 li yıllardan sonra yöneticilerinin imalat ve sanayi alanında kalkınırsak, dünyada söz sahibi olabiliriz düşüncesi ile dünyada 50 yılda birinci sırayı aldı.
Sosyal bilimler, iktisat, hukuk gibi bölümlerde lisans eğitimi vermek ucuza mal olmakta. Mühendislik bölümlerinde sınıf mevcudunun az olması, laboratuvar, atelye eğitimlerinin masraflı olması yüzünden mühendislik bölümlerine az öğrenci alınıyor. Mezun olan mühendislerin iş sahasına girebilmesi için, devletin bilinçli olarak sanayi yatırımlarına öncülük etmesi lazımdır.
Ülkemizde çok iyi yetişmiş iktisatçılar, bankacılık sektöründe yetişmiş insanlarımız var. Para yönetimini bilen ekonomistlerimiz var. İnşaat alanında dünya da ilk üç sıradayız. Fakat bu yeterli değildir. Son yıllarda savaş sanayinde yurt dışında yetişen gençlerimiz ülkemize çok katkı sağladılar. Bu neden her alanda olmasın. Ülkemize fayda sağlayan yöneticileri, mühendislerimizi, yatırımcıları milletimiz unutmayacaktır.
Çin de 2000 yılında gençlerin yüzde onu üniversiteye girerken bu oran yüzde kırklara ulaşmış. Lisans üstü eğim en çok fen bilimlerinde oluyormuş. Çin, diğer ülkelere nazaran daha kapalı bir yönetim anlayışı var. Bilgilerini, tecrübelerini başka ülkelerle paylaşmaktan kaçıyorlarmış. Araştırmacılar bunu nasıl başardıklarını inceliyorlar.
Ülkede üretimin artması çok iyide, onlara pazar bulması, pazarlaması, lojistik desteğin verilmesi, apayrı zor bir iştir. İmal ettikleri devasa kargo gemileri ile dünyanın her yerine ulaşabilmesi başlı başına bir mühendislik harikasıdır.
Cumhuriyet döneminde 1979 yılına kadar 20 üniversite varmış. 2025 yılında bu sayı 208 oldu. Bazı hocalar bile bu kadar üniversiteye ne lüzum var diyordu. 170 adet te mühendislik fakültesi var. Yılda yaklaşık 12 bin inşaat, 5500 bilgisayar, 4000 endüstri mühendisi v.s mezun oluyor. Seksenbeş milyonluk bir ülkede mezun olan mühendis sayısı az deniyor.
İmalat sanayi ve teknolojinin gelişmesi için bazı alanlarda kaliteli, iş bilen, çalışkan mühendislerimize ihtiyaç var.
İnsanların davası olmalıdır. Bir gayesi olan çalışır yorulur. İş bitiren mutlu olur. Severek yaptığımız işler bizi yormaz.
Allah cc. Bizi yetenekli donanımlı yaratmış. Yeteneklerimizi okuyarak, öğrenerek geliştirmezsek deha olsakta ne işe yarayacak.
Yüce kitabımız Kur’an “İnsan için sadece çalıştığının karşılığı vardır” buyurur. Hacı Bektaş “en büyük keramet çalışmaktır” der.
Artık Müslümanlar olarak çalışmaya dört elle sarılmalıyız. Yoksa daha çook siyonizmin karşısında dik duruş sergileyemeyiz. Vesselam.

YORUMLAR