Kocaeli Haber

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI-(YEK)

Selçuk KOÇ

Selçuk KOÇ

1975 yılında iki çocuklu bir ailenin ilk oğlu olarak İzmit’te doğdum. İlkokulu Kocatepe ilkokulunda, Orta ve Lise eğitimini Özel Kocaeli Kolejinde tamamladım. Lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Ekonometri, Yüksek Lisans eğitimini aynı üniversitede Ekonometri anabilim dalında 2001 yılında tamamladım. 2000 yılında Kocaeli Üniversitesi İİBF İktisat bölümünde Araştırma Görevlisi olarak işe başladım. 2001 yılında askerlik hizmetini tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesine geçerek Doktoramı tamamladım. 2008 yılında Kocaeli Üniversitesine döndüm. 2009 yılında Yardımcı Doçent, 2012 yılında Doçent oldum. Halen Kocaeli Üniversitesi İktisat Bölümünde Öğretim Üyesi olarak çalışmaktayım.

Temiz enerji kaynakları olarak da bilinen YEK daha açık ifadeyle Yenilenebilir Enerji Kaynakları Türkiye’nin ilgilendiği en önemli enerji politikası olarak son yıllarda yerini almıştır.

Kamu oyunda sıklıkla bahsi geçen hidro elektrik santralleri (HES), rüzgar elektrik santralleri (RES), güneş elektrik santralleri (GES) ile sıkça gündeme gelen bir konudur aslında. Ancak YEK sadece bunlardan ibaret değil. Jeotermal, biyokütle, hidrojen, gelgit, dalga gibi farklı temiz enerji kaynakları da mevcuttur. Ancak dünyada ve ülkemizde en yaygın olanları ilk üç sırada yer almaktadır.

Ülkemizin ekonomik gelişiminde kilit bir noktasında bulunmaktadır. Fosil yakıtlara olan bağımlılığımız ve bu yakıtlardan elektrik enerjisi üreten santrallerin işletme maliyetleri düşünüldüğünde yenilenebilir enerji kaynakları çok önemli avantajlara sahipler. Öncelikle işletme maliyetlerinin çok düşük olmasının yanında devlet teşvikleri sayesinde ilk yatırım maliyetlerinin de kısa sürede dönüyor olması enerji sektöründe KOÇ, Sabancı, Zorlu gibi gruplarında ilgisini çekmektedir.

Bu kapsamda Enerji Bakanlığı 20 bin MegaWatt’lık rüzgar enerjisi hedefine kilitlenmiş durumda. Bu rakam ülkemizin enerji üretiminin %25’ine denk gelmektedir. Benzer bir hedefin güneş santralleri için de gerçekleşmesi durumunda ülkemiz elektriğini zahmetsiz ve maliyetsiz bir şekilde üretme olanağına sahip olabilecektir. Bu da cari açığın kapanmasında ciddi bir katkı demektir. Günümüz itibariyle ürettiğimiz 80 bin MegaWatt’lık elektriğin %7,7’si rüzgardan, %1,7’si güneşten sağlanmakta. Oysa ülkemiz enerji üretiminin yarısını bu iki temiz enerjiden elde edebilecek potansiyele sahip.

Bakanlık’ta bu potansiyeli gördüğü için heyecan verici bir projeye imza atmak üzere. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın “Türkiye’yi yenilenebilir enerji teknolojilerinin üretim üssü haline getireceğiz” diyerek açıkladığı, YEKA (yenilenebilir enerji kaynak alanları) stratejisinin ikinci projesi için teklifler Perşembe günü itibariyle alınmaya başlandı bile. Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalar ışığında, dünyanın en büyük rüzgar türbini üreticileri 1000 megavatlık (MW) rüzgar tesisi yarışması için teklif verecek. İhaleyi kazanan firma yüzde 65 yerlilik oranında rüzgar türbini üretecek olan fabrika yatırımını gerçekleştirecek ve rüzgar teknolojileri alanında Türk mühendisler ve üniversitelerle Ar-Ge yapacak.

İlk aşamada ihaleye, 4 Alman şirketinin yanı sıra, Amerika, Çin, Danimarka merkezli rüzgar türbini üretiminde dünyada ilk 10’da yer alan şirketlerin de aralarında bulunduğu 8 konsorsiyum teklif vermiş durumda. Sonuçlar ise Ağustos ayında belli olacak.

Böylesi ekonomiye ivme kazandıracak haberlerin projelerin artması en büyük dileğimizdir. Bu kadar önemli ve ciddi projenin başarıya ulaşması da ülkemiz ekonomisi için ümit verici gelişmelerdir. Önümüzdeki günlerde YEKA projesi için güzel haberleri duymak dileğiyle…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Merhabalar - 13 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.