Kocaeli Haber

“What do we Want?” Biz Ne İstiyoruz ?

Nurettin YİĞİT

Nurettin YİĞİT

Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, 

Hem seni ziyan eder, hem kendini! [Mevlana] 

Hayatta en değerli hazinemiz isteyebilme dürtümüzün kaynağı irademizdir. 

Evrendeki diğer varlıklar gibi bizler de varlığın bu boyutunda sınırlı bir iradeye sahip olsak ta, sonsuzluğa doğru yürüyüşümüzün ilk adımında istek ve arzularımızı karşılayacak  derece bir iradeye yine de sahip olduğumuzu düşünüyorum.  

Bugün insanlık ailesi olarak bizler binlerce yıllık birikimin üzerine bir şeyler eklemeye çalışırken, diğer bir yandan geçmişimizin bizlerde sonsuzluğa dair farklı şekillerde de olsa oluşturduğu derin bir manayı her birimiz neredeyse her gün hissetmekteyiz. 

Hayatta kavuştuğumuz her başarı, bizlerde fani ve tadımlık bir keyifle sonuçlansa da gelecekte var olmaktan asıl amacımızın temeline, sonsuz bir doyumluluk isteği ektiğini de hiç kimse inkar edemez. 

Ruhumuzun derinliklerinde yaşanan gerçek bu iken günlük çabalarımızda, belki uzun bir vadede kazanacağımız ama bizler için kalıcı olacak amaçlarımıza yönelik değil de tadımlık ve kısa vadeli hedeflere yönelmek, elbette ki hayat ve yaşam kalitemizin oluşmasına veya  artmasına sebep olmayacaktır. 

Ancak şu da değişmez bir hakikattir ki; Ne yaparsak yapalım hayatta istediklerimiz hiçbir zaman tümüyle ve bir anda gerçeklemeyecektir. 

Dolayısıyla hayat mücadelemizin her alanda anlamlı bir şekilde sonuçlanmasını istiyorsak kazanmanın yanında kaybetmenin de, aslında bizlere vereceği anlamlı büyük bir mesajının olduğunu anlamamız gerekecektir. 

Değerli dostlar hepimiz her gün rutin olarak belki de çoğu zaman farkında  olmadan; 

1-Kendimize ve topluma ait eylem ve davranışlarımızı düşünür, gözden geçirir ve beğenmediklerimizi  değiştiririz. 

2-İnsan olarak kendimize ve içinde yaşadığımız dünyaya; evrene dair yeni şeyler keşfeder, hayatımızı bunlara göre yeniden düzenlemeye çalışırız. 

3-Üzerimizdeki sorumluluk ve yükümlülükleri kusursuzca yerine getirmeye çalışır, bunu başardığımızda çok mutlu oluruz. 

Ancak ne var ki bu kazanımlarımız bugün, içinde yaşadığımız 21.yy’da bizlere hala birbirimize saygı duyacak ve karşılıklı güven içerisinde yaşayacak bir ortamı oluşturma noktasında nedense yetmiyor.  

Toplumun huzur ve güveni adına herkes belli bir oranda çaba sarf ederek nispeten başarılı olsa da sanki hala işin en başında imişiz gibi ortak amaçlarımız için birlikte hareket etme isteğimiz oluşmuyor.

Aksine kişisel menfaate yönelik hedeflerimiz gün geçtikte artıyor ve yıllardır topluca yokluğunu hissettiğimiz güzelliklerin de ne yazık ki tadına varamıyoruz.

Tipik olarak başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bizimkisi bittiği halde birbirimize sırt çevirip dünden daha fazla özgürlük peşinde koşturuyoruz! 

Sahip olduğumuz birikimleri yatırıma dönüştürerek sosyal dengeyi sağlamaya katkı sunacağımıza eskisinden daha fazla zenginlik arzuluyoruz! 

Arzuladığımız hedeflerin çoğuna kavuştuğumuz halde, başarılarımızı paylaşarak aramızdaki toplumsal bağı güçlendireceğimize idealimizde bile olmayan daha yüksek zirvelere varmak için hayat enerjimizi israf ediyoruz! 

En kötüsü de; bu tavrımızdan bugün aslında büyük bir acı duyduğumuz halde, sahip olduğumuz ortak güzellikleri neredeyse inkar edecek derecede göz ardı edip birbirimize burun kıvırarak kibirlenmekten vazgeçmiyoruz. 

Kısacası bizler; yeryüzündeki en güçlü varlıklar olarak bugün kendimizden ve hayattan ne istediğimizi bilemez bir hale düşmüşüz diyebiliriz.

Nitekim yerküredearamızda güven ve esenlik oluşturabilmek adına  bu gezegende birlikte 10.000’ler yılı geçirmemiz yetmemiş gibi…

Yine gönülden gönüle bir dili konuşabilmek adına, bugün yeryüzünde keşfettiğimiz 8000’i aşkın alfabetik dil yeterli gelmemiş gibi…

İçine doğduğumuz dünyayı ve evreni keşfetmek ve ortak bir kompozisyonda anlamlandırmak adına yine duygu ufuklarımızda ruhumuzu okşayan 4 bin küsur inanç ve metafizik atmosfer, bizlere tatmin edici bir nefes aldırmamış gözüküyor! 

İnsandan ve insanlıktan mustarip olmaya ve yarının tehlikelerine karşı uyarmaya artık hakkım var sanırım değerli okurlar!

Ruhen ve bedenen sağlıcakla kalın, hafta boyu güzellikleri benliğinizde toparlayın! 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.