Kocaeli Haber

Terörün Etkileriyle Baş Edebilmenin İlk Adımı

Reyyan Uzar

Reyyan Uzar

Terörün Etkileriyle Baş Etmenin İlk Adımı: Kabullenme

Terörün etkilerinden bahsedip karanlık bir tablo çizdikten sonra biraz ruhumuzu aydınlatmak adına bu karanlığı nasıl delebiliriz konusuna değinmek istiyorum. Evet, terör uzun yıllardır ülkemizin gerçeği ve biz uzun yıllardır terörle burun buruna yaşıyoruz. Fakat maalesef son birkaç yılda terör saldırılarının kaynağı, sayısı arttı. Her geçen gün yeni bir terör saldırısıyla karşı karşıya geliyoruz. Ve ister istemez, farkında olalım ya da olmayalım her birimiz bu saldırılardan bir şekilde etkileniyoruz. Kimimiz dehşete kapılıp hem kendimiz hem yakınlarımız için yoğun endişe duyuyoruz, görüntüleri tekrar tekrar izleyip empati kurmaya çalışıyoruz. Kimimizse bu haberleri göz ardı etmeye çalışıyor, endişeden ve kaygıdan kurtulmak için düşünmemeye çalışıyor, adeta bu tür olaylar yaşanmıyormuş gibi davranıyoruz. Peki hangisi doğru?

Her birimiz farklıyız

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki herhangi birini doğru yol olarak değerlendirmek sağlıklı bir yöntem değil. Her bireyin bu tür olumsuz olaylardan etkilenme düzeyi farklıdır. Evet, her birimiz farklıyız ve duygularımızı farklı şiddetlerde yaşıyoruz. Hatta bu şiddetleri farklı düzeylerde dışa vuruyoruz. Daha açıkça ifade etmek gerekirse olaylardan travmatik olarak daha az etkilenen bir kişi duygusunu yoğun bir şekilde dışa vuruyorken, daha fazla etkilenen bir kişi duygusunu dışa vurmuyor olabilir.

Her birimiz farklı düzeylerde etkilendiğimiz gibi bu etkilerle baş etme becerilerimiz de farklılık gösterir. Kimisi için etkili olan bir baş etme yöntemi diğeri için etkili olmayabilir. Burada anlatılanlardan hangisinin sizin için daha etkili bir baş etme yöntemi olduğunu ancak sizde işe yarama düzeylerine göre siz belirleyebilirsiniz.

Anormal zamanlarda verilen “NORMAL” tepkiler

Her şeyden önce insan olarak sınırlarımızın olduğunu ve bu tür olaylardan etkilenmemenin pek mümkün olmadığını bilmemiz gerekir. Mümkün olmaması bir yana sağlıklı da değil. Şöyle bir düşünsenize sürekli birçok vatandaşımızın, yakınlarımızın sırf orada o anda bulundukları için kaza eseri öldüğüne tanık oluyoruz, fakat hiç birimiz hiçbir şekilde korku, kaygı geliştirmiyoruz. Böyle bir tablo sağlıklı olabilir mi? Elbette etkileneceğiz. Ben değil, dünyanın en tecrübeli ruh sağlığı uzmanı bile size etkilenmemenin formülünü veremez. Bu insan doğamıza aykırı bir durum. Öyleyse baş etmenin ilk adımı olarak hissettiğimiz olumsuz duygulanımların anormal zamanlarda verilen “NORMAL” tepkiler olduğunu kabullenmemiz gerekir. Ancak bu kabullenme ve anlamlandırma sürecinden sonra baş etme stratejileri fayda vermeye başlayacaktır. Unutmamalıyız ki hiç birimiz olumsuz duyguları yoğun şiddetiyle yaşamak zorunda değiliz. Kendimize ve birbirimize yardımcı olarak daha tahammül edilebilir bir düzeyde tutabiliriz. Yalnız değiliz, kendimizi ve birbirimizi yalnızlığa mahkum etmemeliyiz.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.