Süresiz nafaka kalkıyor mu? İşte son durum

Türkiye'de boşanma süreçlerini ve aile hukukunu en yakından ilgilendiren, yıllardır hem hukuki çevrelerde hem de kamuoyunda hararetli tartışmalara neden olan süresiz nafaka uygulaması için kritik dönemece girildi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasının ucu açık bir şekilde ömür boyu devam etmesine olanak tanıyan kanun maddesini esastan görüşmek üzere gündemine aldı. Yüksek mahkemenin bu konuda vereceği karar, sadece mevcut dosyaları değil, gelecekte açılacak binlerce boşanma davasının da seyrini kökten değiştirebilecek bir güce sahip.

ANTALYA AİLE MAHKEMESİ “ANAYASA’YA AYKIRI” DEDİ

Milyonlarca vatandaşı ve hukuk dünyasını kilitleyen bu süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan “süresiz olarak” nafaka talep edebileceğini öngören hükmün Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Başvurunun gerekçesinde; nafaka yükümlülüğünün herhangi bir zaman dilimiyle sınırlandırılmamasının mülkiyet hakkı, adalet ilkesi ve ölçülülük prensipleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Dosyayı ilk incelemesinde kabul edilebilir bulan Anayasa Mahkemesi, konuyu nihai karara bağlamak üzere Genel Kurul gündemine taşıdı.

MEVCUT SİSTEMDE YOKSULLUK NAFAKASI NASIL UYGULANIYOR?

Hali hazırda yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, boşanma neticesinde ekonomik olarak yoksunluğa düşecek eş, mali durumu oranında diğer eşten nafaka talep edebiliyor. Mevcut yasal çerçevede bu hak için herhangi bir üst süre sınırı konulmuş değil. Mahkeme tarafından hükmedilen yoksulluk nafakası; nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin vefat etmesi veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması gibi yasal şartlar oluşmadığı müddetçe ömür boyu devam ediyor. Üstelik kanun, nafaka ödemekle yükümlü kılınan tarafın boşanmada mutlaka kusurlu olması şartını da aramıyor. Bu durum, bir kesim tarafından ekonomik olarak zayıf olan tarafın korunması adına savunulurken, diğer kesim tarafından süresiz bir yükümlülüğün hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.

YÜKSEK MAHKEMENİN ÖNÜNDEKİ 3 FARKLI SENARYO

Yarın bir araya gelecek olan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun önünde bu kritik dosyaya ilişkin üç farklı ihtimal bulunuyor. İlk senaryoya göre yüksek mahkeme, süresiz nafaka öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal edebilir. Böyle bir iptal kararı verilmesi durumunda nafaka sisteminde yepyeni bir dönem başlayacak ve yasa koyucunun (TBMM) belirli bir süre sınırı getiren yeni bir yasal düzenleme yapması gerekecek. İkinci ihtimalde ise AYM, yerel mahkemenin iptal talebini reddedebilir; bu durumda mevcut ucu açık sistem aynen yürürlükte kalmaya devam edecek. Üçüncü seçenek olarak ise Genel Kurul, dosya üzerindeki incelemelerini ve hukuki müzakerelerini derinleştirme kararı alarak nihai kararını daha ileri bir tarihe erteleyebilir.

HUKUKÇULAR UYARIYOR: YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR

Hukuk otoriteleri, Anayasa Mahkemesi’nin bu dosyadan çıkaracağı sonucun aile hukukunun genel çehresini ve felsefesini değiştirebileceğine vurgu yapıyor. Özellikle son yıllarda nafaka ödemelerine makul bir süre sınırı getirilmesi ya da evlilik süresine göre kademeli bir nafaka modeline geçilmesi yönündeki toplumsal ve hukuki taleplerin zirve yaptığı bu dönemde, yüksek mahkemenin değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin dört bir yanından boşanma aşamasındaki tarafların ve aile hukuku uzmanlarının gözü kulağı, yarın Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’ndan çıkacak olan bu tarihi karara çevrilmiş durumda.

“Kocaeli ve ilçelerindeki en güncel gelişmeleri kaçırmamak için bizi takip edin. En sıcak Kocaeli haber akışı, asayiş olayları ve yerel duyurular için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.”

Exit mobile version