İşte dünya gündemine oturan korsanlık eyleminin detayları:
“BU BİR KORSANLIK EYLEMİDİR!”
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan sert açıklamada, saldırının uluslararası sularda gerçekleştiği vurgulanarak, İsrail’in seyrüsefer serbestisini açıkça ihlal ettiği belirtildi. Bakanlık, Gazze’ye insani yardım taşıyan sivillere yönelik bu hamleyi “korsanlık eylemi” olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada şu ifadeler öne çıktı:
-
Hukuk Tanımazlık: İsrail’in saldırısı sadece bir filoyu değil, tüm insani değerleri ve uluslararası hukuk kurallarını hedef almıştır.
-
Küresel Çağrı: Uluslararası toplumun, bu hukuksuz eyleme karşı sessiz kalmaması ve ortak bir tavır takınması gerektiği vurgulandı.
-
Vatandaşların Güvenliği: Filoda bulunan Türk vatandaşları ve diğer ülke aktivistlerinin durumuyla ilgili tüm diplomatik kanalların açık olduğu bildirildi.
18 TEKNE İLE İRTİBAT KESİLDİ: ABYANKA VE DRON KUŞATMASI
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası’ndan gelen bilgiler, sahadaki durumun vahametini ortaya koyuyor. İsrail’e ait savaş gemileri ve insansız hava araçları (İHA), filoyu Girit’in 54 mil açığında kıskaca aldı. Son gelen bilgilere göre, aralarında Türklerin de bulunduğu 39 ülkeden 345 aktivisti taşıyan filoda, tam 18 tekne ile irtibat tamamen kesildi. İsrail basını donanmanın teknelere el koymaya başladığını iddia ederken, bölgedeki aktivistler taciz ateşleri ve baskı altında olduklarını rapor ediyor.
DİPLOMASİ TRAFİĞİ: TÜRKİYE VE İSPANYA’DAN ORTAK TEPKİ
Olayın patlak vermesinin ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanyol mevkidaşı Jose Manuel Albares Bueno ile acil bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki bakan, sivil hayatını riske atan bu yasa dışı müdahalenin kabul edilemez olduğu konusunda hemfikir kaldı. İtalya da bölgedeki gemilerinin güvenliği için İsrail ve Yunanistan’dan ivedilikle bilgi talep ettiğini duyurdu.
BİR İNSANLIK TESTİ: KÜRESEL SUMUD’UN MÜCADELESİ
Eylül 2025’te yaşanan ilk müdahalenin ardından pes etmeyen Küresel Sumud Filosu, 2026 Bahar Misyonu ile bir kez daha insani bir koridor açmaya çalışıyordu. Ancak açık denizdeki bu son müdahale, İsrail’in “yardım koridorlarına” karşı sert tutumunu sürdürdüğünü bir kez daha gösterdi. Gözler şimdi, alıkonulan teknelerin akıbetine ve uluslararası mekanizmaların İsrail’e karşı atacağı yaptırım adımlarına çevrilmiş durumda.

