Kıyıdan metrelerce açıkta beliren taş kalıntılar, bölge sakinlerini heyecanlandırırken beraberinde “Burası eski bir yerleşim yeri mi yoksa bir ibadethane mi?” sorusunu getirdi. Geçmişte de benzer su çekilmelerinde görülen alan, bu kez çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıktı.

Kilise mi, Yaşam Alanı mı?
Bölgede uzun yıllardır esnaflık yapan Metin Aksoy, alanın geçmişine dair yetkililerin farklı dönemlerde farklı tespitlerde bulunduğunu belirtti:
-
2016 Yılı Bulguları: O dönemde yapılan incelemelerde, alanda yiyecek saklamak için kullanılan küpler bulunmuş ve buranın bir “yaşam alanı” olduğu değerlendirilmişti.
-
Güncel Tahminler: Müze müdürlüğü yetkililerinin son incelemelerinde ise kalıntıların bir kilise veya ibadethaneye ait olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Haziran Ayından Bu Yana Büyüyor
Geçen yılın haziran ayında su seviyesinin düşmesiyle ilk işaretlerini veren ada, yağışların yetersiz kalmasıyla iyice genişledi. Basında yer alan “ibadet yeri” haberlerinden sonra vatandaşların adaya ulaşmaya çalışarak kalıntıları yakından incelemek istediği gözlemleniyor.
Sapanca Gölü Alarm Veriyor!
Ortaya çıkan tarihi doku her ne kadar ilgi çekici olsa da, bu durum göldeki su krizini gözler önüne seriyor. İşletmeci Aksoy, gölün durumuyla ilgili hayati bir uyarıda bulundu:
“Normalde suyun buradan 40-50 metre daha ileride olması ve duvar dibinde 70-80 santimetre yükselmesi gerekiyordu. Buharlaşma, sulama ve evsel kullanım gölü tüketiyor. Suyumuza dikkat etmezsek tablo daha da ağırlaşacak.”
Yetkililer, tarihi yapıların korunması ve suyun tasarruflu kullanılması konusunda vatandaşları duyarlı olmaya çağırıyor.

