Ormanlarımız

Dünyada ve ülkemizde yaz aylarının sıcak ve kurak geçmesi ile orman yangınlarında büyük oranda artış oldu. Bu yangınların çoğunluğu insanların hatalarından ve insanlıktan nasibini almamış, gözlerini ve aklını hırs bürümüş kimselerin ateşlemesinden kaynaklanıyor. Meteoroloji verilerine göre hava sıcaklığının 25 derecenin üzerinde, nem oranının yüzde 30 un altına düşmesi, rüzgarların sert ve sık yön değiştirmesi yangınların […]

Dünyada ve ülkemizde yaz aylarının sıcak ve kurak geçmesi ile orman yangınlarında büyük oranda artış oldu. Bu yangınların çoğunluğu insanların hatalarından ve insanlıktan nasibini almamış, gözlerini ve aklını hırs bürümüş kimselerin ateşlemesinden kaynaklanıyor.

Meteoroloji verilerine göre hava sıcaklığının 25 derecenin üzerinde, nem oranının yüzde 30 un altına düşmesi, rüzgarların sert ve sık yön değiştirmesi yangınların söndürülmesini zorlaştırıyor.

Uzmanların görüşüne göre ikilim değişikliğinin oluşan yangınlarda doğrudan bir ilgisi yok. Yalnız sıcaklığa bağlı nemin azalması yangınlara sebebiyet veriyor. 1930- 1980 yılları arasında orman yangınları daha az olmuş.

Yangınların oluşmasında insan faktörü (hataları) yüzde doksan olduğunu yine uzmanlar söylüyor. İnsanların dikkatsizliği ve duygusuzluğu önem arz ediyor. Yolda giderken içtiğimiz suyun cam şişesini, yada sigara izmaritini arabanın camından atmamız ormanlarımızın ve içindeki binlerce canlının yanmasına sebep oluyor.

Çevre; biz insanların içinde bulunduğu ortamlardır. Evimiz, bahçemiz, sokağımız, yolumuz, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, akarsular, göller, bizimle birlikte yaşayan canlıların tümü çevremizi oluşturur.

İnsan temiz ve sağlıklı ortamda yaşamak ister. Son yüzyılda nüfusumuzun arttığı, teknolojinin geliştiği, fabrikaların belirli bölgeleri seçmesi, insanlarımızın beldelerden şehirlere göç etmesi çevrenin ve  doğanın kirlenmesine yok olmasına sebep oluyor. Hava, denizler, göller, ırmaklar kirleniyor. Ozon tabakası inceliyor. İnsanların çoğunlukta yaşadığı bölgelerde hayvanların sayısı azalıyor. Ormanlar arazi kazanmak için açılıyor

Allah cc tabiatı yeşil olarak yaratmış. Yeşil alanların yok olması tabiattaki ekolojik dengeyi bozuyor. Yüce kitabımız Kur’an; her şeyde bir ölçü, düzen, adalet ve dengeli bir biçimde yaratıldığı hatırlatılıyor. Hicr suresi 19: “Yeri yaydık, oraya sabit dağları yerleştirdik, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” İbrahim 32-33. Ayetlerde. “Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkaran, ırmakları hizmetinize veren, gece ile gündüzü size hizmet ettiren yine Allah’tır.”

Verilen bu nimetlerden tatlı su, temiz hava, güneşin ışınları ile olgunlaşan meyveler ve her çeşit bitkiler Allah’ın bir lütfudur.

Peygamberimiz s.a.v. “Kıyamet koparken bile olsa elinizde bir fidan bulunurda onu dikmeye gücü yeten hemen diksin.” Yine “Kim yolcuların ve hayvanların gölgelendiği bir ağacı lüzumsuz yere keserse Allah onu baş aşağı cehenneme atar.” buyurdu.

Atalarımızın bir sözü var. “Yaş kesen baş keser.” Derler.

Kendi hataları yüzünden vatanına milletine öfke kusan, aklı başından firar etmiş insanlar ülkemizde gereken cezayı almalıdır.

60 sene önce Anadolu da karatiren den çıkan dumanların arasındaki bir kıvılcım temmuz ayında buğday tarlasına sıçrar. Buğdayların biçilme zamanı gelmiş sapsarı olmuşlardı. Birden demiryolu boyundan buğdaylar yanmaya başladı. Belde de o zaman 3-4 tane traktör var. Birisi oradan geçerken yangını fark eder. Hemen tarlanın ortasından yangın büyümesin diye bir iki sıra sürüp hızla köylüye haber vermek için gider.  Millet kazma ve küreklerini alarak yangın bölgesine koşarlar. O zaman kazada itfaiye teşkilatı yok, yangın söndürme uçakları yok. Fakat yangını üzerine toprak atarak söndürürler. Vatandaş çok duyarlı. Köyde kasabada vatandaşın birisi halka kötülük yapmaya kalktığında hemen o bölgeden dışarı atılır, cezası kesilirmiş. Bu olay bir yangın haberi duyduğumda hemen aklıma geliyor.

Güzelim dünyamızı yaşanır yahut yaşanmaz hale getirmek biz insanların elinde. İnsanoğlu okumaklada her zaman adam olmuyor. Sevgiden uzak, İslam ahlakını bilmeyen yaşamayan insanlardan nasıl hayırlı olması beklenir. Vatanımızı korumak kollamak hepimizin görevidir. Vesselam.

Exit mobile version