Orhan Camii’nde yüzyıllardır süren gelenek!

İzmit’in fethinin sembolü olan 1332 yapımı tarihi Orhan Camisi, Kurban Bayramı namazında vatandaşların akınına uğradı. Yüzyıllardır süregelen ecdat yadigarı geleneğe uyularak bayram hutbesi, minbere çıkan İmam Hatip Kenan Yılmaz tarafından 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla irat edildi.

İzmit manzaralı fethin sembolünde saf tuttular

Kente hakim bir tepede yer alan ve İzmit Körfezi manzarasıyla dikkat çeken 694 yıllık tarihi Orhan Camisi, Kurban Bayramı sabahında namaz kılmak isteyen vatandaşların akınına uğradı. Bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olma özelliğini taşıyan asırlık ibadethaneyi dolduran cemaat, bayram namazını eda etmek için yan yana saf tuttu. Kurban Bayramı namazının kılınmasının ardından, camide yüzyıllardır yaşatılan asırlık “kılıçla hutbe okuma” geleneği gerçekleştirildi. İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, İslam’ın adaletini ve fethi temsil eden yaklaşık 100 yıllık Osmanlı tören kılıcını kuşanarak minbere çıktı.

“1999 depreminde ağır hasar aldı, sahra çadırında ibadet edildi”

Caminin tarihi ve geçirdiği restorasyon süreçleri hakkında bilgi veren İmam Hatip Kenan Yılmaz, ibadethanenin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak kale surlarının içerisine inşa edildiğini belirtti. Caminin asırlar boyunca birçok kez onarıldığını ve 1843’ten günümüze kayıtlı 6 büyük onarım gördüğünü ifade eden Yılmaz, yakın tarihteki en büyük kırılma noktasının 1999 depremi olduğunu hatırlatarak şu bilgileri paylaştı:

“Camimiz, Gölcük-Değirmendere merkezli gerçekleşen ve birçok vatandaşımızı yitirdiğimiz 1999 depreminde ağır hasar aldı ve 4 yıl boyunca ibadete kapatıldı. Bu süreçte ibadetler, cami bahçesine kurulan bir sahra çadırında devam etti. İlk 3 yıl çalışma yapılamadı, 4’üncü yıldaki hızlandırılmış çalışma ise aslına çok uygun olamadığı için bunun telafisi 2015 yılında yapıldı. 2015-2017 yılları arasında 2,5 seneye yakın bir süre camimiz yeniden ibadete kapatılarak mekanik, teknik ve görsel olarak aslına uygun şekilde detaylıca restore edildi.”

Sultan Abdülmecid Han’ın şifa bulduğu Hünkar Mahfili

Tarihi caminin en detaylı restorasyonunu 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde gördüğünü aktaran Kenan Yılmaz, bugün camide yer alan 4 sütunlu ahşap iç kubbenin, kadınlar bölümünün, minberin, kürsünün ve hünkar mahfilinin o dönemde kazandırıldığını söyledi. Hünkar Mahfili’nin özel bir hikayesi olduğunu dile getiren Yılmaz, “Sultan Abdülmecid Han’ın astım rahatsızlığı varmış. Burayı ziyareti esnasında havanın kendisine iyi geldiğini ve şifa bulduğunu görmüş. Hem buranın havasından istifade etmek hem de geldiğinde ecdat yadigarı bu camide konaklayıp istirahat ederken ibadetini huzurla ifa edebilmesi niyetiyle hünkar mahfili camimize eklenmiş” dedi.

“Orijinal kılıç çalındı, 100 yıllık tören kılıcıyla geleneği yaşatıyoruz”

İstanbul’daki Ayasofya-i Kebir Camisi’nde olduğu gibi İzmit Orhan Camisi’nde de cuma ve bayram hutbelerinin kılıçla okunduğunu vurgulayan İmam Hatip Kenan Yılmaz, bu geleneğin taşıdığı manayı ve kılıcın tarihini şu sözlerle anlattı:

“Burada kılıçla hutbe okunmasının birden fazla manası vardır. Kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Bu fetihler bir yeri işgal etmek için değil; İslam’ın adaletini oralara götürmek ve zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Aynı zamanda burada bir devlet sistemi ve otoritesi olduğunu, hiç kimsenin bir başkasının hakkını gasp edemeyeceğini ve kendi eliyle ceza veremeyeceğini, bunun ancak devlet eliyle yapılabileceğini temsil eder. Cemaatimiz mevcut kılıcın tarihini çok soruyor; asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış. Ancak biz bugün elimizde bulunan yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, ecdadımızın bu güzel asırlık geleneğini hakkıyla devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz.”

Exit mobile version