2022; Ekonomi de kan ve gözyaşı mı?

2022; EKONOMİ DE KAN VE GÖZYAŞI MI?

Yazımıza Ahmed Eflaki’den bir Hikaye ile başlamak istiyorum: Yine arkadaşların ulularından nakledilmiştir ki: Çelebi hazretleri (Allah onun kadrini yüceltsin) Ladik şehrini şereflendirmişti. Birkaç gün o ülkenin büyükleriyle eğlendiler. Birdenbire bir kıtlık oldu. Hiç yağmur yağmadı. Şehrin halkı hep birden yağmur duasına çıktılar; fakat yağmur yağmadı. Otlar tamamiyle kurumağa yüz tuttu ve güneşin hararetinden yandı. Şehrin bütün ahalisi düşündüler. Çelebi hazretlerinin aleyhinde, taşkınlıklar gösterip ona: "Mutlaka bu şehirden çıkıp gitmen lazımdır. Arkadaşlarınızın terbiyesizliği yüzünden bütün sahra yanıp kavruldu. Yüce Allah kahretmiş yağmur göndermiyor," dediler. Bunun üzerine Çelebi hazretleri büyük bir hiddet gösterip: "Ey mayası bozuk eşekler! sizin bizimle ve müritlerimizle ne işiniz var? Sizin maksadınız yağmurun yağması ve onun semeresini elde etmektir. Siz kendi işinize gidiniz. Biz Gökün su emiri olan Hüdavendigar'ımızdan kül renkli toprak mensuplarının susuzları için yağmur isteriz," dedi ve derhal buyurdu. Bütün arkadaşlar ve emirler atlarına binip şehirin dışında bulunan çeşmenin başına gittiler. Tavas kalesinin emiri olan ve müflis müridlerden sayılan biricik emir Şücaeddin İlyas'ın bağına girdiler. Ariflere yaraşır eğlencelerle meşgul oldular. Çelebi, birdenbire kalktı, bir tepe üzerinde mübarek başını açtı, Kıbleye karşı rükua vardı ve büyük bir huşu içinde münacatla meşgul oldu. Bir saat sonra: "Yarabbi, dostların başına yağmur yağdır," diye bir nara attı. Hemen o anda göğün her tarafında büyük bulutlar peyda oldu, şimşek çaktı, gökgürültüleri insanlarda akıl bırakmadı. Anlatılamayacak derecede yağmur yağdı, seller koptu, bağlar su doldu ve bütün dostlar o yağmurun azametinden gülistanda yuvarlanıp fıferinlerde bulundular ve bu Allah'a yakınlık ve kudretten dolayı hayrette kaldılar.

Şiir: İçinde, ateşe tapan nefsi ölen kimseye, güneş ve bulut itaat eder. Seller ve ırmaklar onun istediği şekilde akar. Yıldızlar onun istediği gibi olur. İstediği yere matem, istediği yere de neş'e verir.

Hayatı boyunca risk almamış yada baskı altında kriz yönetimi yapmamış kişiler yönetici ve idareci olduğu yerde o kurumlarda başarı ve sonuç alamaz. Savaş sanatları ile ilgilendiğim için korku fizyolojisi üzerine de eğitimler aldık. Yani baskı altında, risk altında ölümcül bir yara ve darbe almadan, saldırganın fizyolojisini okumayı vs bilerek yaşamda kalmayı öğrenir ve öğretiriz. Peki Ömrü boyunca belki evladı yada bir yakınını gece acil servise getirmek için yoğun trafikte doğru bir güzergah seçip karar almamış kişiler kriz yönetiminde nasıl doğru karar alırlar. Bunları niye örnek veriyorum baskı altında kriz yönetimi kolay değildir bunu başaran yönetici ve idareciler doğru kararları alıp uygulamaya koyarlar öyle yada böyle başarı sağlanır. Gemiyi yara alsa bile limana ulaştırmaktır başarı. Kaptan fırtınada gemi hasar görmesin diye değil karaya gemidekileri sağ sağlam ulaştırdığında iyi olduğu kanaati olur.

Küresel bir krizi 2022 yılında derinden hissedeceğiz. Çin dünyada gıda stoğunu yapan belki de tek ülke. Bu süreçten fazla etkilenmeden çıkmak için öngörüsünü kullanmış tedbirlerini almış. Türkiye olarak gıda sorunu yaşamayız belki fakat aşırı pahalı tüketim yapacağımız kesin. Peki karar alıcılar bu krizi nasıl yönetecek asıl mesele bu. Asgari ücrete yüzde 53 zam yapıldı peki tüketim ürünlerine gelen ve gelecek zamlar karşından bu ücretin alım gücü ne aşamaya geldi/gelecek. Özellikle elektrik tüketiminde kademeli ücretlendirme dar gelirli aileleri daha da pahalı elektrik kullanmasına sebep verecektir. 150kw geçmeden elektrik kullanımı sadece evi az kullanan bekarlar için geçerli olur. Detaylara girmiyorum düşünüp hesaplayan anlar.

KAN VE GÖZYAŞI

Bu küresel krizde öncelikli çözülmesi gerekenler nelerdir karar alıcı ve uygulayıcılar doğru karar almalı ve doğru yolu çizmelidir. Deneme yanılma yapılacak bir süreçte değiliz. Öncelikli olarak “Güven” sağlanmalı. “Yükselen enflasyona” karşı etkili olacak enstrümanlar kullanılmalı enflasyon mümkün olduğu kadar düşük tutulmalı. Yüksek enflasyon demek alım gücünün azalması demektir. Maaşlara yapılan zamların erimesi demektir. Alım gücünün düşmesi demek tüketici güven endeksi düşmesi yani harcamaların durması demektir. İşte burada kriz başlamaktadır. Harcama olmayınca esnaf iş yapamaz hale gelmeye başlar. Esnafın iş yapamaması demek tedarikçinin mal satamaması demektir. Peşinden işletmeler kapanmaya ve Ticaret olmayınca işten çıkarmalar başlar. İşsizlik artmaya başlar. Kriz derinden derine gelir. Güven yok olmaya başlar. Güven olmayınca piyasa düzelmez ve borçlar ödenemez hale gelir. Alacağı olan kişi alacağını güven olmayan ortamda alamayacağını düşündüğü için ödemesi gereken borcunu da ödemek istemez ve geciktirebildiğim kadar geciktireyim der ve bu zincirleme devam eder. Bununla birlikte iflaslar başlar işsizlik artmaya devam eder güvensizlik derinleşir. Politika faizi böyle ortamda düşürülmeye devam ederse enflasyon artmaya ve saydığımız sarmal devam eder, Kan ve Gözyaşı akar akar…

Sonuç olarak; güven vermeyen piyasa düzelmez. Harcamaların kısılmaması için rasyonel ekonomi politikaları gereklidir. Vatandaşın tasarruf için biriktirdiği döviz ve altın gibi yatırımlarını talep edenler vatandaşa güven verip ikna edebilmeli. Zarar etmeyeceğine kazancının azalmayacağına ikna edilmeli. Geçmişte yaşanan örnekler varken vatandaş kazancından birikiminden kayıp vermek istemez.

Yazının başında yazdığım hikayeyi tekrar dikkatle okuyun.

Özlü söz; “Süregelen enflasyon süreci ile, hükümet, vatandaşlarının servetinin önemli bir bölümünü gizlice ve fark edilmeden kendine transfer edebilir.” – John M. Keynes-

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Aktaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.