Kur korumalı TL mevduat hesabı; faize kılıf mı?

KUR KORUMALI TL MEVDUAT HESABI; FAİZE KILIF MI?

Kur korumalı TL mevduat ürünü hesabı uygulaması 21/12/2021 tarihinde devreye alındı. Ve TCMB hergün saat:11:00’de kur farkı için belirlediği dolar kurunu yayınlayacak. Peki nedir bu Kur Korumalı TL Mevduat hesabı; birikimlerini TL mevduat olarak değerlendiren vatandaşların kurlardaki oynaklık karşısında mağdur(!) olmaması için Dövize Endeksli Türk Lirası mevduat olarak adlandırılan hesaba bundan böyle “Kur Korumalı TL Mevduat” adı verildi. Bu hesabın faizi en az Merkez Bankası Politika Faizi kadar olabilecek. Vade dolduğunda elde edilen faiz geliri ile vade boyunca kur değişimi oranı karşılaştırılacak ve hangisi daha yüksek ise o uygulanarak nema verilecek. Fakat vade sonunda kur değişiminin faiz oranı üzerinde kalması halinde oluşan fark müşteri hesabına TL olarak yansıtılacak. Ayrıca bu üründeki gelirden stopaj kesintisi yapılmayacak. Bu hesabı sadece gerçek kişiler açabilecek. Hesap sahipleri 3,6,9 ve 12 vadeyle hesap açabilecekler. Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile hesabın kapatıldığı tarihteki TCMB kurundan düşük olan üzerinden hesap bakiyesi güncellenecek.

Peki Hangi Kur Uygulanacak? Dövizin TL’ye çevrilmesinde ve kur farkı hesaplanmasında ise Merkez Bankası’nın ilan ettiği kurlar kullanılacak. MB her gün saat 11:00’de bu mevduata özel ABD doları döviz alış kuru açıklayacak. Vadeden önce hesaptan para çekilmesi durumunda ise hesap vadesiz hesaba dönüşecek ve hesap sahipleri faiz alamayacak. Bu sisteme isteyen her banka katılabilecek. Şuan için Katılım bankalarına yönelik bir yöntem geliştirilmedi. Yani Faizsiz bir yöntem yok. Ancak katılım bankaları için de bir çalışma yapıldığı açıklandı. Açıkçası Faizsiz nasıl bir cazip hesap geliştirecekler merak ediyorum.

Bu sistem daha önce uygulandımı?

Benzeri uygulamalar daha öncede yapıldı. Mesela İlk olarak 1967 yılında yapıldı “Dövize Çevrilebilir Mevduat” hesabı olarak uygulandı, çok detaya girmeyeceğim, hazineye çok yük bindi 1977 yılına kadar gelindi vatandaşa ödeme yapılmaz hale gelindi başarılı bir uygulama olmadı. Mesela 1994 yılında da Tansu Çiller Hükümeti döneminde ortaya çıkan ekonomik krizde oluşan Devalüasyon sonrası piyasayı rahatlatmak için yeni bir enstrüman icat ettiler. 3 aylık % 50 net kar veren “süper bono” adı verildi. O dönemde devalüasyon sonrası döviz kaynaklı borçlarını ve zararlarını kapatmak için vatandaş bu bonolardan kapış kapış aldı elindeki dövizleri sattı. 12.000 TL’den 42.000 TL’ye çıkan dolar 30.000 TL’ye indi. Açık pozisyonda kalan bazı bankalar sanırım MB müdahale eder diye beklerken MB müdahale etmedi ve battı. O şartlarda MB bankasının da müdahale edecek rezervi ve stratejisi olduğunu sanmıyorum. Borcunu 42.000 TL değerinden ödemeye kalkanlardan da batan şirketler oldu. Ödemeyip bekleyenler ise kazançlı çıktı diyebiliriz çünkü dolar 30.000 TL’ye çekildi.

Bu uygulamalardan şu anlaşıldı ki vatandaşın döviz karşısındaki tasarrufunun erimemesini garanti altına alacak olan örtülü yada açık faiz operasyonu, döviz kurlarını durdurmaya yetmekte ve vatandaşı panik şeklinde döviz satmaya yönlendirmektedir. Son yaşadığımız süreçte de bunu görmekteyiz. Tabi ki bir gecede vatandaşın sattığı dolar ile bu kadar hızlı düşmesi beklenmez. Elbette ki belli miktarda rezerv satılmıştır. Bilinmeyen ve açıklanmayan yüklü bir satış olduğu da matematiksel olarak ortada. Çünkü bir önceki hafta 2 milyar dolar müdahale olduğu halde piyasada dolar düşmedi, piyasa banamısın demedi daha da yükseldi.

Sonuç olarak; gelinen noktada yapılmak istenen ve uygulamaya koyulan sistem ile kurların yükselmesini sağlayan sebepleri bertaraf etmek zaman alacağı için bunun yerine sonucu ile uğraşıp acil müdahaleyle ilaç tedavisi diyebileceğimiz uygulama devreye alındı. Bu tedavi yöntemi ile vatandaşa; bizim sunduğumuz şartlar ile yeni ürün olarak açacağın mevduat hesabında paranı tutarsan döviz kazancı ile faiz kazancı arasında kalan miktarı devlet olarak sana vereceğiz deniyor. Burada 3,6,9 ve 12 aylık vade seçenekleri ve şartları var. Bunu garanti eden bankalar değil doğrudan Devlet Güvenceli. Ayrıca ihracat yapan firmalar zarar görmesin diye ileri vadeli döviz kur teklifleri olacak. Yani farklı kur uygulamaları, farklı faiz uygulamaları olacak. Bunları yapmak demek emisyon sağlanacak demek yani para basılacak. Gizli katlı kur ve gizli faiz diyenler de var bu uygulamaya.

Bu noktada Faiz ile mücadele ediyoruz derken vatandaşa Mevduat ismi ile Faizi teşvik etmek tartışması başlıyor. Özellikle Faizin her türlüsüne karşı hassas olan vatandaş Mevduat hesabına para yatıran belli bir kesimin zarar etmemesi için benim üstüme yük bindirerek Mevduat sahiplerinin zararını mı karşılayacak Devlet sorusunu sormaya başladılar.

Biz de soralım; Faize karşıyım ve benim kazancımdan kesilerek yada üstümüze ekstra vergi yükü ile hazineden bu mevduat sahiplerinin zararlarını karşılamak caiz ve adil mi?

Özlü Söz; “Eğer girişim ilerliyorsa, bolluk ekonomi ile birlikte artar; ama girişim yoksa bolluk ekonomi ile birlikte çürür.” -John Maynard Keynes-

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Aktaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.