Ümmü Eymen

ŞEREFLİ ANNEMİZ ÜMMÜ EYMEN

İslam tarihine ismini altın harflerle yazdıran annemiz Ümmü Eymen R.A. Hayatını okurken duygulandığım cefakar, vefakar annemiz.Ömrünü peygamberimize ve islama adayan, çalışkan ve hanımlara büyük destek sağlayan, sakinleştiren annemizin asıl adı Bereke dir.

Peygamberimizin “Annemden sonra annem” buyurduğu, doğumuna şahit olan bakıcısı, dert ortağı olan annemiz ilk müslüman olanlardandır. Kocasını ve bir oğlunu müşriklerle yapılan savaşlarda şehit vermişti. Müslümanlara karşı açılan savaşlarda diğer Müslüman hanımlar gibi hemşirelik, aşçılık, su taşımacılığı, hastaların taşınması gibi işleri organize eden mücahide annemiz. En önemlisi de, şehit ailesini ve evlatlarını teselli etmede gösterdiği gayret, sabır çok takdir edilmiştir.

Ümmü Eymen Peygamberimizin s.a.v. babası Abdullah ın hizmetçisi idi. Peygamberimize bebeklik ve çocukluk çağında severek çok bakmıştır. Peygamberimiz s.a.v. 6 yaşında annesi Amine ve Ümmü Eymen ile Medine ye babasının mezarını ziyaret etmeye gitmişlerdi. Dönüşte Amine hatun yolda vefat etti. H.z Muhammedi Ümmü Eymen Mekke ye getirip dedesine telim etmişti. Fakat H.z Muhammedi hiç bırakmamış, dedesi ve amcasının yanında iken bile hizmetini görmüş, kendi evladı gibi ilgilenmişti.

Ümmü Eymen İslamiyet gelmeden önce evlenmiş ve Eymen isminde bir oğlu vardı. Fakat kocası genç yaşta vefat edince oğlunu tek başına büyütmüştür. Peygamberimiz s.a.v. Müslümanlığı yaymaya başlayınca oğlu ile beraber hemen Müslüman oldular. Oğlu Eymen r.a. Hayber gazasında şehit olmuştur.

Peygamberimiz s.a.v. H.z Hatice ile evlendiğinde hizmetçisi olan Zeyd bin Hariseyi Peygamberimize hediye etti. Rasulullah, Zeydi serbest bırakmıştır. Fakat Zeyd Peygamberimizden ayrılmamıştır. Memleketi İran tarafından olan Zeydin babası ile amcası, onu Mekke ye kadar gelerek bulmuşlardı. Peygamberimize oğlunu bırakması için yüklü miktarda para teklif ettiler. Fakat Zeyd babası ile memleketine gitmeyip Peygamberimizin yanında kalmayı tercih etti. İlk Müslümanlardan olma şerefine erdi.

Peygamberimiz s.a.v. “Cennet ehlinden bir kadınla evlenmek isteyen Ümmü Eymen ile evlensin”. buyurduğunda Zeyd bin Harise hemen kabul edip evlendiler. Bu evlilikten ünlü İslam orduları komutanı Üsame bin Zeyd dünyaya geldi.

Ümmü Eymen Mekke de onüç sene Müslümanlarla beraber çok büyük sıkıntılar çekti. Mekke devrinin son yıllarında üç sene çok ağır muhasara altında kaldılar. Bulundukları mahalleden çıkamaz oldular. Alış veriş için bile çıkmalarına müsaade edilmiyordu. Açlıktan ölen bile oldu. Peygamberimiz karnına taş bağladığı olmuştur. Bu kadar sıkıntıda hiçbir Müslüman dininden dönmeyi hiç düşünmedi. Ümmü Eymen ve H.z Hatice Hanımlara cesaret verdiler. Mücadeleyi elden bırakmadılar. H.z Hatice vefat edince Peygamberimizin ikinci annem dediği Ümmü Eymen O nu hiç yalnız bırakmadı. Hep hanımlara sahabelere moral verdii

Medine ye hicret izni verildiğinde Ümmü Eymende hicrete katıldı. Yolculuk sırasında oruçlu idi. Akşam olduğunda “Revha” denilen yerde mola verilmişti. Kafilede yanlarında hiç kimsede su kalmamıştı. Susuzluktan kıvranan Ümmü Eymene bir anda semadan beyaz bir ipe bağlı kap içinde su uzandığını görüp kanasıya içmiştir. Bu hadiseyi anlatıp, o günden sonra hiç susuzluk çekmediğini hayatı boyunca anlatmıştır.

Uhud savaşında sahabe hanımlarla çok yardımcı oldu. Yaralıları tedavi edip Medine ye götürülmelerini sağladı. Şehit ailelerini teselli edip sakinleştirmede insanüstü gayret sarf etmiştir. Müslümanlar arsında O nu tanımayan, saygı göstermeyen yoktu. Hayber gazvesinde oğlu Eymeni şehit vermesine rağmen, cesaretini kaybetmemiş, yaralıları tedavi edip, savaş meydanında geri hizmetleri organize etmiştir.

Rumların yüzbin kişilik ordusuna karşı Müslümanlar üçbin kişilik ordusu ile yapılan Mute harbinde kocası Zeyd bin Harise şehit oldu. H.z Zeyd Mekke de Peygamberimizin hizmetçisi “o zamanki şartlarda kölesi” idi. İslamla şereflendi, ordu komutanı olarak dünyanın en güçlü ordusuna karşı komutan olarak savaştı ve şehit oldu.

H.z Zeyd ile Ümmü Eymenin oğlu olan Üsame bin Zeyd Peygamberimizin ağır hastalığında vefatından önce Suriye taraflarına gitmeye hazırlanan ordunun komutanı olarak tayin edilmişti. Annesi Ümmü Eymen; -Oğlum son olarak git Peygamberimizi ziyaret et. Diye tavsiyede bulunmuştur.

Peygamberimiz vefat edince Ümmü Eymen günlerce ağlayıp göz yaşı döktü. H.z Ebubekir, Ömer ziyaretine gidip teselli etmek istediler. Ümmü Eymen. –Beni Rasulullahın vefatı ağlatmıyor. Her canlı ölümü tadacaktır. Ben vahyin kesildiğine ağlıyorum. Bundan sonra Müslümanlar arasında kargaşalık çıkar diye ağlıyorum. Demiştir.

Yine H.z Ömer şehit edilince çok ağlamış ve iyice yaşlanmıştı. Ashabı kiram O nu sık-sık ziyaret edip hürmet gösterirlerdi. Kendisine yıllık maaş bağlanmış, hanım sahabeler de bakımını sağladılar. H.z Osman ın halifeliğinin ilk aylarında vefat etti. Ashabı kiram sanki kendi anneleri ölmüş gibi üzülmüşlerdi. Medine sokakları sanki panayır gibi kalabalık oldu.

Böyle sahabelerin hayatlarını okumak bizlere büyük bir şereftir. Yarabbi bizleri Peygamberimize ümmet, sahabesine komşu eyle Amiin.

Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.