Mehmet Saburlu köşe yazısı insanlığın sorunu açlık

İNSANLIĞIN SORUNU AÇLIK

   Cenabı ALLAH c.c. yarattığı canlıların yaşayabilmesi için onların rızıklarını da yaratmıştır. Dünyamızda sekiz milyar kadar insan yaşamaktadır. KUR’AN-ı kerim de “Ben sizleri birbirinizle alışveriş yapasınız ve iyi geçinin diye kabilelere ayırdım” buyurur.  Peygamberimiz s.a.v. “ Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”  diye uyarır. Fakat insan açgözlüdür. Nefsine yenilip her şeyi kendinde toplamak istiyor.

   Dünyada milyonlarca insan Az veya çok eksik beslenmektedir. Asya kıtasında 381 milyon. Afrika da  250 milyon insan açlık sınırının altındadır. 16. Asırdan itibaren sömürgeci devletler ve bitmeyen savaşlardan, beslenecek gıda ve su bulabilmek için insanlar yollara düşüyor. Çoğu yollarda ölüyor. Sömürgeci Avrupa kendi rahatları için Afrika daki verimli toprakları ve madenleri ellerinde tutuyor, halkı açlığa terk ediyor.

   Son yıllarda ülkemiz, biraz toparlanınca Afrika ya, ve diğer fakir ülkelere yardım elini uzatmaktadır. Su kuyuları açıyor ve topraklarını işleme usullerini göstererek,  birazda olsa faydalı olmaya çalışıyor. Habeşistan, Somali, Yemen, Miyammar,  Bengladeş, Güney Amerika daki küçük devletlerin toprakları verimlidir. Yer altı suları bakımından zengindir. Zengin ülkeler onları sömürebilmek için çıkardıkları savaşlardan halkları açlıktan ölmektedir. Bunların çoğu İslam ülkeleridir. İNŞAAALAH Müslümanlar artık uyanırda yüz elli sene önceki huzurlu yaşamlarına kavuşurlar.

   Canlıların çoğu sıcak iklimlerde yaşar. Soğuk bölgelerde nüfus yoğunluğu azdır. Nüfuslarını artırabilmek için güney yarımküreden göç alırlar. Kuzey- Güney yarımküre arasında refah eşitsizliği çok fazladır.

   Açlık problemi dünyanın her yerinde aynı değildir. Batı Avrupa,  kuzey Amerika, Avustralya da besin maddelerinin üretimi, nüfuslarına göre çok fazladır. Fazla olan ürünlerini yüksek fiyata gelişmiş ülkelere ihrac ederler. Ürettikleri ürünler kendilerine yetebilen Latin Amerika,  bazı Afrika ülkeleri. Bizim ülkemiz. Birde nüfuzu kalabalık olup, toprakları verimli olduğu halde üretemeyen ülkeler vardır. Hindistan gibi ülkelerde daha insan gücü ile tarım yapılmaktadır. Japonya da okuma oranı ve teknik yüksek olduğundan, bir hektardan 400 k.g pirinç üretiliyor. Hindistan ın okuma oranı düşük ve kara sabanla tarım yapıldığından hektar başına 150 k.g pirinç elde ediliyor. Çin in nüfusu kalabalıktır. Hindistan kadar toprakları verimli değildir, ama gıda sıkıntısı çekilmiyor. Hindistan ve Pakistan tarafları Dünya kurulduğundan beri verimli topraklara sahiptir. Fakat halkın çoğu fakirdir. Makineli tarıma geçebilseler ve bilinçli tarım yapılsa, dünyayı besleyecek ürün elde ederler. Dünyamızda sekiz milyar insan yaşamakta, ama bunların %11 i açlık sınırının altındadır. Normal şartlarda dünyamız ALLAH ın izni ile otuzbeş milyar insanı besleyecek topraklara sahiptir. Yaratılan bütün canlıların rızkını ALLAH c.c. veriyor. Fakat onu çalışarak elde edecek insanoğludur. Kargalar bile güneş doğarken rızıklarını aramak için uçarlar. İnsanoğlu yalnızca kendi midesini düşünür.

   “Müslümanlar bir tarağın dişleri gibi birbirine eşittir”  Kendilerini birbirinden üstün göremezler. Çalışıp üreterek darda olan kardeşine yardım eder. Bunun için zekat vermek farzdır. Kazancı yerinde olan Müslümanlar zekatlarını güzelce hesap edip verseler, ülkemizde ve İslam ülkelerinde açlık çeken insan kalmaz.

  Ülkemizde de bazı bölgelerde tarım bilinçli olarak yapılamamaktadır. Köylümüz devletten destek aldığı halde bazıları tarlasını işlemiyor. Görevlilerde tarlaları kontrol etmiyor.  Araziye çıkmadan ziraat mühendisliği yapılamaz. Gönülden isteyerek yapılması gerekir. Gençlerimiz şehirde asgari ücretle çalışıyor, kendi bahçelerinde çalışmak istemiyorlar. Dünyada zarar etmeyen mesleklerden biriside hayvancılıktır. Ama emek vermek şarttır.

  Kuzey yarımkürede bataklıklar ülkesi olarak bilinen Finlandiya, veterinerler ve ziraat mühendisleri sayesinde tarımda söz sahibi olmuştur.

   Anadolu dan okumak için şehre gelen kardeşlerimiz köylerine  birer ağaç dikseler her taraf yemyeşil olur.

   Dünyada açlık tehlikesini önleyebilmek için ilmi çalışmalar yapılıyor. Fakat sanayi bölgeleri de en verimli tarım arazileri üzerine kuruluyor. Dünyada beşyüzbin bitki çeşidi olduğu halde 350 çeşidi tanıyıp kullanılıyor. Açlıkla yapılan savaşta, tarım alanlarını korumak ve üretimin artması için önlem almak gerekir. Bunların başında ormanların korunması gelmektedir. Orman olan yerde yağış bol olur. Erozyon önlenmiş olur. İlim adamları; -İnsanlar ormanın önemini anlayabilseler, ormanların tahribatını önleyebilmek için nöbet tutarlardı. Diyorlar.

  Bizim ünlü bir Atasözümüz vardır. “Yaş kesen baş keser” diye.

  Osmanlı da tarlalar birkaç yıl ekilmediği zaman o yerler alınıp çalıştırana veriliyordu.

   Açlığın önüne geçmenin bir diğer yolu, silahlanmaya ayrılan paraların bir kısmı ile insanların teknik ve kültürel bilgilerinin artırılması gerekir. Çiftçilik yapan insanlarımızın sulama- ilaçlama- gübreleme- budama- ekme- biçmeyi bilmeleri gerekir.

   Açlığın bir diğer sebebi israftır. “Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz. ALLAH c.c israf edenleri sevmez”. Buyurur peygamberimiz.

   Çiftçinin ürettiği ürünü, hayvanlarını pazarlamaları çok önemlidir. Yetişen ürününü değerinde satamazsa bir daha ekmez. Devletin bu konuya acilen el atması gerekir.

   Bütün her şeyi yaratan ALLAH c.c. dür. Onların rızıklarını da veren O’ dur. ALLAH c.c her şeyi sebeplerle yaratmaktadır. Böylece, madde alemine ve sosyal hayata düzen vermektedir. Sebepsiz yaratsa idi, Alemde bu nizam ve intizam olmazdı. ALLAH c.c. rızkın temininde çalışmayı sebep kılmıştır. O’nun KURAN da belirttiği emir ve yasaklarına uymak, maddi ve manevi yönden huzurlu olmayı sağlar. Zamanın teknik imkanlarını kullanarak verimin artması için çalışmak, açlığın ortadan kalkması için tek sebeptir.   Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Serdat Pir - Cuma hutbesi de açlık üzerine idi. Hoca, efendimiz dönemindeki yoksulluk günlerini öylesine ballandıra ballandıra anlattıki insanın yoksulluğu maksat edinmesi geliyor içinden. Devri saadetteki açlık örnekleri şartların gereği idi. Şimdi bunu uygulamak sünnet mi olacak. Anlamadım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 03:45
01

Mehmet Sabri Özkal - Ellerine, yüreğine sağlık Mehmet hocam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 20:11