Mehmet Saburlu köşe yazısı eğitimin önemi

EĞİTİMİN ÖNEMİ

   Çok şükür okullarımız açıldı. İnşallah bir aksilik olmadan çocuklarımız okullarına devam ederler.

-Ülkelerin geleceği yetişen nesillere bağlıdır.

-Gençlere küçük yaşta öğretimle birlikte eğitim de verilmelidir.

-İslam ahlakı anlatılıp, uygulamaları sağlanmalıdır.

-Yük beygiri başka, yarış atı başkadır. İnsanların da kimisinin fiziki gücü iyidir. Kimi de narin yapılıdır. Bazıları fen alanında başarılıdır. Kimisi de ince ruhlu olup edebi yöne eğilimlidir. Herkes her alanda başarılı olacak diye bir şey yok. Bireyler ebeveynleri ve onları yetiştiren öğretmenleri tarafından gözlemlenip başarılı olduğu alana yönlendirilmelidir.

-Ne istediğini bilmeden yetişen kalitesiz bir elemana ne kadar yüksek maaş verseniz yapacağı iş aynıdır. Hem işveren ondan memnun olmaz; hem de kendisi yaptığı işten memnun olmaz.

-Kumaşı teslim ettiğimiz terzi sanatkâr ise, kumaşta kaliteli ise giyene de yakışır. İnsanlar imrenerek bakarlar. Herkes o terziye elbise diktirmek iter. Ama unutulmamalıdır ki kumaş da önemlidir.

-Gençlerimiz de zeki, çalışkan, akıllı ve becerikli ise onları becerilerine göre yetiştirmek gerekir. O zaman severek yapacağı meslek sahibine sahip olurlar. Mutlu da olurlar. Ülkemize çok faydaları olur.

- Temel eğitim. İlköğretimden sonra gençler okumak istemiyorsa yahut okuyamayacak olanları zorla liseye, üniversiteye gitmelerini istemek onlara eziyet etmektir. Hem de ülkenin gelirini lüzumsuz kullanmaktır. Almanya buna güzel bir örnektir.

- Temel eğitimi ve dini bilgileri alan gençlerimizi mutlaka bir meslek sahip olmadırlar. Kız ve erkek ayırımı yapmadan. Çünkü çağımızda sanayileşme ve şehirleşme çok hızlı gelişiyor. Ben her işi yaparım devri bitmiştir. Meslek, altın bilezik gibidir. Kim bunu koluna takarsa çok yakışır. Liseyi, üniversiteyi bitirip geçerli mesleği olmayan gençler mutsuzdur. Buldukları işi beğenmezler. Hayalleri çok yüksektir. Ne yapacaklarını bilmezler. Şehirde boş gezeceklerine kasabalarına dönüp bir iş yapsalar? Oda nefislerine ağır gelir. Yapanlar da var. Hayvancılık, tavukçuluk, meyvecilik vb. Hem kendileri çok mutlu olur. Hem ülkeye faydaları dokunur.

- Devletlerin, milletlerin istikbali eğitime bağlıdır. Eğitim iyi ise gelecek parlaktır.

-Gösterişli binalar, güzel döşenmiş sınıflar okul olmaya yeterli değildir.

- Okulu okul yapan dört temel şart vardır. 1-Vasıflı, bilgili, mesleğini seven, çalışkan, diksiyonu- konuşması düzgün öğretmen ve idareci kadrosu. 2-Uygun ve üstün eğitim sistemi. 3-Çok güzel hazırlanmış ders kitapları. 4-Terzinin elindeki kıymetli kumaş gibi, zeki ve çalışkan öğrenciler.

-Çok fakir ve geri kalmış ülkelerden bunu başarabilen ülkeler az değildir. Finlandiya, Singapur eğitimde dünya birincisidir. Peki ya biz neden başaramadık? Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, eğitimciler biraz yavaş çalışıyorlar.

-Ülkemiz Türkiye, lisanımız Türkçedir. Türkçeyi güzel konuşan, kelime hazinesi zengin öğretmenler yetiştirmeli.300 kelime ile liseyi bitiren öğrenci nasıl hayatta başarılı olabilir?

-Eskiden lise bitirme sınavı vardı. Yazılı ve sözlü olarak yapılırdı. Öğretmenler komisyon önünde talebeyi imtihan ederdi. Öğretmenlerin kalite düzeyleri de ortaya çıkıyordu.

-Üniversite tercihlerinde öğretmenliğin puan durumu düşüktür. Günümüzde öğretmenlerde az maaş almıyorlar. Tatil imkânları da diğer mesleklere göre çok. Makine, inşaat, bilgisayar mühendisleri öğretmenlerden fazla maaş almıyorlar. Ama yüksek puanla bu fakültelere giriyorlar. Öğretmenlerimiz başımızın tacıdır. Mesleğini başarı ile yapanlardan ALLAH razı olun.

-1970 li yılların sonunda hızlandırılmış eğitimle Eğitim Enstitülerinden binlerce öğretmen yetiştirildi. Bir de onları açıktan imtihan ederek 4 yıllık fakülte mezunu yapıldı. Derste konuyu bilmeyen öğretmen talebeye ne verebilir. Açık öğretimle hoca yüzü görmeden fakülte mezunu olan memurlarımız da az değil.  Bunlarda üst düzey yönetici olabiliyor. Acı ama gerçek.

- Fen, edebiyat, tarih, sosyoloji kültürü köklü olarak verilmelidir. Bu da köklü bir eğitimle olur.

-İstanbul beyefendisi, hanımefendisi diye bir söz vardır. Beyefendilik, hanımefendilik kültürü, nezaketi, kibarlığı neden Anadolu gençlerine de öğretmiyoruz. İşte burada okullara, öğretmenlere büyük görev düşüyor.

-Lise çağına gelmiş bir gence(Meşru- Gayri meşru. Her yolu mubah gören) doğru olanı öğretemiyorsak, uygulatamıyorsak verilen emeklere yazık oluyor demektir.

-Orta öğretimde, yükseköğretimde sağlam karakterli, ahlaklı, bilgi ile donatılmış gençler yetişmelidir. Onlar geleceğin iş insanı, bürokratı, siyasetçisi olup ülkeyi yöneteceklerdir.

-Gençlere girişimci ruhu aşılanmalıdır. Kendi iş yerini kurup eleman çalıştırması teşvik edilip, bunun yollarını gösterilmelidir. Bazı özel üniversiteler iş adamlarını okullarına davet ederek seminerler düzenliyor. İş yerlerine götürüp gençlerle mesailerini paylaşıyorlar. Mezun olanların yüzde onu girişimci olmayan ülkeler kalkınmaya ayak uyduramıyorlar.

-Anadolu’da kafası çalışmayan gençleri esnaf yapıyorlarmış. Ne kadar yanlış. Kafası çalışmayan, bilgisi, donanımı olmayan insan nasıl başarılı olabilir? Nasıl işini büyütüp eleman çalıştırabilir?

- Eğitim meselesini çözemeyen devletler ayakta durmaları zordur.

-Sendikalar kanunlarla kurulan, hak arama ve hakkı korumak için vardır. Okul müdürlerini ve tayin olaylarında adam kayırma olmamalıdır. Mesleğini yapamayan öğretmenlerin arkasında durulmamalıdır.

  Son sözümüz şu olsun. Dünyada yaşayacağımız kısacık ömrümüz için evlatlarımızı yarış atı gibi gereğinden fazla yormamız uygun mudur? Elbette en iyi bir şekilde okutacağız. Bir de bunun ahiret (ölümden sonrası) kısmı vardır. Oraya hazırlık yaptırmıyorsak halimiz nice olur. Namazlarda oturduğumuzda “Yarabbi bana bu dünyada ve ahirette iyilikler nasip eyle” diyoruz.

   Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya, yarın ölecekmiş gibide ahirete hazırlanmalıyız. Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Murat Meşe - Eline diline sağlık.yazi güzel olmuş.ancak.egitim programı da çok önemli. Sistemin temelinde de yanlışlıklar var. Öncelikle yetiştirici leri iyi eğitilmesi diye düşünüyorum. Sistemi iyicene gözden geçirilmeli. Ortak kurul kararları uygulanmalı. Sık sık değişen M.egitim sistemle düzelme şansı yoktur.selam ve dua ile.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 23:49
03

Murat Meşe - Teşekkür ederiz Mehmet hocam yazı çok güzel olmuş.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 21:46
02

Serdar Pir - Eğitim kadrosuna ve açık öğretim mezunlarına dokunma var. Maalesef bence haklısın lakin nasıl tepki alırsın bilemem. Ellerine sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 19:01