Mehmet Saburlu Uhud Savaşı 1

                                     UHUD SAVAŞI  1

  Tüm evreni ve dünyayı yaratan ALLAH c.c. biz insanlara doğru yolu bulalım diye peygamberler göndermiştir. Son peygamber Hz. Muhammed’dir. Hayatını okuduğumuzda bizlere ders olacak çok şeyler vardır. Bazı hadiseler inananları uyarmak için Kur’an da yazılıdır. Uhud savaşından da bizlerin ders alacağı önemli olaylar vardır.

  Mekkeli müşrikler Bedir harbinde bir avuç Müslüman ordusuna yenilmeyi ve liderlerini kaybetmeyi hazmedemediler. Medine’yi yurt edinen peygamberimiz s.a.v.  Mekkelilerin ve güneyde bulunan devletlerin, Şam, Bağdat, Kudüs, Mezopotamya bölgesi ile karadan yapılan ticaret yolunun Müslümanların eline geçmesi, onları çok tedirgin etti.

  Mekkeli müşrikler Suriye ye gönderdikleri ticaret kervanından 50 bin altın kar ettiler. Bu para ile Medine ye yapacakları savaşın masrafını karşıladılar. O zamana göre tam donanımlı 3000 kişilik bir ordu hazırlandı. Askerlerinin 700 ü zırhlı, 200 de atlı süvari vardı. Yüklerini taşımak içinde bugünün kamyon görevini gören 300 deveye sahiptiler. Askerleri savaştan kaçmasın diye ağzı laf yapan, çığırtkan ve şarkıcı kadınları da savaşa götürdüler.  Hanımların başında Hind. Süvarilerin komutanı Halid b. Velid.  Ordu komutanı Ebu Süfyan idi. (Sonradan üçü de İslamiyet le şereflendiler.)

  İslam ordusu 1000 kişi olarak yola çıktı. Medineli Yahudilerde 600 kişi ile orduya katılmak istediler. Peygamberimiz s.a.v Müslüman olmayanı orduya kabul etmedi. Müslüman olarak görünüp imanları kalplerine inmemiş 300 münafık kişide İslam ordusundan bunu bahane ederek ayrıldı. Sayı 700’e indi. Askerlerin 100 tanesi zırhlı, iki tanede at vardı.

  Peygamberimiz s.a.v. Medine de kalıp şehir müdafası yapmayı düşünüyordu. Gençler ve bedir harbine katılamayan Müslümanlar, düşmanla çarpışmayı, gerekirse şehitlik mertebesine ulaşmayı istiyordu. Çoğunluk Medine dışında savaşmayı isteyince Peygamberimizde kabul etti. Evine gidip zırhını giydi. Dışarıda toplanan sahabenin büyükleri gençlere; -hata yaptınız. Sizlerin ısrarı ile peygamberimiz bunu kabul etti. Halbuki Peygamber emri cenabı ALLAH tan alır dediler. Gençler yaptıklarına pişman oldular. Durum peygamberimize bildirildi. Bunun üzerine ALLAH ın Rasulü; - Bir peygamber giymiş olduğu zırhı harp etmeden çıkarmaz. Taki cenabı ALLAH onunla düşmanı arasında hükmünü ortaya çıkarır: Size nasihatim şudur. -Emrettiğim şeyleri yapar, ALLAH ın ismini anarak, sabredip sebat gösterirseniz ALLAH size yardım edecektir. Dedi. Kılıcını kuşandı. Kılıcının üzerine şu sözler kazınarak yazılmıştı. ‘’ Korkaklıkta ar, ilerlemede şeref ve itibar var; İnsan korkaklıkla kaderden kurtulamaz.’

  Bazı sahabenin peygamberimizi dinlemeden ısrarcı davranmaları, sonradan olacak olaylar konusunda bizlere verilen birinci ders.

   Mekkeli müşrikler İslam ordusundan önce Uhud bölgesine gelip uygun buldukları yere konmuşlardı. Müslümanlarda (gidenler o tepeyi görmüşlerdir.) vadinin ortasında bulunan tepeyi arkalarına alarak savaş düzenine geçtiler. Müşrik ordusu sayı yönünden dört kattan fazla idi. Zırhlı olan ve atları çoktu. İki orduda savaş düzenine girdi. Savaşlar tek tek ortaya çıkanlar tarafından başlatılır, ordu sonradan kapışırdı. Müşriklerden ortaya çıkıp meydan okuyanlar, mücahitler tarafından öldürülünce savaş başladı. 20 kadarı öldürülen müşrikler kaçıyorlardı. Kadınları feryat edip erkeklerini savaşa teşvik ediyorlardı. Savaş bitti gibi idi. Savaş tekniğini iyi bilen düşman süvari birliği komutanı halid b Velid fırsat kolluyordu.

   Peygamberimiz s.a.v. karargahını kurduğu tepeciğin arkasına, dar yerine 50 okçu yerleştirmişti. Ve onlara sıkı sıkı tembih ederek; kendisi emir vermedikçe yerlerinden ayrılmalarını yasakladı. Düşman atlı birlikleri arkadan dolaşıp islam ordusunu vuramıyordu. Düşmanların dağılıp savaş alanından kaçtıklarını gören okçular galip geldiklerini sanarak ganimet toplamak için yerlerini terk ettiler. Komutanları dahil 8 kişi kaldı. Onlarda fırsat kollayan düşman süvarileri tarafından şehit edildi.

Bu olayda Müslümanlara yaşayarak verilen ikinci ders.

  Eğer okçular yerlerini terk etmeselerdi savaş galip olarak bitebilirdi. Peygamberimizin emrine tam olarak uymadılar. Sabır ve sebat etmediler. Savaş tekrar başladı. Müşrikler peygamberimizin yakınına kadar geldiler. Bir avuç Müslüman ‘15 kadarı’ peygamberimizin yanından ayrılmadı. Ölümüne savaştılar. Vücutlarını siper ettiler. Sonradan tekrar toparlanan mücahitler peygamberimizin emri ile Uhud dağının eteklerine doğru ilerlediler. Bu arada peygamberimizin dudağı yarıldı, bir dişi kırıldı. Miğferinin iki halkası yüzüne battı. Bu halde bile; ‘’Yarabbi onları doğru yola ilet. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar’’ diye dua ediyordu. Eğer canının acıması yahut arbede anında beddua etse idiiii.. Alemleri ve bizleri yaratan kudret sahibi ALLAH c.c. onları oracıkta ne hallere koyardı. Peygamberimizi yaralayan müşrikler sonradan çeşitli musibetlere uğradılar. Yaşadıklarına, yaptıklarına pişman oldular.

Bütün insanlara ibretlik olarak ölüp gittiler.

  Burada vuku bulan olay ve peygamberimizin merhameti, bizlere üçüncü derstir.

  Savaş esnasında Peygamberimizin amcası şehit oldu. Onu şehit eden, Hind ve başka bir müşrikin kiraladığı Vahşi adında bir köle idi. Güzel mızrak atardı.  Müşrik kadınların başkanı olan Hind, H.z Hamzanın göğsünü yarıp ciğerini ağzına alacak kadar vahşilik gösterdi. Müslüman şehitlerin kulaklarını kesip kolye yaptılar.

  Bizlere verilen dördüncü ders. Kafirle çok samimi olma. Fırsatını bulursa ciğerini sökerler. Günümüzden örnek mi istiyoruz. Bosna katliamı. ABD askerlerinin Irak ta yaptığı zulümler…

  Uhud dağının eteklerine tırmanan islam ordusu yorgunluktan sekine halinde idiler. (Bir anda gözlerimiz kapanır, uyur gibi oluruz. Birden kendimize geldiğimizde dinlenmiş hissederiz.) Kendilerine gelince müşrik ordusunun üzerlerine kaya parçaları atmaya başladılar. O anda düşman ordusunun kalplerine bir korku düştü. Mekke’nin yolunu tuttular. Peygamberimiz ve sahabeden bazıları arkalarından takip edip Uhud dan uzaklaştırdılar.

  Bizlere yine önemli ders. İşi tamam bitti diye yarıda bırakmak yok. Sonuna kadar takip edeceğiz.

 Daha önemli alacağımız dersler var. Haftaya devam etmek üzere. Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.