Hacı olmayı bekleyeceğiz

Her Müslümanın gidip görmek istediği mübarek beldeler.  Mekke- Medine- Kabe- Arafat-Şeytan taşlama-Peygamber Mescidi- Uhud dağı. Allah'ım gitmek isteyen bütün Müslümanlara gidebilmelerini ve İslamı gereği gibi yaşamalarını nasip et.

Geçen sene Ramazan bayramını camilerde kılamadık. Kurban bayramını da çoğumuz kılamadı. Kılabilenimizde açık alanlarda ve Camii bahçelerinde Cemaat yaparak kıldık. Hocalarımız hutbeyi bile kısa okudu. Namaz sonu cemaatle bayramlaşamadık. Bütün cemaatin gözleri yaşlarla doldu. Yarabbi bizleri affet. BEYTULLAH ta hacılar yok. Arafat ta vakfe yapılamadı. Eller sema ya açılamadı. Dünyada güçlüler bile evlerinden çıkamadı. Hani ilim – fen ilerlemişti. Gördük güç ve kuvvet kimin elinde imiş. Bizleri yaratan Allah'ımız c.c. müsaade etmeyince nasıl çaresiz kaldık. Herkesi ölüm ve hastalık korkusu sardı. Bu senede Hac yapılamıyor. Televizyonda canlı yayında tavaf eden birkaç kişi var. Allah'ın c.c. bizim Haccımıza, yapacağımız tavafa, kılacağımız namaza, keseceğimiz kurbana ihtiyacı yok ki. Bizim O na ihtiyacımız var. İdrak edebiliyorsak. Bütün insanlığa ve Müslümanlara bir ders olur inşallah.

Otuz üç sene önce ilk olarak hacca otobüsle gitmiştim. Bir hafta yolculuk yaptık.  Otobüste hacıların en genci benim. Görevli olduğumdan hacılarımın etrafında dönüyorum. Yaşlı hacı anne ve babaların her an yardımına yetişmeye çalışıyorum. Bereketli toprakları, çölleri de gördük. Bağdat tan ilerisi ağustos sıcağını insanın yüzüne vuruyor. Arabistan çöllerinin ucu görünmüyor. Fakat Medine ye yaklaşınca duyduğum heyecan, hayatım boyunca gönlümden hiç gitmedi. Alemlere rahmet olarak gönderilen Ulu Peygamberimizin yeşil kubbesi karşımızda. Seher vakti Medine'nin havası ne kadarda hoş yarabbi. Heyecanla Peygamber Mescidine giriyoruz. Saygı ile Kabri saadetlerini selamlıyoruz. Kalabalıktan yeşil direkler arasında namaz kılabilmek biraz zorca oluyor, ama onunda zevki bir başka. Suffe ashabının kaldığı kısımda oturmak, enginlere dalmak yeri doldurulamayacak bir mutluluk. Uhud dağında Müslümanların tırmandığı, Peygamberimizin s.a.v sığındığı mağara. Orada meydana gelen olayları düşünmek, dua etmek çok hoş oluyor.

Mekke; Peygamberler diyarı. Hz. Adem'in Meleklerin yardımı ile temelini attığı KABE. Peygamberimizin s.a.v doğduğu şehir. Adem ile Havva anamızın cennet ten çıkarılınca 200 sene sonra buluştukları topraklar. İlk vahyin indiği Hıra dağı.

Kafile olarak Mescidi Harama gidiyoruz. Kapıdan içeriye girip biraz ilerledik. Aman Yarabbi; Taş duvardan örülmüş, Üzerine örtü serilmiş, ama İnsanı kendisine ihtişamı ile büyüleyen, KABE karşımızda. Herkesin ağzında dualar. Gözlerini bir noktaya KABE ye dikmiş gözlerinden yaşlar süzülüyor. Sanki boşlukta yürüyoruz gibi heyecanlıyız. Adım atacak yer yok. Tavaf alanına girmek, tavaf edebilmek hac zamanında gerçekten kolay olmuyor. Kolay olanı herkes yapar. Tavaftan sonra say yapıyoruz. Üç milyon insan aynı günlerde bir şehre gelmiş. Her yer insan seli. Yanında duranlar Dünyanın nerelerinden kalkıp gelmiş. Siyah tenlisi, beyazı, sarısı, zengini, fakiri, okumuşu, cahili hepsi aynı yerde, tavafta, say da namazda yan yana duruyor. Yaratanımıza el açıyor. Alnını hep birlikte secdeye götürüyor. Orada ben şuyum diye büyüklenmek yok. Kur’an-ı kerim de mahşer yeri anlatılır. Bizlerde mahşeri kalabalık deriz ya, aynı öyle.

Hz. Ömer Halife iken, yeni Müslüman olmuş bir devlet başkanı tavaf ederken, garip bir köylü ayağına basmış. Oda garibana tokat atar. Köylü, ben sana ne yaptım der, biraz iter. Olaydan haberi olan Hz. Ömer;  -Sen nasıl haksız yere gariban birine vurursun diye çıkışınca, adam Mekke'yi terk eder.

Orada büyüklenmek, kavga etmek, karıncayı bile ezmek yasaktır.

Arafat meydanı ,ucu bucağı olmayan çöl. Orada hacılar Kurban bayramı öncesi Arefe günü Öğle vakti hep birlikte Vakfeye dururlar. Gün batımına kadar orada kalırlar. Üç milyon kişi beyaz ihramlarını giymiş, üzerinde dikişli elbise yok. Başı açık, ayaklar çıplak, kuma bile sıcaktan basamaz. Anlayan Müslümanlara büyük dersler vardır. Dünyaya çıplak geldik. Nasip olursa beş metre kefene sarılacağız. Olmazsa nerelerde öleceğiz bilemiyoruz.

Türkiye den giden hacılar otellerde kalırlar. Afrika dan yahut fakir Asya ülkelerinden gelen hacılar, Haremin etrafında, tünellerde, yol boylarında kalırlar. Bazı Müslümanların alınlarında yanık gibi siyah lekeler görmüştüm. Yanımda oturan birisine, neden anlının yanmış gibi olduğunu sordum. Sen nereden geldin dedi. İstanbul a yakın olduğumu söyleyince, bana şu ibretlik sözü söyledi.

-Sen Türkiye de parmak kalınlığında halıya secde ediyorsun. Benim ülkemde Camiilerde kilimi bile zor buluyoruz. Bazen çölde kuma secde ediyoruz. Sizin kadar şanslı değiliz, dedi. Ve Fetih suresinin son ayetinde “Fi vücühihim min eserissücüüd” ayetini okudu. Manası. “Secde eserinden (Çok namaz kılmaları yüzünden meydana gelen) nişanları yüzlerindedir.”  Sonradan baktım ki ülkemizde bile namaza düşkün olan, ihlaslı Müslümanların yüzüne ALLAH c.c. nurunu aksettiriyor. Namaz kılan nenelerimiz makyajmı yapıyor da o kadar sevimli oluyorlar? Tonton nur yüzlü dedelerimiz nasıl hoşumuza gidiyor.

Hacca, Umreye gitmek her müslümana nasip olmuyor. Bazılarında para, sıhhat, her türlü imkan var ama isteksiz. Herkes hürdür. Avrupa yada gider, Rusya yada. Param olunca düşünüyorum nereye gideyim diye. Umre ye gitmek ağır basıyor. Şimdi gitmeye imkan var mı? Hiçbir işi ertelemek olmuyor. Hayat kısa. Müslüman zamanını en iyi değerlendiren insandır. Parada kazanacak. Tahsilde yapacak. İbadetini de yapacak. Ömrümüz ne kadar kaldı bilemiyoruz. Son pişmanlık fayda vermiyor. Hac mevsimi girdi. Sıra bekleyen kardeşlerimiz İNŞAALLAH sevabını alacaklardır. Yeter ki bizler Müslümanca yaşayalım. Yarabbi evlatlarımızı İslam üzere yetiştirmeyi bizlere nasip eyle. Kurban bayramınız mübarek olsun. Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.