Ahh Kudüs!

İçimiz yanıyor.

Topraktan tohum fışkırmaya başladı. İnşallah…

Her sene ramazan ayının son günlerinde İsrail azgınlaşıyor. Müslümanların kalbini sızlatıyor. Müslüman devletlerde yalnızca seyrediyor. Boş yere konuşuyorlar. Daha öğle uykusundan uyanamadılar.

Hz. Ömer halife iken Medine’de hurma bahçesinden geçerken bir grup Müslümanın ağacın altında yattıklarını görür: “Neden böyle tembel tembel yatıyorsunuz? Gidip çalışın.” der. Onlar da Halife Ömer’e: “Bizler tevekkül eden insanlarız, bolca Allah’ a ibadet eder, elimize ne geçerse onunla karnımızı doyururuz.” diye cevap verirler. Hz. Ömer elindeki sopa ile onları kovalar ve şöyle der: “Sizi gidi tembeller, böyle Müslümanlık olur mu?”

1800'lü yıllarda Fransa Kralı ünlü komutan Napolyon Bonapart Mısır’a çıkarma yaptı. Orada kaldığı yıllarda İslamiyet’i inceledi, bir ara Müslüman olmayı da düşünmüş fakat nefs-i makamı galip geldiğinden olmamış. Mısır halkı ölümüne direniyormuş. Bonapart bir plan geliştiriyor. Bu dünyanın geçici olduğunu bir lokma bir hırka ile ibadet edip ahirete hazırlık yapmalarını Müslümanlara tavsiye ediyormuş. Ancak bu şekilde kapitalist Avrupa’nın başarıya ulaşacağını biliyordu. Günümüzde bile hacca giden ticaret yapamaz, çalışırken işine haram karıştırır düşüncesi hakim. Asıl dürüst insanlar idareci, tacir, sanayici, siyasetçi ve ilim adamı olması lazım. İslamiyet’in özü budur.

Hz. Ömer halife olduğu yıllarda ilk kıblemiz Mescid-i Aksa (Kudüs) fethedildi. Müslümanlar yatarak mı şehre girdiler? Zamanın bütün imkanlarını tekniğini kullanarak, çalışarak fethettiler.

Osmanlı Anadolu’yu yurt edinmeleri Peygamberimiz sav. min “İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır.” hadisi şerifine uyarak olmuştur.

Osmanlı Avrupa’nın içlerine kadar sefer yapmalarının sebebi Anadolu’yu düşmanlardan korumak içindir.

Günümüzde bile arenalarda boğalarla boğuşarak zavallı hayvanları hunharca öldüren İspanya’da, bu topraklarda Müslümanların fethi ile dünyanın en medeni ülkesi Endülüs Emevi devleti kurulmuştu. Fransa ve Avrupa’da pislikten geçilmeyen ülkeler Endülüs Müslümanlarına hayran kalıyordu. Fransa zeki gençlerini Endülüs’teki üniversitelere gönderdi; onlardan ilim, kültür, medeniyet öğrendiler. Ne zaman ki Müslümanlar iktidar kavgasına tutuştular, zenginliğin refahın zevkini yaşamaya başladılar, Avrupalılar tepelerine biniverdi. Yerli halka, Hristiyanlara zarar vermeyen Müslümanların hepsi sürüldü yahut hunharca şehit edildi.

Pusulanın bulunması ile yeni bölgeler keşfeden Avrupalı ticarette gelişti, Sanayi Devrimini yaptı. Buna ayak uyduramayan Osmanlı zayıf duruma düştü. Kendine özgüvenini kaybetti. 500 yıl dünyaya hükmeden üç kıtaya yayılmış muazzam bir devlet iki yüzyılda ancak yıkılabildi. Çok Şükür Anadolu’muz elimizdedir.

Müslümanlar dinlerine sarıldıkça, Hristiyan ise dinlerinden uzaklaştıkça ilerlemişlerdir. Çünkü İslamiyet hiç bozulmamıştır. Kur’an bizim rehberimizdir. Kur’an bize çalışmayı, adaletli olmayı, ahlakı, hoşgörüyü emrediyor. Müslüman tembel olamaz. Özgüvenini yitiremez.

Son 70 yıldır Müslümanların bağrına bir hançer saplandı. ‘Kudüs’. 2000 yıldan beri vatansız dünyanın her yerinde dağınık yaşayan Yahudiler ne yapıp ettiler, İsrail’i kurdular. Kur’an-ı Kerim’de lanetlenmiş bir millettir. Müslümanların onlara gösterdiği tavizi onlar hiçbir zaman göstermediler. Göstermezler de. Hz. Musa’ya yaptıkları da dinler tarihinde anlatılmaktadır. Kendilerini üstün ırk olarak görürler. Ticareti ve parayı çok severler. Ticaretin bütün kurnazlığını bilirler. Dünyada banka sektörü ellerindedir. Dünya nüfusuna göre çok da kalabalık değildir. Tahmini 40 milyondur. İsrail de 8 milyondur. Dinlerine, örfüne, adetlerine, kültürlerine, gençlerine sahip çıktılar. 10 çocuğu bir araya getirip özel eğitim aldırırlar.

Sultan Abdülhamit onlara toprak vermemiştir. İlk yıllarda zengin Yahudiler yüksek para vererek Filistinlilerden aracı kullanarak arazilerini satın alıp yerleştiler.

B.A.E. de oturan Filistin doğumlu Suud’da şirketleri olan Müslüman görünen Muhammed Dahlan Filistin topraklarını halktan çok ucuza alıp çok yüksek fiyata el altından Yahudilere satmıştır. Şimdi de Filistin’in başına getirilmek isteniyor. Oynanan oyunlar çok büyük.

Müslüman ülkelerin başlarında Amerika ve Avrupa hayranı idareciler var. Elindeki iktidarlarının gideceğinden korkuyorlar fakat bu böyle gitmeyecektir. Toprağa atılan tohumlar yeşermeye başlamıştır. Yeter ki Müslümanlar özgüvenini kaybetmesin. Vatanını seven gençlerimiz kendini yetiştirip ülkelerine dönmeye başladı. Biz yapamayız dediğimiz insansız hava aracını babasının fabrikasında yapan gençler hazırlanan kartları alt üst ettiler. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Karabağ’da oynanan oyunları bozdular. Bir hocamız yurduna döndü, ekibi ile jet motoru yapmaya çalışıyor. Daha çok örnekler var.

Dünyada okuma oranı en yüksek Filistinli gençlerdir. Çoğu da doktora yapmıştır. Fakat dağınık vaziyetteler. Onları toplayacak iradeli, bilgili, imanlı lider gerekiyor. 8 sene önce İsrail ile Filistin arbedesinde el yapımı bombalar sayesinde İsrail’in nasıl korktuğunu biliyoruz. Ama sonunu getiremiyorlar. Kendi aralarında da anlaşamıyorlar.

Şimdi herkes dua edelim, galip geliriz gibi sözler söylüyor. Ben çok dua eden ve inanan birisiyim. Konunun başında Hz. Ömer’den örnek verdim. Tarlaya tohumu ekeceksin, sulayıp çapalayacaksın, sonra Allah’tan bereketini isteyeceksin. Bu bir imtihan dünyasıdır. Cenab-ı Allah insanoğluna diğer canlılardan ayıran bir özellik (akıl) vermiştir.

Allah cc. Rahman sıfatı gereği çalışana karşılığını verir.

Müslümanlarda bir Avrupa, ABD hayranlığı var. Onların yaşayışına özeniyorlar. Neden ilmine, tekniğine özenip alamıyor? Müslüman ülkeleri dünyanın en verimli topraklarına sahip. Petrol, maden ve deniz yolları var. Fakat gelirlerini başkaları sömürüyor. Çok şükür halklar bilinçlenmeye başladı.

Allah cc. Müslümanlara yardım edeceğini Kur’an-ı Kerim’de vaat ediyor. Biz Müslümanlara düşen görev birlik olmak, özgüven sahibi olmak, çalışmak ve üretebilmektir.

Fetih Suresinin son ayetinde belirtildiği gibi buğdayların filizleri topraktan çıkıp başak vermeye başlamıştır.

Hayırlı Cumalar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Murat Mesemehmet Im Em - Emeğine sağlık Eyvallah.hayirli aksamlar diliyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Mayıs 15:24