Bayramlarımız

Her milletin önemli günleri vardır. Bizlerin de ALLAH’a şükür milli ve dini bayramlarımız var. Bu günlerde Ramazan Bayramı’nı kutluyoruz. Bütün Müslüman kardeşlerimizin bayramı mübarek olsun.

Geçtiğimiz yıllarda Hicaz da ramazan ayında tuttuğumuz oruçları, kıldığımız teravih namazlarını özledim. Her fırsatta tavafa katılıp KABE’nin karşısında, yorulunca oturup zemzem suyunu doyasıya içmeyi özledim. Orada topluca yapılan iftarları özledim. Bir akşam top patlamadan önce Medine’de Peygamberimizin mescidinde kurulan sofraları hayranlıkla izliyorum. Durumu müsait olan sofrasını açmış, herkesi sofrasına davet ediyor. Türkiye’mizden de sofra kuranlar var. Öyle bir hoşuma gitti, duygulandım. Gözlerim yaşardı. Afrika kökenli bir Müslüman da evinde hazırladığı yemeklerle sofra açmış. Yanından geçerken bana; “ALLAH rızası için soframa buyur.” dedi. On kişilik yemek. Oturanların hepsi siyah tenli. O kadar içten buyur etti ki dayanamadım, oturdum. O kardeşlerimizle beraber ikram edilen yemekleri yedim. Benim elle sulu yemekleri yemeyi beceremediğimi gören sofra sahibi etrafına bakınıp bana kaşık arıyor. Ona işaret ettim. Böyle yemek çok hoşuma gitti dedim. Tatlıyı bile elle yedik. Sofra sahibi öyle mutlu oldu ki boynuma sarıldı. Yemekten sonra ikram edilen mirralarda (kahve) insanın yorgunluğunu alıyor.

KABE’de kılınan teravih namazının zevki bir başka oluyor. Bir taraftan namaz kılınırken, diğer tarafta yeni gelen hacıların tavafa katılmaları, insanı bu alemden alıp uzaklara götürüyor. Birde vitir namazında imamın son rekâtta yaptığı dua, göz yaşlarının sel olduğu anlardır. İnsan ya hüzünden ya da mutluluktan ağlarmış. İlahi aşktan dökülen o göz yaşları… İnsan o anların hiç bitmesini istemiyor.

İki ramazandan beri camilerimizde namaz kılmayı özledik. Safların arasında çocuk seslerini özledik. Bayram namazından sonra cemaatle bayramlaşmayı özledik.

Köylerimizde bayramlar daha bir güzeldir. Uzakta olanlar arefe gününden köylerine gelmeye başlarlar. Sabah ve bayram namazında camiler cemaatle dolup taşar. Senede bir kere bile olsa köyüne gelebilenler, akrabaları ile, komşuları ile kucaklaşırlar. Namazdan sonra köyün mezarlığına gidilir. Hocalarımızın okudukları Kur’an dinlenir. Topluca dualar yapılır. İsteyen yakınının mezarı başına gidip ayrıca dua eder. Çocuklara dağıtılan balonlar, oyuncaklar onları çok mutlu eder.

Büyüklerimiz bayram namazından eve gelince bütün aile hep beraber oturur, içlerinden bilen Kur’an okur, dua ederler. Sonra herkes ayağa kalkıp birbirlerinin bayramını tebrik ederler. Büyüklerin elleri öpülüp hayır duaları alınır. Bu güzel gelenek asırlar boyu devam etmektedir.

Bayramlar sevinç günleridir. Hz. Ali Medine’ye yeni hicret etmiş, oruçta henüz farz kılınmamıştı. Bir sabah Medineli çocukların koşuştuğunu görür. Onlara sebebini sorar. -Bugün bizim bayramımız, ondan çok sevinçliyiz derler. Hz. Ali; “Benim bayramım günah işlemeden geçirdiğim gündür.” der. Ramazan Bayramı da bizim bir ay oruç tutmamızın mükafatıdır.

Vatanından, ailesinden uzakta bayramlarını geçiren kardeşlerimiz az değildir. Vatan hasreti apayrıdır. Avrupa’da, diğer ülkelerde kardeşlerimizin teravih namazı, cuma ve bayram namazı kılabilmek için kilometrelerce uzakta olan camilere gitmeye çalışırlar. Tanımadığı, bilmediği ülkelere çalışmak için, okumak için giden kardeşlerimize de tez zamanda sevdiklerine kavuşabilmelerini gönülden arzu ederiz.

Vatanımızı bekleyen askerimize, güvenlik güçlerimize ve tabi ki şu pandemi döneminde kendi sağlığını hiçe sayan sağlıkçılarımıza duacıyız. ALLAH c.c. ayaklarına taş değdirmesin. Ömürlerine bereket versin.

Şehirleşmenin çoğaldığı ülkemizde, büyük apartmanlarda oturanlar birbirlerini tanımıyor. Yaşlı olan, hasta olan, yalnız yaşayanlar bilinemiyor. Şu mübarek bayram günlerinde binamızda, sokağımızda oturan muhtaçları arayıp ihtiyaçlarını giderelim. Bayramlarını tebrik edelim. Bizimde ileride başımıza neler geleceğini hiç kimse bilemez. Peygamberimiz s.a.v.- Cebrail bana komşu haklarından bahsedince, komşu komşuya varis olacak zannettim, buyurmuştur. Atalarımız, komşu komşunun külüne muhtaçtır, der.

Bu bayram büyüklerimize gidemesek te telefonla görüşme imkânımız var.

Yarabbi tez zamanda şu bulaşıcı hastalıktan kurtulabilmeyi bizlere nasip eyle. Ülkemizi ve bütün İslam alemini her türlü felaketlerden muhafaza eyle. Birlik olabilmeyi, münafıklardan korunabilmeyi nasip eyle. Hayırlı, huzurlu bayramlar. Cumanız mübarek olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.