Camilerimiz

Camiilerimiz biz Müslümanların buluşma mekanlarıdır. Doğduğumuzda kulağımıza ezan okunarak dünya hayatına başlangıç yapıldığı gibi; ölünce de son durağımız camii de kılınacak cenaze namazımızdır.

Minarelerden günde beş vakit dinlediğimiz ezan sesi, bizleri dünya telaşından azda olsa uzaklaştırıyor. Ramazan ayına kavuştuğumuz şu günlerde pandemi de olsa daha çok önem arz ediyor. Senelerce imamlık yaptım. Emekli olunca ramazanda değişik camilere gidiyordum. Safların arasında çocukların koşturmalarını özledik. Sultanahmet’te, Süleymaniye’de, Fatih Camii’nde  teravihte her dört rekatta başka bir makamla kıldığımız namazlar insana ne kadar çok haz veriyor. Müezzinlerin okudukları ilahiler içimizi coşturuyor.

Camii’lerimizin bahçesinde cemaatle oturup sohbet etmek başka bir zevktir. Tanımadığın insanlarla bile rahatlıkla oturup sohbet edilir. Orada kimse yabancılık çekmez. Ramazanda bazı Camii’lerimizde durumu müsait olanlar iftar sofraları kurar. Bütün komşular orada coşku ile toplanır. Yolcu olan, zengin, fakir, Patron ve işçi hep beraber oruçlarını açarlar. Yemek sonunda hocaların yaptığı dualar doyumsuzdur. Hep beraber yaratanın verdiği nimetlere şükür edilir. Okunan Kur’an zevkle dinlenir. İnşaallah seneye yine eski günlerimize döneriz.

Peygamberimiz s.a.v. Medine’ye hicret ettiğinde ilk iş olarak Mescid inşa etmek olmuştur. Evi olmayanlar orada barınmıştır. Müslümanların dinini öğrenmeleri oradadır. Peygamberimiz s.a.v. kurulan islam devletinin işlerini oradan idare etmiştir. Yabancı devletlerden gelen elçileri orada karşılamıştır. Camii’lerimiz  yalnız namaz kılınıp hemen dağılan yerler değildir. Dertleşme, yardımlaşma, dayanışma ve ilim yuvalarıdır.

Camii’lerimiz herkese açık olmalıdır. Hanımlar yakın zamana kadar çarşıda namaz kılacak yer arıyorlardı. Mekke de Medine de Cuma ve Bayram namazlarına aileler topluca gelmektedir. Bebekler bile getiriliyor. Bizim ülkemizde bu alışkanlık yoktur.

Beldelerde, köylerde en sağlam ve heybetli yapılar Camii lerdir. Göklere doğru yükselen minarelerdir. Asırlarca dayanacak şekilde yapılırlar. Osmanlı döneminde evler ağaçtan ve tuğladan yapılıyormuş. Taş duvardan yapılan ev sahiplerine komşuları, ölmeyecek gibi ev yapıyor diye gülermiş.

  Camiilerin süsü cemaattir. Cemaati olmayan camii öksüzdür. İçi çok kaliteli halı ile döşenebilir. Duvarları çiniden olabilir. Çok güzel ses düzeni ve ışıklandırması muazzamdır ama; beş kişi ile yatsı namazı, bir kişi ile sabah namazı kılınıyorsa o beldeye yazıktır. Görevli olan imam, müftü, vaizler bundan mesuldür. Camii de kılınan namaz evde kılınan namazdan 27 derece daha sevaptır. Çok şükür ülkemizde namaz kılanların oranı az değildir. Namaz kılmakta, nefsi yenmekle olur. Onun zevkini alan ölünceye kadar bırakamaz. Namazdan, dinden uzak olanlar, camiler dedikodu yerleridir derler. Nereden biliyorlar. Attıkları çamurların izleri üzerlerinden dökülüyor. İnşaallah şu pandemi günleri tez zamanda biter de kalabalık cemaatle namaz kılmaya başlarız.

Şu önemli konuya da değinmek mecburiyetindeyim. Soğuk havalarda İnterteks fuar alanında Cum’a namazımızı kılıyorduk. Çatısı çökünce eski Perşembe pazarında kılmaya devam ediyoruz. Ama yerler ıslak ve temiz değil. Havalar soğuk. Yaşlılar gelemiyor. Hastalıktan çekinen kişiler mahallede Camii içerisine giremiyor. Bahçede kılmaya gayret ediyor. Yahut Cuma namazını terk ediyorlar. Şehrimizde katlı otoparklar var. Büyük binaların geniş alanları bulunabilir. Buraların bir kısmı temizletilerek Cuma ve bayram namazlarına açılabilir. Müftülüklerimiz bir memurunu bu konuda görevlendirip belediyeler ile organize etseler çok güzel olur. Hayatında namazını ve Cumasını terk etmeyen Müslüman kardeşlerimiz  mağdur olmaktan kurtulur. İnsan isteyince hiçbir şey çaresiz değildir.

Yarabbi ülkemizi ve İslam alemini şu ramazan günlerinde her türlü felaketlerden muhafaza eyle.. Pandemi günlerinin tez zamanda sonlanmasını nasip eyle. Hastalarımıza şifa ver. Ölmüşlerimize rahmet eyle. AMİN.

Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.