Tevekkül

Herkesin iyi anlayıp uygulaması gereken bir konu:

Çalışmak, görevini yaptıktan sonra sonucu Allah'tan c.c beklemektir. Tevekkül yalnız dua ile olmaz. İşlerimizi yaparken ettiğimiz dualarımızda hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanarak, bizim için hayırlı olanı istemektir. Tevekkül anlayışı budur. Buna en güzel örnek çiftçidir. O vakti gelince tarlasını sürer, eker, vaktinde gübresini, suyunu. İlacını verir, zamanında hasat yaparsa; ve devamlı yaratanından bereketli olmasını isterse. Allah da onun tarlasına bereket verir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) Sizler ALLAH a gereği gibi tevekkül ediniz. Sabahleyin aç olarak gidip akşam tok olarak dönen kuşları rızıklandırdığı gibi, sizi de rızıklandırır. Buyurmuştur.

Tirmizi Züht 33

Bu da açıkça gösteriyor ki, tevekkül etmek için kendisine düşeni yapmak ve çalışmak şarttır. Çünkü hadiste belirtildiği gibi hayvanlar bile dolaşarak rızıklarını arıyorlar. O halde tevekkül İnsanın kendisini ihmal etmesi, çalışmayı bırakarak – nasıl olsa Allah c.c. beni yarattı, rızkımı da verecektir.- Bu dünyada sahip olacağım her şey önceden kararlaştırılmıştır düşüncesi İslam tevekkül anlayışına terstir. Her konuda olduğu gibi tevekkül konusunda da bize en güzel örnek Peygamberimiz s.a.v. ve sahabedir. Devesini yaylaya salan bir Müslüman Ya Rasulallah s.a.v. –Devem gezerek daha güzel karnını doyuruyor. Ama kaybolur diye korkuyorum. Akşam eve gelmesi için Allah'a dua ediyorum, uygun mu? Diye sorar.

Peygamberimiz s.a.v. Deveni bağla sonra Allah'a tevekkül et. Buyurdu. Tirmizi Her türlü tedbiri alan tedbiri aldıktan sonra tevekküle başvuran kimse, istediği sonucu elde edemeyince üzülmez. – Ben üzerime düşeni yaptım Allah c.c. takdiri böyle imiş – der ve üzülmez. Bu inanca sahip olmayan kişi, her işe tereddüt ederek başlar, bazen de hiçbir işe başlayamaz.

İnsan ne istiyorsa çalışıp istediğini elde etmesi gerekir. O benim nasibim ise o beni nasıl olsa bulur demesi ( kaza ve kadere) sığınarak çalışmayı bırakmak hem irade zayıflığı hem de tembelliktir.

Hz Ömer ağaç altında yatan gençlere siz neden burada tembel tembel oturuyorsunuz. Diye sordu. Biz tevekkül eden insanlarız. Allah'ın verdiğinle yetiniyoruz. Dediler. Hz Ömer elindeki sopa ile onları kovalayıp. –Sizi gidi tembeller sizi. Siz tevekkül eden değil, hazır yiyicilersiniz. Demiştir. Günümüz dede bu tip insanlar yok mu? Dilencilik yapan, devletten haksız yere yardım alan asalaklar.

Hz. Musa As Firavunu Allah'a imana davet etti. Uzun uğraşlardan sonra Firavunla iddiaya girdiler. Nil nehrini kim ters yöne akıtabilirse diğeri onun inandığını kabul edecek. Firavun sakalından kendini tavana bağladı ve bütün gece -ey Musa’nın Allah'ı yarın beni milletin huzurunda rezil etme diye yalvardı. Musa As ben Allah’ın peygamberiyim nasıl olsa beni firavunun ve halkın huzurunda mahcup etmez. Bir mucize ile Nil nehrini tersine akıtır diye yatıp uyur. Ertesi gün kararlaştırılan yerde şehrin ahalisi toplandı. Belirlenen saatte Firavunla Musa As buluştular. Allah'ın izni ile birçok mucizeler gösteren, Kızıldeniz’i ikiye ayırıp inananları yaya geçiren Musa As: -Ey Nil ters yöne doğru ak diye nehre seslendi. Fakat nehirde bir değişiklik olmadı. Musa a.s çok zor durumda kaldı. Birçok mucizelerine şahit olan şehir halkında büyük şaşkınlık oluştu. Kendi aralarında konuşmaya başladılar. Firavuna sıra gelmişti, halk heyecan içindeydi. Firavun – Ey Nil ters yöne doğru ak, diye seslendi. İnsanlar gözlerine inanamıyorlardı, koskoca Nil nehri ters yöne doğru akmaya başlamıştı. Hz Musa insanlara karşı mahcup ve üzgün olarak oradan ayrıldı, evine geldi gözyaşlarını dökerek Allah a şöyle yalvardı.

-Ey beni Peygamber olarak gönderen, birçok mucizeler veren Allah'ım. Neden beni senin en büyük düşmanın olan, sana iman edenlere pek çok eziyet eden Firavuna karşı mahcup ettin.

Cenabı Allah'tan şöyle ses geldi. –Ey benim peygamber olarak görevlendirdiğim Musa. Evet benim düşmanım olan, kullarıma eziyet eden, emirlerime uymayan firavundur. Fakat bütün gece hiç uyumadan devamlı bana yalvardı. Mahcup olmamak için dua etti. Sen ne yaptın, Peygamberliğine güvenerek yattın uyudun. Onun yarısı kadar bile benden yardım isteseydin ben muhakkak sana yardım ederdim. Ben bu dünyada çalışana veririm. Çünkü bütün canlıları ben yarattım. Onları yaşatanda, rızıklandıranda benim.

Kuran ı Kerim’de her emir ve yasaklar gibi tevekkül etmeye teşviki ile insanlara dünya ve ahiret saadetini bahşetmiştir. Bir mümin kendi iktidarı dahilinde olan bütün imkanları ve şartları yerine getirdikten sonra neticeyi Allah'tan bekler. Eğer netice kendi isteği doğrultusunda olursa yaratana şükreder. Netice aksi istikamette tecelli etti ise (Rabbim bana benden daha şefkatlidir. Benim iradem gibi şefkatimde cüz’iidir. O halde Rabbime tevekkül ediyorum. Ondan gelen her şey güzeldir. O’nun verdiği dertte derman olur.) diyerek hem huzurunu muhafaza eder, hem de ahiret için hayır kazanmış olur..

Yaratana tevekkül etmek zaaf ve tembellik kaynağı değil; bir kuvvet hazinesidir. Korku ve hastalıklara karşı en güzel bir devadır. İnsanın cüz’ii iradesi dışında cereyan eden umumi afetler, hastalıklar ve musibetlerde insan için teslimiyet ve teselli kaynağıdır. Çaresiz ölüm döşeğindeki bir hastaya, tevekkül etmesinin verdiği huzur hangi şeylerle temin edilebilir.

( Doktor hastayı ameliyat eder. Hasta birkaç gün hastanede kalır. İyileşme dönemine girince doktor, haydi seni taburcu edeyim, evde dinlen çabuk iyileşirsin der. Hasta itiraz eder. – Ben daha iyileşmedim birde evde kötü olursam der. Doktorun şu cevabı manidardır. –Sen bu hastane ortamından daha çabuk evde iyileşeceksin. Senin evde canların var. Seni severek ve şefkatle bakarlar. En iyi ilaç sevgidir der. Allah sevgisi, eş, çocuk, torun, anne- baba sevgisi en iyi ilaçlara bedeldir. Ama bu sevgiyi karşımızdakilere veremediysek, sevgi beklemekte hakkımız değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.