Paylaşmak

İnsanlara faydası dokunmadan yaşayanların, ölülerden farkı yoktur.

İki çocuğun bir cevizi paylaşamadığını gören Hz Ebubekir, çocuklara;

-Cevizi bana verin, onu kırayım, içini size paylaştırayım der. Cevizi kırar, fakat içi çürük çıkar.

Hz Ebubekir çocuklara şöyle der.

-İçinden ne çıkacağını bilmediğimiz bir cevizi paylaşamıyordunuz, nerede ise kavga yapacaktınız. Ama içi boş çıktı. Dünya hayatı da böyledir. Paylaşmasını bilemediğimiz zaman içi boş bir ceviz gibidir.

Zengin olduğumuzda, malımızın zekatını vererek, bildiklerimizi de başkalarına öğreterek paylaşırsak; ülkemizde fakir ve cahil çok aza iner. Zanaatkar çoğalır; iş kapısı artar.

Paylaşmak, anlamı çok geniş bir kelimedir.

Yetmişli yıllarda Anadolu’nun bir kasabasının en ücra köyüne genç bir imam tayin olur. Köye araba olmadığından beş kilometre yürüyerek köye varır. Köylü çok fakirdir. Fakat toprakları verimlidir. Tahıl, pancar, sebze, meyve çok güzel yetişmektedir. Fakat ürünlerini nasıl bol yetiştireceğini ve nasıl satacaklarını bilmez. Kasabada, tüccarlar rekabet olmadığından ürünleri ucuza almaktadır. Birde, köylüde kışın para olmadığından bakkaliye ve manifatura gibi ihtiyaçlarını tüccarın diğer dükkanına yazdırıyorlar. İhtiyaçlarını pahalıya alıp, harman sonu ucuza satıyorlar.

Haftada bir gün kasabada Pazar kurulmaktadır. Köylüler, sebze- süt- yoğurt- yumurtalarını pazara getirip şehirden gelen ayakçılara çok ucuza satmaktalar. Birde ürünlerini veresiye veriyorlar. Genç imam köylü ile malı satarken ucuza vermek istemez. Tüccarlar bu çocukta nereden geldi diye imama kızmaktalar. İmam talebe iken yaz tatilinde pazarcılık yapmıştır. Köylüde onu sevmiştir. Gençler imamla arkadaş olmuşlardır. İmam, uyanık iki genç ile, köydeki yumurtaları ve tavukları toplayıp otobüsle şehre getirmişlerdir. Pastanelere sütü, lokantalara kesilip, temizlenmiş tavukları ve yumurtaları kasabadan daha iyi fiyata satıyorlar. Hem köylü, hem imam ve arkadaşları iyi para kazanıyorlar. Bu durum bir kış devam eder. İmam, yazın köyden ayrılır. On yıl sonra, köye gezmeye gittiğinde gözlerine inanamaz.

Köyde iki adet eski traktör varken, şimdi her evin önünde yeni traktör vardır. Kamyonet ve taksi bile almışlar. İmam hayretler içindedir. Nasıl on yıl gibi kısa zamanda bu kadar zengin olmuşlardır. Dayanamaz ve sorar.

Köyde imamla arkadaşlık eden gençler, tüccar olmuşlardır. Şu cevabı verirler.

Hocam hocam sen yalnız bize namaz kılmayı, KUR’AN okumayı, dinimizi öğretmedin. Azda olsa bildiğin ticareti öğrettin. Bizleri cesaretlendirdin. Gözlerimizi açtın. Biz kasabaya değil, İstanbul a bile ürünlerimizi götürüyoruz. Peşin para ile satıyor, cebimizdeki para ile de ihtiyaçlarımızı alıyoruz. Eğer sen bizlere bildiğin kadarı ile ticareti öğretmeseydin, buraları nasıl bıraktıysan öğlece bulurdun. Sana hep dua ediyoruz derler. İmam için bundan büyük mutluluk olur mu?

Bildiklerini çevrendekilere öğretmek ilmin zekatı.

Kazancının bir kısmını, akrabanla, sevdiklerinle, fakirle paylaşmak malın zekatı.

Etrafındakilere yol göstermek, yardımcı olmak, eliyle diliyle moral vermek. Hiç olmazsa başını okşamak bedenimizin zekatıdır.

İşte budur paylaşmak, sevmek, sevilmek.

SONUÇ: Dünyada mutlu yaşayabilmek. Birde yaptıklarımızı ALLAH'ın (c.c.) rızasını kazanabilmek için yapabiliyorsak, Ahirette de mutluluğu hak etmiş oluruz.

İnsan gibi insan olmak işte böyle olur.

Hayırlı Cumalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder

# kavga

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Serdar Pir - Benim bir elmam vardı. Elmamı arkadaşıma verdim. Şimdi arkadaşımın bir elması oldu. Benim elmam yok. Benim bir bilgim vardı bilgimi arkadaşıma verdim. Şimdi bir bilgi arkadaşımda bir bilgi de bende var. Gibi bir şey herhalde bilgi paylaşmak

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Aralık 21:54