Abdest almanın önemi

Dinimizde olmazsa olmaz derecesinde önemi olan gusülden(boy abdesti) geçen hafta bahsetmiştik. Bu hafta da namaz abdestinden ve öneminden bahsedeceğim.

Kur’anda(Maide-6) “Ey iman edenler, namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başınızı meshedin. Topuklarınıza kadarda ayaklarınızı yıkayın” buyrulmaktadır. Belirtildiği üzere bu dört şart abdestin farzlarıdır. Birisi eksik olursa yeniden abdest almak gerekir. Devamlı dış dünya ile temas eden ellerimiz, yüzümüz, ayaklarımız günde beş defa güzelce yıkanırsa iç organlarımıza pislik(mikrop) girmesi az olacaktır. Birde şu pandemi döneminde daha da iyi olacaktır çünkü yıkadığımız her uzuv üçer kere güzelce, mümkünse sabunla yıkayabilirsiniz. İslamiyet temizlik dinidir. Akan ve temiz su ile temizlik yaparız. Bir leğenin içine su doldurup yüzümüzü ayaklarımızı sokup yıkamak uygun değildir. Çeşmeden akan veya ibrikten dökülen su ile yıkanır, abdest alırız. Pislik karışan su ile temizlik yapamayız.

Peygamberimiz(s.a.v) “Benim ümmetim kıyamet gününde abdest azaları, abdest nurunun parlaklığı ile geleceklerdir. Bu parlaklığı daha fazla uzatmak hanginizin elinden gelirse yapsın” buyurmuştur. Sahabeden bazıları, Ya Resulallah bizlerden sonra gelecek ümmet kıyamet önünde nasıl tanıyacaksınız diye sordular. Peygamberimiz(s.a.v) "Hepsi aynı renkte olan atların içinde alın ve üçayağı beyaz bir at bulunsa onu tanımaz mı" diye cevap vermiştir.

Şu bir gerçektir. Günde beş vakit abdest alıp namazını kılan dini bütün büyüklerimiz hatta gençlerimizin yüzüne Allah c.c. nurunu aksettiriyor. Hayatta hiç makyaj yapmadan nur yüzlü oluyorlar. Bunu yalnız ben değil toplumun çoğu kesimi anlayabiliyor. Bu tip insanlar ölümden korkmazlar, yaratana kalben bağlanmışlardır. Yurtdışında hangi ülkeden olursa olsun müslüman olanlar ilk bakışta çok rahat birbirlerini tanıyabiliyorlar. Bu inana ve ibadet eden Müslümanların bir özelliğidir. Peygamberimiz(s.a.v) on dört asır önce ağız ve burun temizliğine önem vermiştir. “Eğer zor olmayacağını bilsem abdest alınırken dişlerinizi fırçalamayı emrederdim” demiştir. Müslüman, içi ve dışı temiz olan insandır. Abdestli olan kişi yalan söylemez, kimseye haksızlık etmez, yoldaki karıncayı bile incitmez. Bazıları benim kalbim temiz abdest almıyorum, namaz kılmıyorum ama haram yemem, kimseye kötülük etmem diye kendilerini kandırıyorlar. İnsanı hayvandan ayıran özellik akıl ve vicdan sahibi olmasıdır. Ama İslami yaşayış ve ahlakından uzak olanlarda vicdanlarının menfaati icabı nasıl hata yaptıklarını farkedebiliyoruz. Rabbim hepimize hidayet nasip etsin.

Abdestimizi mümkün mertebe temiz yerde almalıyız. Abdest alınmadan namaz kılınmaz, Kur'an’a el sürülmez. Hac da veya umrede Kabe tavaf edilmez. Abdeste Euzü besmele ve niyet ederek başlarız. Suyu fazla veya azda kullanmayız. Etrafa sıçratmadan ellerimizi mümkünse sabunla yıkarız, ağzımıza ve burnumuza su vererek güzelce yıkarız yüzümüzü. Kollarımızı dirseklere kadar iyice suyu işleterek yıkarız. Ellerimizi ıslatıp başın dörtte birini sağ avucumuzun içi ile mest edip kulakları parmağımızla ve boynumuzu ellerimizin tersi ile mest ederiz. Sağ ve sol ayaklarımızı yıkayarak abdestimizi tamamlamış oluruz. Abdest alırken mümkünse konuşmamalıyız ve şu duayı okumalıyız. “Yarabbi benim abdest azalarımı cehennem ateşinden koru, günahlarımı affet, cennetine girebilmemi nasip et”.

Abdest alırken eğer bir yerimiz yaralı, sarılı ise üzerini mest ederiz. Soğuk günlerde ayaklarımızı yıkayınca karın ağrısı, ayak ağrısı gibi bir durum olursa mest(deriden yapılan ayakkabı şeklinde koruma) giyeriz ve üzerini avucumuzun içi ile sıvazlarız. Abdest azaları üçer kere yıkanması sünnettir. Sıraya uymak, sakalı sık olan parmakların arası ile sakalın arasını ıslatmaları gerekir. Abdesti ön ve arkadan çıkan idrar ve pislik, yellenmek, bir yerimizden kan ve irin akması, ağız dolusu kusmak, uyumak, bayılmak gibi durumlar bozar. Yolculuğa çıkarken, bir işe başlarken, bir şeye üzülüp moralimiz bozulunca mümkünse abdest almalıyız, abdestli gezmek müstehaptır. Mübarek Cuma sabahı, abdest ile ilgili bildiklerimizi varsa eksiklerimizi giderip namaza hazırlanmalıyız. Her geçen saatte kabre yaklaştığımızı unutmayalım.

Cumanız mübarek olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.