Hikmet'in Evrenselliği: Ayasofya Mâbedi!

Dünyada herkes sadece kendi benimsediğini, kendi gönlüne sineni, tek doğru ve tek hikmet ve tek hükûmet olarak kabul ettiğinde, elbette ki insanlığın ortak mirası "Hikmet" yerelleşir, tüm insanlığa yönelen fayda pınarları kapanır ve evrensellikten düşer.

"İlim, hikmet Çin'de bile olsa arayınız!" diyen Hazreti Muhammed (Selam O'na ve diğer peygamber kardeşlerine..) aslında evrensel hikmet'in ve doğrunun sadece bizler tarafından keşfedilemeyeceğini ifade etmiş, Yüce Allah'ın, hikmeti arayan her kuluna, birer hikmet tutamını, dünyanın neresinde olursa olsun nasip edeceğini ifade etmektedir.

O halde "Buldum, ben buldum! Öyleyse hikmet'in tek temsilcisi benim!" diye başkalarını bu meydanda ötelemek veya ötekileştirmek aslında hikmetten bencilce nemalanmayı istemek veya hikmeti istismar etmek anlamına gelecektir.

Nitekim tarihte olagelen mücadele ve savaşların çoğu da bu hengamede yerel hikmet savaşlarına dönüşmüştür diyebiliriz.

Yoksa fethedip kapılarını kendimize açtığımız bir şehrin halkına gönlümüzü infitah ederek kollarımızı açamadığımız zaman bizler sadece orayı işgal etmiş veya esaret altına almış bir menfaatperest güruh oluruz.

Geçmişimizde tüm dünyanın ve insanlığın ortak düşünsel değeri olan hikmet'in kutsallığının sembolize edilerek ilk olarak Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından M.S. 532 yılında inşa edilen Ayasofya Mabedi, bu temsil yeteneğini yitirmiş olacak ki sonradan gelen saltanat sahiplerinin elinden daha fazla duramayıp sıyrılmış ve 1453 yılında Sultan Muhammed Fatih önderliğinde yeni bir çağa kucak açarak el değiştirmiştir.

Bugün bizler de bu Hikmet Mabedi'nin 21. yüzyıldaki bekçileri olarak 40 pencereli kubbeden tüm dünyaya adalet, barış, huzur, güven, eşitlik, yardım, şefkat, hoşgörü ve benzeri insanlık değerlerini 40'a kadar hatta gidebildiğimiz noktaya kadar tüm dünyaya bu değerlerin elçiliğini yapacak, çifte standartlara maruz kalsak ta herkese kucak açacak ve tüm dünyanın kutsalına gönül frekanslarımızın sinyallerini yayacak yeterlilikteyiz evel Allah!

Yoksa bu topraklarda doğmamızın veya yerleşmemizin başka ne anlamı olabilir ki!

Hatta "Birleşmiş Milletler" merkezini asırlardır tüm milletler tarafından hikmetin temsilcisi olmuş bu topraklarımıza taşıyıp insanlığı gerçekten Birleşmiş Bir İnsan Milleti olarak birlikte yaşamaya, kucaklaşmaya davet etmemizin zamanı geldi geçiyor bile...

Hasılı kelam, yaratılanı, Yüce Yaratan'dan dolayı sevmek ve ona değer vermek, yüce Allah'a karşı memuriyetimizin, sorumluluğumuzun layıkıyla yerine getirilmesinin tek yolu olacaktır.

Bu evrenin, kainatın başıboş yaratılmadığını, Yaratıcısı, Tasarımcısı tarafından belirlenen bir amaç, bir hikmet uğuruna var edildiğinin sembolize edildiği Ayasofya Mabedi'nin, Camisi'nin sadece Müslümanlara değil tüm insanlığa hikmet'in yollarının tekrar açılmasına ve hayatın bize değer katan inancımız temelinde anlamını tekrar kazanmasına vesile olması dileğiyle..

Hayırlı olsun..!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Yiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.