Enver Everdi Köşe Yazısı

15 Temmuz 2016; kim inanırdı ki ülkemiz için büyük bir kırılma günü olacak. Öncelikle ülkemizin böyle bir gün yaşamasında kimin ne kadar etkisi varsa bu yaptıklarının cezasını ama bu dünyada, ama ahirette elbet bir karşılığı olacaktır. Hiçbir suç cezasız kalmaz. Kurtulduğunu, paçayı yırttığını düşünen yaptıkları yanlarına kar kalacak sanan kim varsa büyük bir yanılgı içerisindedir.

Gelelim Milletin kanıyla, duruşuyla karşı koyması ile yazdığı 15 Temmuz Destanına

Yaşananların destan olması şehit sayısıyla, verilen mücadelenin ne kadar sürdüğüyle açıklanabilecek konu değildir. 15 Temmuz da 251 şehit değil de 251 Bin şehit verseydik daha mı büyük destan olacaktı. Ya da 1 gün değil de günlerce sürseydi o zaman bu destandır mı diyecektik. İnsan istemediğine, işine gelmeyene veya karşı durmak istediklerine karşı sürekli bir şeyler üretebilir. Gelin millet olarak verdiğimiz mücadelenin arkasında millet olarak duralım. O kurgulamış, aslında darbe değil kalkışmaymış, o yapmış, bu yaptırmış, bunların hiçbiri 251 Şehit olduğunu, binlerce vatandaşın yaralandığını ve milyonlarca insanın, ‘sonum ne olur’ demeden sokaklara döküldüğü gerçeğini değiştirmez. Evet insanımız partisi, görüşü ne olursa olsun o gün bu işe karşı durmuş ve dünyada örneği olmayan bir destana imza atmıştır. Ve ben bunun bizzat şahidiyim. Allah bu millete böyle bir günü bir daha yaşatmasın. Aklı, vicdanı olan kimse bu işi hor görmeye, basitleştirmeye kendince ürettiği senaryolarına alet etmeye çalışmasın.

Gelelim 15 Temmuz Tiyatrosuna

Milletin kanıyla yazdığı bu destan sonrası oynanan çok fazla tiyatro var maalesef.

Tiyatro: 1 O gün köşe bucak kaçarken, insanlar canlarından olurken lağım fareleri gibi deliklere saklanıp bugün 15 Temmuz destanının kahramanı gibi ortada gezenler.

Tiyatro 2: İşine geldiğinde 15 Temmuz Destanını kabul edip işine gelmediğinde tiyatro diyenler.

Tiyatro: 3 Milletin yazdığı destanın üzerine çöküp bu destan ile kendini aklamaya ve geçmişte yaptıklarını kabul edilebilir göstermeye çalışanlar.

Tiyatro 4: Şatafatlı anmalar ile destanı önemli ve kıymetli hale getirmeye çalışanlar.

Tiyatro 5:17 Temmuz 2016 tarihinden sonraki Vatan nöbetlerindeprotokol sandalyelerinin tekrardan meydanlara inmesi ve protokole özel sahne şeritlerinin hazırlanması…

Maalesef 15 Temmuz destanından sonra 15 Temmuz Tiyatrosunun da bizzat şahidiyim.

“Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız.”

İnanıyorum ki siyasi görüşü her ne olursa olsun vatanını seven ve olayları halk üzerinden değerlendiren, vatanına toprağına sahip çıkacak Ak Parti’li, Chp’li, Mhp’li, Hdp’li, İyi Partili milyonlarca kardeşim var ve onlar kahraman olmak için destan, yazmak için kimseden icazet almazlar. Ne zaman inandıkları değerlere karşı sıkıntılı bir durum olursa gerekli mücadeleyi verir, kimseden takdir beklemez ve köşelerine çekilirler.

Bir kez daha hiçbir şey düşünmeden, hesap kitap yapmadan, inandıkları vatan millet uğruna canını hiçe sayan ve şehit olanlara selam olsun. Geride kalanlara Allah sabırlar versin.

İsmet Çiğit

“Şu ve bu tarzda, birtakım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz, bunun hiçbir kıymeti ve ehemmiyeti yoktur. Eğer şunun, bunun teveccühünden kuvvet almaya tenezzül ederseniz, halinizi bilmem, fakat geleceğiniz çürük olur.”

Bugün, Kocaeli medyasında çokça yazıldı çizildi. Ben kendisine şunu söylemek istiyorum; Ya yazdığın utanç vesikasını kaldır, yada dünkü çocuk olarak yazacağım yazılara katlan, tercih senin sayın duayen.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enver Everdi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket SAYIN OKUYUCUMUZ HABERİ DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?