Namaz kılmak neden önemli?

Çoğumuz bir işyerinde çalışıyoruz. Müdürümüz, patronumuz yahut ustabaşımız bize hangi işi verirse en güzel şekilde yapmaya çalışırız. Yapmaya mecburuz. Karşılık vermeye hakkımız varmıdır? Ben seninle çalışmak istemiyorum derse ne yapabiliriz. Hakkımızı aramak için sendikayı araya koysak bile nafile.

Bizleri büyüten anne- babamıza evlat olarak her istediklerini yaparmıyız? Yaparız. Yapmasak o zamanda haşarı bir evlat gözü ile bakarlar. Evlatları en çok üzen şey anne- babayı incitmektir. Böyle düşünmeyen evlatlara toplum içinde hayırsız evlat denir.

Tüm kainatı, insanoğlunu, bizim ihtiyacımız olan her şeyi yaratan, akıl veren, yaşam koşullarını sağlayan yaratıcımız Allah’a c.c teşekkür borcumuz yok mudur?

Maalesef şöyle düşünen insanlarda olabiliyor. Allah’ın bizim kılacağımız namaza ihtiyacı yoktur. Ben işyerinde amirime saygı gösteriyorsam oradan ekmek yediğim içindir, gibi. Peki amirini kim yarattı. Oda çalışıp ekmeğinin parasını kazanıyor. Benim kalbim temiz haram yemem, kimseye kötülük etmem denebilir. Nereden bilinecek, kalbini çamaşır suyu ile mi yıkadın.

Çoğumuzun ezbere bildiği kevser suresinde “Ben size kevseri verdim (Kevserin manası çok geniştir. Verilen rızık, akıl, sıhhat, evlatlar, eş, iş, yuva, Müslüman bir toplumda yetişme….) sizde bunlara şükür olarak namazlarınızı kılın ve kurban kesin.” Kur’an-ı kerimde namaz kesin olarak emredilmiştir. Hakkında çok ayet vardır. Bütün semavi dinlerde ibadet etmek emredilmiştir. Fakat Yahudiler, Hıristiyanlar ibadet şekillerini kendilerine göre yorumladılar, değiştirdiler. Biz Müslümanlar Peygamberimiz nasıl kılmış ise, aynı şekilde günde beş vakit kılarız. 1440 senedir ne bir ilave, ne bir eksiltme yapmadan Müslümanım diyen herkes namazını vaktinde gönlünü kalbini vererek kılar. Kılamadıkları namazlarını sonradan kaza eder. Yeterki biz kılmak isteyelim.

Hazreti Ömer Camii ye giderken önünde bir çocuk ondan önce koşar. H.z Ömer -Yavrum neden Camii ye girmeye acele ediyorsun, sen daha küçüksün deyince çocuk şu ibretlik cevabı verir. -Amca daha dün benim arkadaşım öldü, bunun küçüğü büyüyü oluyormu? der. Emekli olunca namaza başlarım diye düşünürsek daha çok zaman kaybederiz. Vaktim yok diye mazeret üretemeyiz.

Gölcük depreminden sonra Camii lerde cemaat çoğalmıştı, deprem unutulunca cemaat azaldı. Pandemide hastalıktan Camii ye gidemedik. Şimdi nedense Camii lerde cemaat sayısı artamadı. Bunu İmamların, vaizlerin, Müftülerimizin düşünmeleri, çare aramaları lazım.

Bizi yaratan Allah’a inanıyorsak ki Muhakkak inanıyoruz. Ona karşı olan vazifemizi yapacağız. Yahudiler, dinsizler ölümden çok korkarlar. Onlar ölümü yok olma sayarlar. Dünya malına çok önem verirler. Bırakıp gitmeyi istemezler. Sanki elimizdemi? Bizler ise ölümü mekan değiştirme olarak görürüz. Beden toprak olur fakat ruhumuz ölümsüzdür.

Şeytan namaz kılanlarla çok uğraşır, daha vakit var kılarsın diye tembelliğe itmek ister. Namazda aklına vesvese sokar, rekatları şaşırırız, bir an önce bitirmeye çalışırız. Kusura bakmayalım şüpheli, haram lokma yiyen, günah işlemeye meyilli olan kimseler namazdan zevk alamazlar. Onlar çok tevbe etmelidirler.

Müslümanlar Allah’ın huzuru hariç hiç kimsenin karşısında eğilmez, etek öpmezler. Gönlünü vererek secdede “Subhane Rabbiyel ala” demek dünyadaki bütün zevklerden daha yücedir. İmam Gazali bunu şöyle tarif ediyor. “-Yemekten sonra sevdiğimiz meyveyi yavaş yavaş yerken nasıl hoşumuza gidiyorsa, namazda yaptığımız secdelerde öyle hoşumuza gider.”

H.z Ömer zamanında fethedilen Kudüs Yahudilerin eline geçmişti. Selahattin Eyyubi Kudüs ü fethetmeye kararlıdır. Fakat istediği ortam oluşmamıştır. Cuma hutbesinde bir genç neden Kudüs’ü fethetmede bekliyoruz, der. Selahattin Eyyubi ses çıkarmaz. Cumartesi sabahı namazdan sonra -Dün bana Kudüs’ü fethedelim diyen genç nerede diye sorar, fakat genç namazda yoktur. Ünlü komutan şu ibretlik ifadeyi kullanır. Cuma ya gelen, sabah namazına gelmedikçe bizim tekrar Kudüs’ü fethetmemiz çok zor olacaktır.

Peygamberimiz s.a.v. “Namaz dinin direğidir” buyurur. Namazsız, oruçsuz Müslümanlık olmaz. Şimdi Camiye ayaklarımızla gidemiyorsak sonradan tabut içinde götürecekler. Ne olur sevdiklerimiz aşkına genç yaşta namaza başlayalım, huzurlu, mutlu, bereketli bir hayatımız olsun. Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Serdar Pir - Allah razı olsun kardeşim. Çok faydalı bir yazı. Emeğine sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Ocak 15:40


Anket İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'i başarılı buluyor musunuz?
Tüm anketler