Hasat Mevsimi

ALLAH c.c. her canlının rızkını yaratmıştır. Onu arayıp bulması lazımdır. K. Kerim Necm süresi 39 da: “Şüphesiz her insana kendi emeğinin karşılığı verilecektir. ( Hak ettiğinin karşılığını alacaktır.) buyurulur. Mahşer günü insanın dünyada yaptığı her iş önüne konup adil yargılama olacak. Ve sonunda iyi ve kötü amellerine göre cennete girecek. Yahut cehennemlik olacaktır. Yine bu ayette dünyevi işlerinin karşılığını alır. Kendi çalışmasından başka bir şey yoktur Çalışan, üreten insan parada kazanır, rahatta yaşar.

Özet olarak: İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.

Temmuz ayından beri toprakla uğraşanlar emeğinin karşılığını almaya başladı. Anadolu da buğday hasadı bitti, sebze ve meyve hasadına başlandı. Toprağı olanlar, çalışanlar İnşa ALLAH emeğinin karşılığını alacaklardır.

Toprağa neden toprak ana denmiştir. Bilinçli olarak çalışanı aç ve açıkta bırakmaz. Elhamdülillah ülkemiz dünyanın en verimli topraklarına sahip. Müslüman ülkelerin ekseriyetinin toprakları verimli. Fakat çağımızda bile ilkel usullerle işleniyor.

1980 yılında köylerimizde öküz ile çift sürülüyordu. İzmit ve kandıranın köyleri gerçekten zor geçiniyordu. Birde ürettiği ürünleri satmakta zorlanıyorlardı. Her işte pazarlama önemli. Kandıra da iki toptancı vardı. Onlar istedikleri fiyata ayçiçeği, buğdayı, mısırı alıyor; diğer mağazasında kışın köylüye veresiye verdiği ürünlerin borcunu düşüp köylüye az bir para kalıyordu.

İmamlık yaptığım köydeki genç arkadaşlarla İzmit’e birkaç kere sebze, yumurta getirip sattık. Bu işe alışan arkadaşlar ürünlerini İstanbul pazarlarına götürmeye başladı. Onlara şunu söylemiştim. Bu işe diğer arkadaşlarınızı da alıştırın. Onlar sizin rızkınıza engel olmaz. Şimdi köylerde her evde traktör var. Yalnız çok müsriflik oluyor. Elli dönüm yeri olan bile çift çeker alıyor. Göre gör oluyor. Gençler köyde çalışmak istemiyor. Asgari ücret olsun, şehirde olalım diyorlar. Sonrada köyden yardım alıyorlar. Köyde altı ay iş var. Hayvancılık yapsalar daha çok para kazanırlar. Sanki şehirde rahat para kazanılıyor. Tarlaların yarısı boş duruyor. Devlet dönüm başına destek veriyor, ama tarla ekilimi- boşmu kontrol etmiyor.

Şehrimizin en verimli toprakları imara açıldı. Kullar, alikahya, sapanca yolu bina ile doldu. Bayırlar, çorak araziler imara açılabilirdi. Fabrikalar verimli yerlerde kuruluyor. Sanayici deniz, kara, hava ulaşımı kolay olan yerleri tercih ediyor. Akdeniz, Ege ve Marmara da zeytinlikler kesiliyor. Ülkemizde tarım politikasını bir türlü geliştiremedik. Bu işler yalnız okumakla, masa başında oturarak çözülemez. Ziraat mühendislerinin araziye inmeleri, çizmeleri giymeleri şart.

1960 yıllarına kadar Karadeniz bölgesi çok verimli ve yağışlı topraklara sahip olmasına rağmen, millet zor karnını doyuruyormuş. Erkekler gurbette çalışarak ailesini geçindiriyorlarmış.

Milletini seven akıllı birileri çay bitkisini keşfedip Rize ye getirmiş. Başka bir vatansever fındığı keşfedip yetiştirmiş. Şimdi bu mevsimde dağ bayır insan. Karadeniz bölgesinin panayır günleri. Çay ve fındık toplamak için gurbetçiler köylerine gidiyorlar. Akrabalarını, eşini, dostunu görüyorlar. Herkesin cebi para doluyor.

Köylerde yetişen tavukların yumurtaları ülkemize yetmiyordu. Bolu bölgesinde bu konuda Yurt dışında uzmanlaşan bir iş insanı tavukçuluk sektörünü geliştirdi. Köylerde kurulan modern kümesler sayesinde bütün Türkiye ye tavuk eti ve yumurta dağıtılıyor. Bölge halkı bu sayede kalkındı.

Afyon- Sultandağı’nda 1965 li yıllarda kazaya gelen bir ziraat mühendisi tarlasında su çıkararak diktiği elma fidanları sayesinde bölge meyve bahçeleri ile doldu. O sıralar daha çocuktum ama o ziraat mühendisini hiç unutamıyorum. Ülkeye hizmet böyle olur.

İnsan kendisi yetiştirip para kazandığı gibi etrafındakilere de yardımcı olabilirse; ALLAH c.c. rızasını kazanmayı da umut ederek yaparsa hem bu dünyasını, hem ahıretini kazanmış olur.

İnsan elinin emeğini yiyecek. Çalışmadan kazanılmaz. Dünyalık çalışacak, ahırete de eli boş gitmeyecek. Her işinde ALLAH ın rızasını kazanmayı ön planda tutacak. Helal ve harama dikkat edecek. Kazandığı iyiliklerle, sevaplarla cennete eli dolu olarak girmiş olacak.

Osmanlı nın son zamanlarında, tanzimat devrinden sonraki yıllarda ülkemiz istenilen kalkınmayı yakalayamadı. Yeni yeni kendimize güvenimiz gelmeye başladı. Vatanımız için elini taşın altına koyup gayretle çalışanlardan ALLAH razı olsun. Müslüman ileriyi gören olmalıdır.

Peygamberimiz s.a.v “İki günü eşit olarak yaşayan aldanmıştır” buyurur. Hayırlı Cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'i başarılı buluyor musunuz?