Nurlu Şehir Medine 2

NURLU ŞEHİR MEDİNE 2

Hicretten sonra Medine’de İslam devletinin temeli atılınca, Peygamberimiz dünyada ilk defa olmak üzere ellibeş maddelik bir “ANAYASA” hazırlamıştır. Birkaç sene sonra Müslümanlar güçlenince yabancı devlet başkanlarına elçiler gönderip İslam’a davet etmiştir. Peygamberimizin s.a.v. irtihalinden (ölümünden) önce Arabistan yarımadasında İslamiyet hızla yayılmış, Afrika ve Mezopotamya taraflarına ulaşmakta idi. Medine’de Müslümanlar faiz olmadan alım-satım yapmayı öğrenip ticaretlerini genişletmişlerdir. Medine’de Peygamber mescidinde bulunan Suffa da “geçen hafta açıkladım” ilim öğrenen Müslümanlar, yeni Müslüman olan şehirlere, bölgelere gidip öğretmenlik ve devlet işlerinde, orduda, medreselerde yöneticilik yapmışlardır. Zamanla Mescid’i Nebi yanındaki Suffa ihtiyaca cevap veremeyince Medine’nin mahallelerine dokuz adet mescit yapıldı. Burada gençlerden suffa ehli namaz kıldırır, İslami ilimlerle uğraşır; İslamın muzaffer olabilmesi için İktisadi, siyasi, askeri plan ve programlar yaparlardı. Selmanı Farisi, Ebu Hureyre gibi şahsiyetler hep buralarda yetişmiştir. Bu mescitlerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.

Peygamberimizin vefatından sonra H.z Ebubekir, H.z Ömer, H.z Osman zamanında Medine devletin merkezi idi. H.z Ali halife olunca devletin merkezi Kufe’ye taşındı. Bu tarihten sonra, sakin bir hayat geçirmek isteyen Müslümanlar Peygamber şehrine geldi, ve hayatlarının sonuna kadar orada kalıyorlardı. Peygamberimiz s.a.v. Bu konuda “Sizden biriniz Medine’de vefat etmeye gücü yetiyorsa, orada vefat etsin. Çünkü ben Medine’de vefat edenlere ayrıca şefaat ederim” buyurdu.

Hicretin ikinci yılında Mekke’de ilk Müslüman olanlardan Osman bin Maz’un vefat etmişti. Peygamberimiz Bakii olacak mezarlık alanını gösterdi ve oraya defnedildi. Orada pek çok sahabe vardır. H.z. Hasan, H.z Osman, H.z Aişe ve yüzbinlerce Müslüman nurlu şehirde, Peygamberimize komşu ve sahabelerle yan yana yatmaktadır. Hepimiz orada yatmak isteriz ama; buna imkan olmuyor. Yeterki Müslüman mezarlığına gömülmek nasip olsun.

Medine’de çok kıymetli dört yer vardır. 1- Mescid-i Nebi ve peygamberimizin Kabri saadetleri. 2- Cennetül Bakii kabristanlığı. 3- Uhud dağı ve şehitliği. 4- Akik vadisi. (Zulhuleyfe. “Umreye girilen bölge)

Uhud harbinin olduğu ve Peygamberimizin üzerine sığındığı dağ. Uhud şehitlerinin Müslümanlar üzerinde büyük etkisi vardır. Önceki yazılarımda önemini anlatmıştım. Akik vadisi ise yağmurlardan meydana gelen dereler ve göletlerin oluştuğu, sahabenin suya girip yüzdüğü, serinlediği, Peygamberimizle gidip güzel vakitlerin geçirildiği vadi. Peygamberimiz s.a.v. “Cennet vadilerinden bir vadi “buyurduğu alan. Fakat bu güzel tarihi yerlerin bir kısmı şu anda villaların yapıldığı alan olmuştur.

Medine şehrinin ahalisi ve gelen misafirleri, sakin ruhlu Müslümanlardır. İkram etmeyi yardımda bulunmayı severler. Ramazan da iftar vakti evinde yaptığı yemekleri hacılarla paylaşırlar. Türkiye den sofra kuranlarda oluyor. Herkes sofrasına buyur ediyor. Sokaklarda yatan insan yoktur. Çok huzurlu bir şehirdir.

Atalarımız hicaza çok hizmet etmiştir. Mekke ve Medine’nin etrafına zamanın şartlarına göre kaleler yapmışlar. Şehre dışarıdan su getirip, yollar, hanlar, aş evleri, misafirhaneler, medreseler, dükkanlar inşa ettiler. 1900 yılında telgraf hattı döşendi. 1902 yılında Hicaz demiryolu açıldı. Yavuz Sultan Selim 1517 yılında Hicaz bölgesi Osmanlıya bağlanınca, ziyaretinde, Hakimül Haremeyn sözünü kabul etmeyip Hadimül Haremeyn; (Haremin hizmetçisi) ancak biz onu olabiliriz demiştir. Kabe yi süpürmek için kullanılan süpürgeyi taç gibi başının üstüne koymuştur. Sonradan gelen sultanların taçlarına süpürge teli koymaları buradan gelmektedir.

Peygamberimiz s.a.v. “Bir kimse Haremeyn (Mekke- Medine) ahalisine eza ederse, Cenabı Hak onu suyun tuzu erittiği gibi mahveder. Medine’ye Mesih Deccalın (değil kendisi) kokusu (bile) giremeyecektir. O fitne günlerinde Medine’nin yedi kapısı olacak, her kapıda (muhafız) iki melek bulunacaktır.” “Mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haramda hariç, başka mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.” Buyurdu.

Allah c.c gitmek isteyen Müslümanlara tez zamanda gidebilmeyi nasip etsin. Gücü yetemeyenlerde gidemiyorum diye üzülmesin. Şehrimizde, mahallemizde her Camii “Haremeyn’in” aynası gibidir. Oralara devamlı cemaat olsunlar. Kıbleden yönlerini ayırmasınlar (namazlarını kılsınlar). Ezanlar okunuyor, mahalle Camii lerinde birkaç kişi ile namaz kılınıyor. Her sene binlerce kişi hacca – umreye gidiyor. Vakti müsait olanlar namaza gitseler Camii ler dolup taşar. Topu hep başkalarına atmayalım. Umreye gitmekle olmuyor. İslam ruhunu içimize sindirmek, yaşamak, yaşayanlarla beraber olmak şarttır. Nice hacca gidemeyen fakat gönül gözü açık Müslümanlar var. Yarabbi sayıları artsın azalmasın. Yarabbi bizleri ehli sünnet yolunda olanlardan eyle . Hayırlı cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Serdar Pir - Kalemine sağlık. Çok güzel olmuş arkadaşım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 23:01