Mehmet Saburlu köşe yazısı ''ALLAH’A c.c güvenmek

ALLAH’A c.c GÜVENMEK

Bizleri yaratan, yaşatan, akıl veren, rızıklandıran Allah c.c.dür. Dünyada yaşayan canlıların rızkını da veren odur. Müslümanlar Allah a güvenir. Yanlış bir iş, hata yapmadıkça, Allah’ın c.c. yardımı olacağına inanırlar.

Müslümanlar cesaretlidir. Ama bu aptalca cesaret değildir. İnsanlar ya Allah’a c.c güvenmelidir! Yahut şeytana tabi olacaklardır. Şeytan insanın kalbine vesvese (Korku-şüphe) verir. Hep ona hata yaptırır, yoldan saptırır. İnsan da hep korku ve şüphe içerisinde yaşayamaz ki! Acaba ne olacak başıma neler gelecek, yaşlanınca ne yapacağım düşüncesinde olur.

Peygamberlerin ulularından İbrahim A.s, gençliğinde insanların elleri ile yapıp taptıkları putları kırmış, baltayı da en büyüklerinin boynuna asmış. İbrahim a.s mı yakalamışlar. Neden putlarını kırdığı sorulunca; -Bana neden soruyorsunuz. Balta kimin boynunda ise ona sorun der. Gayet soğukkanlıdır. Orada bulunanlar. –O nasıl yapsın, canlı değil ki derler. H.z İbrahim: -Peki o zaman siz neden ona tapıyorsunuz, diye cevap verir.

H.z İbrahim’i ateşe atmaya karar verirler. Tepeden mancınık ile atacakları sırada H.z İbrahim gayet rahattır. Bu durumuna kral çok kızar. Allah’a c.c son derece imanı kuvvetli olan H.z İbrahim; -Beni yaratan Allah’ımız bu ateşin yakıcılığından korur der. Ateşe atarlar, ama etrafı sulak oluverir. Urfa ya gidenler balıklı gölü ziyaret ederler.

Peygamberimiz H.z Muhammed, yalnız ve kimsesiz kaldığı zamanlarda bile hiç cesaretini kaybetmemiştir. Hak olan davasından geri atım atmamıştır. Mekke de açıktan İslam’ı yaymaya başladığı zaman amcası Ebu Talip: -Yeğenim durum çok vahim: Müşriklere karşı koyacak gücüm yok. Sana zarar vereceklerinden korkuyorum. Bu yoldan vazgeçersen sana her istediğini verecekler. Seni başlarına kral bile yapmaya hazırlar. Kabul etmezsen seni öldürecekler der. Peygamberimiz s.a.v. –Ey amcacığım, bir elime güneşi, bir elime ayı koysalar, ben bu hak yoldan geri dönmem, Allah c.c beni korur, der.

Müslümanlar öyle dara düştükleri anlar oldu ki, O anlarda bile Allah’a sığındılar. Ona güvendiler. İmanlarından bir an bile şüpheye düşmediler. Uhud savaşında okçuların yerlerinden ayrılması ile düşman kuvvetlerinin hücuma kalkması ile, Peygamberimizin etrafında on kişi kadar kalmıştı. Müslümanlardan şehit olanlar, yaralananlar vardı. Peygamberimizin dişi kırıldı, yüzü kanadı. O anda bile Allah’a güvenerek geri adım atmadılar. Tez zamanda toparlanıp mücadeleye devam ettiler. Allah’ın izni ile zafere ulaştılar.

Mekke’nin fethinden sonra Taif yakınlarında toplanan Müşrikler, büyük bir ordu ile Müslümanların üzerine yürüyüp son bir hamle yapmak istediler. Günlerce yolda olan, Mekke’yi fetheden İslam ordusu Kabe’de ibadet etme sevdasında idiler. Haberi alan Peygamberimiz hemen orduyu toplayıp Huneyn tarafına yürüdü. Yolun etrafında sarp kayalıklar vardı. Düşman burada pusu kurmuş. Ve kayalıklar arasından birden hücuma geçti. İslam ordusunda panik oluştu. Neye uğradıkalarını şaşırmışlardı. Ölüm kalım savaşı yapılıyordu. Telaştan İslam askerlerinim bazıları geri çekildiler. Peygamberimizin etrafında az kişi kalmıştı. Peygamberimiz s.a.v. –Ey Allah’ın kulları dağılmayın, korkmayın, toparlanın Allah’ın yardımı bizimle beraberdir. Ben Hak Peygamberim diyerek Müslümanları toparladı. Bozguna uğrayan düşman çok büyük kayıplar vererek, malları ile esir alındılar. Burada Peygamberimiz ve Müslümanlar Allah’a güvenmese idiler galip gelemezlerdi. Uhud ve Hunenyn savaşı bizlere çok büyük bir örnektir.

Peygamberimiz Necid’den İslam ordusu ile dönerken mola vermişlerdi. Herkes silahını bırakıp dinlenmeye çekildiler. Bütün asker uyumuştu. Orada pusu kuran bir bedevi Peygamberimizin yanına kadar yaklaştı. Ağaçta asılı bulunan kılıcı almış, kınından çıkararak hücum edeceği sırada Peygamberimiz uyanmış, bedeviyi fark etmişti. Bedevi; - Seni benim elimden şimdi kim kurtaracak. (Haşa) Allah’ınmı? Diye bağırdı. Peygamberimiz s.a.v. hiç telaşlanmadan

-Evet, Allah c.c kurtaracak, dedi. Bu cevaptan sonra bedevinin elinden kılıç düşüverdi. Ne olduğunu anlayamayan bedevi şaşırmıştı. Bu ancak Allah sayesi ile olur diyerek Müslüman oldu.

Müslümanlar her zaman ve her yerde Allah’ın yardımına son derece güvenirler. Güvenmekle kalmayıp üzerlerine düşen tedbirleri alırlar. Sonra Allah’a tevekkül ederler. Çünkü Cenabı Allah yalnız insana akıl vermiştir. Düşünme ve doğru karar vermeyi lütfetmiştir. Hayırlı Cumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saburlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.