Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yaşanan bir trafik kazasının ardından, hastanedeki “ihmal” iddiası yargıya taşınıyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dilovası İlçe Başkan Yardımcısı Tunay Yıldırım, kazada yaralanan 3 yaşındaki kızı Eliz Hira Yıldırım’ın sevk edildiği hastanede yeterli inceleme yapılmadan taburcu edilmek istendiğini ileri sürdü.
“İç Kanama Şehir Hastanesinde Fark Edildi”
Açıklamalarda bulunan Tunay Yıldırım, kazanın ardından kızının ilk olarak Dilovası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığını belirtti. Buradaki acil müdahalenin ardından kızının durumunun tam olarak analiz edilmeden evine gönderilmeye çalışıldığını iddia eden Yıldırım, durumu kabul etmeyerek çocuklarını Kocaeli Şehir Hastanesi’ne sevk ettirdiklerini söyledi.
Şehir hastanesinde yapılan detaylı tetkikler ve ileri incelemeler sonucunda, 3 yaşındaki Eliz Hira’nın karaciğerinde iç kanama olduğu tespit edildi. Küçük çocuğun tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
İşte Tunay Yıldırım Tarafından Yapılan Açıklama
“21.06.2026 Pazar günü, 3 yaşındaki kızım Eliz Hira Yıldırım, evden çıkarak abisinin peşinden karşı sokakta bulunan bahçemize gittiği sırada bir aracın altında kalmış, yaşanan kazanın ardından annesi tarafından kazayı yapan kişiyle birlikte Dilovası Devlet Hastanesi’ne götürülmüştür. Kızım saat 18.20’de hastaneye giriş yapmıştır. Hastanede kızımın boynuna boyunluk takılmış, tomografi ve röntgen çekilmiştir. Ancak aracın üzerinden geçtiği söylenen 3 yaşındaki bir çocuğun, yalnızca bu işlemlerle değerlendirilmesi değil; aynı zamanda olası iç kanama riski açısından da çok daha dikkatli ve kapsamlı şekilde takip edilmesi gerekirdi. Görevli Pratisyen Doktor tarafından kızımı sabit tutmak amacıyla boyunluk takılmış, ardından tomografi ve röntgen çekilmiştir. Kızım ağrı içindeydi, nefes almakta zorlanıyordu. Bu süreçte kendisine ağrı kesici serum verilmiştir.
Dilovası Devlet Hastanesi’ndeki İhmaller Zinciri ve Eksik Müdahaleler
Nefes almakta zorlandığı için cihaza bağlanmış, ancak cihazın arızalı olduğu ifade edilmiştir. Buna rağmen tüm uyarılarımıza ve yaşanan ağır travmaya rağmen kızımdan kan alınmamış, kan tahlili yapılmamış ve iç kanama ihtimali açısından gerekli tetkikler eksik bırakılmıştır. Yeterli gözlem süresi sağlanmadan ve ileri tetkik için sevk edilmeden taburcu edilmek istenmiştir. Ben hastaneye ulaştığımda doktorlara açıkça, “Çocuğun üzerinden araç geçti, iç kanama olabilir” dedim. Buna rağmen tarafıma, sonuçların temiz olduğu söylendi. Oysa 3 yaşındaki bir çocuğun üzerinden araç geçmişken, kan alınmadan, kan değerlerine bakılmadan ve hayati risk ihtimali dışlanmadan “bir şey yok” denilmesi kabul edilemez bir ihmaldir.
Kocaeli Şehir Hastanesi’nde Teşhis Edilen Hayati Tehlike
Çünkü kızımı kendi imkânlarımızla götürdüğümüz Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yapılan kan tahlilinde kan değerlerinin yüksek olduğu görülmüş, ardından yapılan ileri tetkiklerde kızımın karaciğerinde iç kanama olduğu tespit edilmiştir. Eğer Dilovası Devlet Hastanesi’nde zamanında kan alınmış olsaydı, bu değerler görülecek ve iç kanama şüphesi çok daha erken fark edilebilecekti. Buna rağmen birkaç saat sonra eve gönderilirken tarafımıza “Verilmiş sadakanız var, gidin bir sadaka verin” şeklinde bir ifade kullanılmıştır. Oysa böyle bir travma yaşayan 3 yaşındaki bir çocuğun, üzerinden araç geçmiş olmasına rağmen yalnızca röntgen ve tomografiyle değerlendirilip kan tahlili yapılmadan taburcu edilmesi kabul edilemez. İçimize sinmeyen bu süreç nedeniyle aynı gece kızımı Kocaeli Şehir Hastanesi’ne götürdük. Burada yapılan kan tahlili ve ilaçlı tomografi sonucunda kızımın karaciğerinde iç kanama olduğu kesin olarak tespit edildi. Kızım 3 gün yoğun bakımda, ardından 2 gün çocuk cerrahisi servisinde tedavi gördü. Kan değerleri kontrol altına alındı ve çok şükür taburcu oldu.
”Hesabını Kim Verecekti?”
Buradan açıkça soruyorum: Dilovası Devlet Hastanesi’nde çocuğumdan neden kan alınmadı? Görevli Pratisyen Doktor, ağır travma geçiren 3 yaşındaki bir childa iç kanama ihtimalini neden yeterince değerlendirmedi? Kan alınmış olsaydı, kan değerlerindeki yükseklik görülerek iç kanama şüphesi ortaya çıkmayacak mıydı? Tomografi ve röntgen çekilmesine rağmen, iç kanama ihtimali neden dışlanmış kabul edildi? Kan alınmadan, kan değerlerine bakılmadan ve iç kanama riski dışlanmadan 3 yaşındaki bir çocuk nasıl eve gönderildi? Eğer biz kendi imkânlarımızla başka hastaneye götürmeseydik ve kızım iç kanama nedeniyle hayatını kaybetseydi bunun hesabını kim verecekti?
Sahte Kayıt İddiası
Daha da ağır olan ise, ertesi gün hastaneye gidip durumu sorguladığımda, çocuğumdan gerçekte kan alınmadığı halde sistemde kan alınmış gibi işlem yapıldığını görmemizdir. Eğer bu kayıt doğru değilse, bu durum yalnızca bir ihmal değil; aynı zamanda kamu vicdanını yaralayan çok ciddi bir sorumluluk meselesidir. Bir çocuğun hayatı bu kadar ucuz olmamalıdır. Sağlık kurumlarının görevi, hastayı geçiştirmek değil; özellikle çocuk hastalarda hayati riskleri ciddiyetle değerlendirip gereken tüm müdahaleleri eksiksiz yapmaktır. Yaşadığımız bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağım. Sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli idari ve hukuki sürecin işletilmesini talep ediyorum.”
Kocaeli ve ilçelerindeki en güncel gelişmeleri kaçırmamak için bizi takip edin. En sıcak Kocaeli haber akışı, asayiş olayları ve yerel duyurular için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
