İşte detaylar…
Halkın sofrasına uzanan kirli ellere karşı Meclis’in artık sessiz kalmaması gerektiğini belirten Kanko, denetimlerin caydırıcılıktan uzak olduğunu ifade etti. Bakanlık listelerinde aynı isimlerin defalarca yer almasının bir skandal olduğunu dile getiren Kanko, mevcut sistemin halkı korumak yerine sahtekârlara açık kapı bıraktığını savundu.
ZEYTİNYAĞINDA TEKSTİL BOYASI SKANDALI
Gıda sahtekârlığının ulaştığı korkunç boyutu çarpıcı bir örnekle açıklayan Kanko, yaptırımların yetersizliğine şu sözlerle dikkat çekti:
“Zeytinyağında tekstil boyası kullanan bir zihniyetle karşı karşıyayız. İşin daha acı tarafı ise bu canice yöntemlerin karşılığının sadece komik para cezalarıyla sınırlı kalmasıdır. Bir firmanın üç kez yakalanmadan ceza davasıyla karşılaşmaması, adeta sahtekârlara yol göstermektir. Bu bir usulsüzlük değil, topluma resmen ihanettir.”
CAYDIRICI HAPİS CEZASI ÇAĞRISI
Prof. Dr. Mühip Kanko, sahte gıda üretenlerin sadece para cezasıyla kurtulmaması gerektiğini, bu fiillerin doğrudan insan hayatını hedef aldığını hatırlattı. Caydırıcı hapis cezalarının vakit kaybetmeden yasalaşması çağrısında bulunan Kanko, gıda simsarlarının “topluma ihanet” suçlamasıyla en ağır şekilde yargılanması gerektiğini belirterek kürsüden hükümete ve Meclis’e seslendi.
MECLİS SEYİRCİ KALMAMALIDIR
Konuşmasının sonunda gıda güvenliğinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Kanko, halk sağlığını hiçe sayarak haksız kazanç elde edenlere karşı tavizsiz bir hukuk düzeninin şart olduğunu söyledi. “Bu düzen değişmeli” diyen Kanko, yasama organının bu konuda acil adım atması gerektiğini ifade etti.

