Türkiye’nin toplam servetinin yaklaşık 74 trilyon liraya ulaştığını hatırlatan Kanko, bu kaynağın dağılımındaki çarpıklığı somut verilerle paylaştı. Ülkedeki servetin yaklaşık yüzde 41’ine denk gelen 30 trilyon liralık devasa payın nüfusun yalnızca yüzde 1’lik kesiminin elinde bulunduğunu vurgulayan Kanko, tablonun sosyal adalet ve ekonomik denge açısından alarm verdiğini kaydetti.
MİLYONLAR HAYAT PAHALILIĞIYLA BOĞUŞUYOR
Mevcut ekonomik tablonun sürdürülemez boyutlara ulaştığını dile getiren Kanko, “Bir tarafta ülkenin toplam servetinden aslan payını alan küçük bir azınlık var, diğer tarafta ise hayat pahalılığı ve geçim derdi altında ezilen milyonlarca insanımız bulunuyor. Nüfusun yüzde 1’i servetin neredeyse yarısına el koyarken, toplumun ezici çoğunluğu geriye kalan payla ayakta kalma mücadelesi veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

25 YILLIK POLİTİKALARIN AĞIR FATURASI
AK Parti iktidarının çeyrek asırlık ekonomi yönetimini eleştiren Kanko; yüksek enflasyon, kontrolsüz faiz politikaları, adaletsiz vergi sistemi ve üretimden kopuk yapının vatandaşın alım gücünü tamamen erittiğini belirtti. Kamu kaynaklarının belirli imtiyazlı zümrelere aktarıldığını savunan Kanko, Türkiye’nin öz kaynaklarının toplumun ortak refahı yerine dar bir kesimin zenginleşmesi için kullanıldığını aktardı.
“EKONOMİNİN AMACI BELİRLİ BİR ZÜMREYİ ZENGİN ETMEK DEĞİLDİR”
Ekonomik büyüme rakamlarının tek başına refah anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Kanko, büyümenin ancak adil bir paylaşımla anlam kazanacağını söyledi. Kanko, “Milyonlarca vatandaşımız en temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanırken, servetin bu denli dar bir alanda toplanması kabul edilemez. Bir ekonominin asli vazifesi belirli bir zümreyi daha da zenginleştirmek değil, 85 milyonun topyekûn refah seviyesini yükseltmektir” ifadelerini kullandı.

ÜRETİME VE ADİL VERGİYE DAYALI DÜZEN ÇAĞRISI
Türkiye’nin mevcut darboğazdan çıkış yolunun köklü reformlardan geçtiğini kaydeden Prof. Dr. Mühip Kanko, günübirlik politikalar yerine liyakat, hukukun üstünlüğü, yerli üretim ve adil bir vergi sistemine dayanan yapısal bir düzene ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Emeğin hak ettiği karşılığı bulduğu bir modelin inşa edilebileceğini belirten Kanko, “Türkiye’nin kaynakları bir avuç insanın değil, milletin tamamının hakkıdır” sözleriyle açıklamasını noktaladı.
