İşte kanko’dan çarpıcı açıklamalar…
Prof. Dr. Mühip Kanko, yaptığı açıklamada somut rakamlarla eğitim piyasasındaki dehşet verici tabloyu gözler önüne serdi. Türkiye’de eğitimin bir hak olmaktan çıkıp, fahiş bedellerle satılan lüks bir ayrıcalığa dönüştüğünü savunan Kanko, şu çarpıcı kıyaslamayı yaptı:
“Türkiye’de özel okul ücretleri bugün 20-25 bin avro seviyesini aşmış durumda. Avrupa’da ise aynı kalitede eğitim 6-7 bin avro civarındadır. Kendi vatandaşımıza, Avrupa’nın 3-4 katı bedelle eğitim dayatılmaktadır. Bu nasıl bir ekonomi yönetimidir? Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır? İktidarın yanlış politikaları yüzünden veliler çaresiz bırakılmış, çocuklar ise eşitsizliğin mağduru haline getirilmiştir.”
VELİLER TİCARİLEŞMENİN KURBANI, ÖĞRETMENLER İSE DÜŞÜK MAAŞIN MAĞDURU
Eğitimin hızla ticarileştiğinin altını çizen Kanko, mevcut tablonun sadece velileri değil, eğitim emekçilerini de vurduğunu ifade etti. Fahiş ücretler talep eden özel okulların, öğretmenlerini düşük maaşlarla çalıştırdığına dikkat çeken Kanko, bu durumu büyük bir “çelişki” ve “adaletsizlik” olarak nitelendirdi.
Kanko, “Eğitim ticaret değil, temel bir haktır! Devlet okullarını güçlendirmek yerine vatandaşı özel okullara mahkûm eden bu anlayışı reddediyoruz” dedi.
“BU ADALETSİZLİĞİ DERHAL SONLANDIRIN!”
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Prof. Dr. Kanko, eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran mevcut düzene asla kabul etmeyeceklerini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı ve MEB’in bu ağır adaletsizliğe seyirci kalmaması gerektiğini belirterek seslendi:
“Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bu düzeni kabul etmiyoruz! Vatandaşı bu fahiş karların kucağına atan politikalarınızdan vazgeçin. Bu adaletsizliği derhal sonlandırın!”
TÜRKİYE’DE EĞİTİM PAZARININ ANALİZİ
Kanko’nun sert tepki gösterdiği eğitim krizinin arka planında yatan temel sorunlar ve piyasadaki mevcut durum şu şekilde sıralanıyor:
-
Enflasyon ve Kur Atakları: Türkiye’de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki hızlı artış, okul işletme maliyetlerini (kira, enerji, kırtasiye, yemek) astronomik seviyelere çıkardı. Okullar bu maliyetleri doğrudan ücretlere yansıttı.
-
MEB Denetim Yetersizliği: Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okul ücret artışlarına getirdiği tavan oranları (Genellikle ÜFE+TÜFE ortalaması bazlı), ek hizmetler (yemek, kitap, kıyafet, servis) adı altında alınan fahiş ücretlerle deliniyor. Veliler, bu “gizli zamlar” karşısında korunmasız kalıyor.
-
Devlet Okullarının Zayıflaması: Devlet okullarındaki nitelik sorunu, kalabalık sınıflar ve fiziki imkansızlıklar, velileri orta halli olsalar bile çocuklarının geleceği için özel okullara yönelmeye zorluyor. Bu durum, piyasada talebi canlı tutarken fiyatları yukarı çekiyor.
-
Öğretmen Sömürüsü: Özel okullar, veliden avro bazında ücret alırken, öğretmenlerine genellikle asgari ücretin biraz üzerinde veya kamudaki meslektaşlarının çok altında maaşlar teklif ediyor. Bu durum, eğitim kalitesini uzun vadede tehdit ediyor.
-
Avrupa Örneği: Avrupa ülkelerinin çoğunda eğitim sistemi büyük oranda devlet tarafından sübvanse ediliyor veya tamamen ücretsiz. Özel okullar ise genellikle belirli bir niş alana hitap ediyor ve ücretleri Türkiye’deki gibi orta sınıfın ulaşamayacağı seviyelerde değil.

